The Tudors’ta ikinci raunt
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat

The Tudors’ta ikinci raunt

Geçen sezon birinci sezonuyla çok ses getiren, İngiltere Kralı VIII. Henry’nin çalkantılı hayatı ve olaylı aşklarını anlatan ‘The Tudors’ ikinci sezonuyla e2’de başladı.


 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 18:58 TSİ 09 Ekim 2008 Perşembe

İSTANBUL - Televizyon tarihinin en çarpıcı dönem dizilerinden biri olarak gösterilen ‘The Tudors’ merakla beklenen ikinci sezonuyla kaldığı yerden devam ediyor. ‘The Tudors’ yeni bölümleriyle her salı saat 22.15’de e2’de.
Haberin devamı

DAHA GÜÇLÜ VE ACIMASIZ
İkinci sezonda Henry, yine çapkın ama çok daha olgun, güçlü ve acımasız bir kral olarak çıkıyor seyircinin karşısına. Henry’nin tutkulu aşkı Anne Boleyn’in tarafında ise durum biraz daha karışık. İhtiraslı güzelin sonunu getirecek olaylar gerçekleşirken, diziye yeni kadın karakterler katılacak. Bunların en önemlisi ise İzlandalı oyuncu Anita Briem tarafından canlandırılan, İngiltere tarihinin bir başka etkili kadın figürü Jane Seymour olacak.

İkinci sezonda dizinin kadrosuna katılacak bir diğer oyuncunun da ‘Arabistanlı Lawrence’ ve ‘Son İmparator’ gibi filmlerle tanınan efsanevi oyuncu Peter O’Toole . Oyuncu, aralarında soğuk savaş yaşanacak olan Henry’nin güçlü düşmanı Papa III. Paul’ü canlandıracak.

2. Sezon 1. Bölüm: KRALİÇE SARAYDAN SÜRÜLÜYOR
Bugün akşam yayınlanacak ikinci sezon birinci bölümde, Kral VIII.Henry kendini İngiltere Kilisesi’nin başkanı ilan eder. Katolik Kilisesi ise hala Kral’ın evliliğinin fes edilmesi talebinden vazgeçmesi için savaşmaktadır. Bu arada Anne Boleyn Henry’den Katherine’le tüm ilişkisini kesmesini ister. Böylece soylu Kraliçe saraydan sürülür. Reformasyon çok yakındır.

HIRS, İKTİDAR TUTKUSU VE GÜÇ
‘The Tudors’ temelde hırslı, iktidar sarhoşu genç bir kralın profili. Gücü arttıkça kendine Tanrı’nın dünyaya ve Hıristiyanlığa bir armağanı gözüyle bakmaya başlıyor. Kadınlara düşkün, hemen hemen hepsinden kabul görüyor. Spor seviyor, iyi bir sporcu, teniste ve at üzerinde mızrakla dövüşmede usta. Ama zaten kral olduğu için herkes ona memnuniyetle yeniliyor.




Dizinin bir başka ilginç yönü de Kral’ın baş danışmanları arasındaki rekabet. İnsanları kullanmasını pek iyi bilen Cardinal Wolsey (Sam Neil) Papa olabilmek için çeşitli karanlık anlaşmalar yapan, iktidarı elde etmek için hiçbir şeyden kaçınmayacak yüksek rütbeli bir din adamı. Bunları elde etmek için o anda Henry’ye hizmet etmesi gerekiyor. Diğer baş danışman ise hümanist, idealist, iyi bir adam olan Sir Thomas More (Jeremy Northam). Savaşın hayvanlara özgü bir eylem olduğunu, pek çok paranın boş yere sarfedilmesine yol açtığını söylüyor ve ‘insanların refahını gözetme’nin Henry açısından hayırlı olacağını iddia ediyor.

VIII. HENRY’NİN BAHTSIZ KADINLARI
Talihsiz eşi, Aragonlu Katherine
VIII. Kral Henry’nin ilk ve en uzun süre evli kaldığı eşi Katherine’in peşini talihsizlikler serisi bırakmamış. Katherine, aslında önce Henry’nin ağabeyi Prens Arthur’la evlenmiş. Ancak birkaç ay sonra kocasını bir hastalık nedeniyle kaybetmiş. Katherine’in Arthur’la ilişkiye girmediğini açıklaması üzerine Papa II. Julius özel izin çıkararak geleceğin kralı VIII. Henry ile onu nişanlamış. Henry tahta geçince de evlenmişler. Henry, Katherine’le evli olmaktan memnuniyet duysa da asla ona sadık kalmamış. Zaman içinde Katherine’in hamilelikleri başarısızlıkla sonuçlanıp tahta varis adayı doğuramayınca Henry’nin memnuniyeti endişeye dönüşmüş. Bir süre sonra Katherine’in fiziksel olarak çocuk doğurmaya imkanı kalmayınca Henry evliliklerinin lanetlendiğini düşünmeye başlamış. Bu konuda kutsal kitaplara başvurduğunda aldığı cevapsa yeni bir mezhepin başlangıcı olmuş. Bunun üzerine Katherine’in, Arthur’la ilişkiye girmemesi hakkında yalan söylediğine kanaat getireh Henry, Papa VII. Clement’ten evliliklerini feshetmesini istemiş. Papa onu oyalayınca yine de Anne ile evlendi. Sonra da gücünü kullanarak Parlemento’yu kendisini kilisenin başına geçirmeye zorladı. Böylece boşandılar ve Henry tek çocukları olan Prenses Mary ile Katherine’i görüştürmemekle kalmadı onu çürümeye yüz tutmuş Kimbolton Kalesi’ne yerleştirdi. Hayatının sonuna kadar kendini Henry’nin tek yasal eşi ve İngiltere’nin esas Kraliçesi olarak gören Katherine, ölümünden önce Henry’yi bağışladığını açıkladı.




