CHP’li Kart’tan Oger Telekom için uyarı
CHP Milletvekili Kart, Oger Telekom'un, hukuk ihlalleri yapmaya, gayrimenkulleri satmaya devam ettiğini, Türk Telekom adına kayıtlı 11 gayrimenkulün satışa çıkarıldığını belirtti.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, ''AK Parti iktidarıyla; Türkiye'nin, her tür ve boy yolsuzluğun, devlet yetkisiyle yapıldığı bir ülke haline geldiğini, yolsuzluk ve hukuksuzluklara müdahale edilmediğini, yargı yollarının engellendiğini'' iddia etti.
Kağıthane Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nda bazı yolsuzluklar yapıldığını belirten Kart, ölümlerinden sonra iki kişiye, Kağıthane'de evi olan bir kişiye, Vakıf Müdürü’nün alışveriş yaptığı marketin çalışanına, sakat maaşı olan bir kişiye, SSK'lı çalışan, aynı zamanda kaymakam ve vakıf müdürünün özel işlerini yapan bir kişiye ödemeler yapıldığını söyledi.
Kart, ''sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları üzerinden küçük ve orta boy yolsuzlukların yaygın hale geldiğini'' öne sürdü.
Oger Telekom'un hukuk ihlalleri yapmaya, gayrimenkulleri satmaya devam ettiğini belirten Kart, Türk Telekom adına kayıtlı, 9 ildeki 11 adet gayrimenkulün 10 Ekim tarihli gazete ilanıyla satışa çıkarıldığını kaydetti.
Kart, satıcının Türk Telekom olduğunun özellikle gizlendiğini, karambolden iş yapılmak istendiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Nasıl olsa kendilerini himaye eden birileri var, kendilerinden bu kadar eminler. Türkiye Cumhuriyeti adına görev yaptığını ifade eden üst düzey bürokratlara sesleniyoruz, görevinizi devlet adamı gibi yapın.
Danıştayın, 'şerhsiz sözleşme yapılmalıdır' yolundaki kararına uyulmadığı, bu kararın uygulanması Türkiye Cumhuriyeti yetkili ve sorumlu organlarınca sağlanmadığı takdirde, doğması kaçınılmaz olan tablo; Oger Telekom pervasız bir şekilde ve Türkiye'nin tüm mekanizmalarıyla alay edercesine, Türk Telekom'un içini boşaltmaya devam edecektir.
Bunun devamında, Türkiye ile Lübnan arasında imzalanan uluslararası anlaşma hükümlerine dayanarak, 'bu işi uluslararası ticaret mahkemesinde hallederim' diyecektir. Cumhurbaşkanı, Başbakan, ilgili bakan, bürokrat ve savcılara sesleniyoruz, zaman daralıyor, satışların yapılacağı 26 Ekim tarihinden önce harekete geçecek misiniz?''
Kart, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nın, ağır silah ve mühimmata neden ihtiyaç duyduğunu, bunun koordinasyon göreviyle ilgisinin ne olduğunu ve müsteşarlıkta yabancı uzman istihdam edilip edilmediğini de sordu.
CHP'li Kart, ''İçişleri Bakanı'na Genel Kurul’da sorduğumuzda, 'ben de bilmiyorum' demişti. Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı'nın böyle bir söylemde bulunamayacağına inanıyoruz. Böyle bir söylemde bulunan İçişleri Bakanı olamaz, ancak taşeron bir bakan olabilir. Türkiye Cumhuriyeti'nde taşeron bakanlar görev yapamazlar'' görüşünü savundu.
- Etiketler :
- Haberler