En meşhur olanı, Anne Boleyn
Uğruna mezhep yaratılan kadın Anne Boleyn, Henry’nin eşleri arasında en meşhur olanı. Henry’nin, Anne ile evliliği ve ardından gelen idamı İngiliz dinsel devriminin başlangıcında da rol oynadı. Hayatı sayısız romana ve filme konu olan Anne, diğer eşler arasında en kültürlü ve eğitimli olandı. Hatta bazı siyasi konularda önemli etkileri olmuş ve Vatikan’ın onu Kraliçe ilan etmemesi üzerine Henry’nin kafasına mezhep kurmayı sokan da o olmuştu. Kraliçe olduktan sonra Anne’in dini reformcu olarak ünü bütün Avrupa’ya yayılmış. Bazı topluluklar kraliyette fazla söz sahibi olduğunu inanıyor ve siyasi düşüncelerini doğru bulmuyordu. Henry de bu durumdan sıkılmaya başlamıştı. Üstelik çok defa hamile kalmasına karşın Anne de krala sadece bir kız evlat verebilmişti: Geleceğin Kraliçesi I. Elizabeth. Ayrıca kralın kendisine ihanet etmesini de hoş karşılamıyordu. Sonunda Henry bu evliliğinin de lanetlendiğini belirterek metresi Jane Seymour’u sarayda kalması için çağırdı. Kısa bir süre sonra Anne tam dört ayrı adamla birlikte olduğu iddiası ve büyücülük, vatana ihanet gibi birçok nedenle yargılanıp suçlu bulundu. Halk, kraliçelerinin idamını protesto etse de nafile, Anne kafası kesilerek idam edildi.

Genç ve Çekici, Katherine Howard
Henry, Clevesli Anne’den ayrılmanın yollarını ararken genç ve çekici Katherine ile tanıştı. Katharine gençliğiyle yaşı 50’lerine yaklaşan Henry’nin hayatına renk kattı. Henry onu lükse boğdu. Ancak bütün zenginliğine ve gücüne rağmen Katherine, Henry’ye karşı romantik duygular besleyemiyordu. Saray görevlisi Thomas Culpepper’la ilişkisi ve Henry Mannox’u kişisel asistanı ataması onun sonu oldu. Vatan hainliği ve ihanetten idam edildi.




En sevdiği eşi, Jane Seymour
Jane, Henry’nin diğer iki eşine de asistanlık yapmış, bu sırada Henry’nin dikkatini çekmişti. Hatta Henry’nin onunla evlenme arzusunun Anne’e karşı yapılan haksız suçlamalara neden olduğu düşünülüyor. İdamdan 10 gün sonra da evlendiler. Jane’in resmi ve katı bir kişiliği vardı. Henry bu sefer eşinin kraliyet işlerine burnunu sokmasına izin vermemişti. Jane kısa süre sonra hamile kaldı ve sonunda bir oğlan çocuğu doğurdu. Ancak prensin kutsanma törenine katıldıktan sonra çok hasta olduğu anlaşıldı ve kısa süre zarfında doğum sonrası komplikasyonlar nedeniyle öldü. Ölümünden sonra Henry siyah giydi ve iki yıl boyunca kimseyle evlenmedi. Henry onu hep en sevdiği eşi olarak hatırladı.

En çok aşağılananı, Clevesli Anne
Clevesli Anne, Henry’nin eşleri arasında en çok aşağılananıydı. Henry tekrar evlenmeye karar verdiğinde ressam Hans Holbein’den eş adaylarını resmetmesini istemişti. Anne’i portresinden beğenen Kral, Cleves Dükü ile evlilik anlaşması imzaladı. Henry kadınlarda eğitime ve kültüre çok önem vermesine rağmen bu meziyetlerin hiçbirine sahip olmayan Anne’in iyi huylu, erdemli ve söz dinler olması onu iyi bir aday yapıyordu. Yeni eşini görmek için sabırsızlanan Henry sonunda haber vermeden Anne’i ziyaret etti. Anne kralın huzuruna çıkmak için hazırlanma fırsatı bulamadığından tepkisinin ne olduğu bilinmiyor, ama o sırada aralarında ne geçtiğiyse Henry, Anne’den hiç haz etmedi. Ancak artık evliliği iptal etmek için çok geçti. Almanlarla ilişkiler çıkmaza girebilirdi. Böylece Henry, Clevesli Anne’le istemeyerek de olsa evlendi. Bir süre sonra da boşanma için Anne’in rızası istendi. Henry karısının çok çirkin olduğunu ve onunla aynı yatağı paylaşmaya bile katlanamadığını söylüyordu. Cömert bir anlaşmayla Anne yüksek miktarda mülk sahibi olurken İngiltere Prensesi ilan edildi ve hayatının sonuna kadar İngiltere’de kaldı.

En çok sevilen kraliçe, Katherine Parr
Katherine İngiltere tarihinde en çok evlenen Kraliçe’ydi. İlk iki kocası öldükten sonra Henry ile evlendi. Kraliyet konseyinde yakınlarının olması nedeniyle Katherine saltanatta kontrol sahibiydi ve Henry savaşa gittiğinde onun yerine vekillik yapmıştı. Güçlü karakteri üvey kızı olan İngiltere’nin ilk Kraliçesi I. Elizabeth’e örnek oldu. Henry’nin ölümünden sonra eski sevgilisi Thomas Seymour’la evlendi. Katherine, Henry’nin gazabına uğramayan tek eşiydi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları