Sosyal forum vesilesiyle sosyal bir yorum
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
ABD'nin Seçimi
Ortadoğu
Irak
Kıbrıs
AB
ABD
Genel
Balkanlar
O.Asya-Kafkaslar
G.Asya-Pasifik
Güney Amerika
Afrika
Dünya basını
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » Genel

Sosyal forum vesilesiyle sosyal bir yorum

İsveç’in Malmö şehrinde gerçekleşen 5. Avrupa Sosyal Forumu’nu günlük yazıları ile NTVMSNBC için izleyen Tan Morgül, forumun son günü ile ilgili gözlemlerini yazdı.

 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 11:04 TSİ 24 Eylül 2008 Çarşamba

MALMÖ - Bir Avrupa Sosyal Forumu’nu daha nihayete erdirdik. Pazar akşamından beri, İsveç’in ve Avrupa’nın birçok yerinden Malmö’ye gelmiş eylemcileri yolcu ediyoruz. Tabii ki gözlerimizle. Yoksa, iş değil; her birinin ardından bir tas su dökmek... Lakin, aralarında arkadaşlarımız da var, onlarla daha ciddi vedalaşıyoruz. Malum, neredeyse bir haftadır, memlekette olmadığımız kadar sıkı temasta bulunduk. Velhasıl, kaldık iki kişi, şimdiki rotamız Stockholm. Daha orada da yapacak işlerimiz var. Bu yazıyı da, bizi Malmö’den Stockholm’e götüren trenden yazıyoruz. Yol boyunca bir kez daha ikna oluyoruz; İsveç gerçekten yemyeşil ve sulu bir diyar.
Haberin devamı

Onlarca örgütün bir araya geldiği, yüzlerce seminerde, havadan uçuşan binlerce fikrin kapladığı Malmö, gün itibariyle eski sakin ve sessiz haline geri döndü. Hal böyle olunca da bu tip bir matematik hesabına muhtemelen yıllardır tanık olmamış kente eylemcilerin verdiği ‘nitelikli rahatsızlık’ da sona ermiş oldu. Aslında, sadece Malmö’nün değil, tüm dünya kentleri ve sokaklarının tez zamanda nitelikli rahatsızlık haline gark olması lazım, aksi takdirde ‘bize atalarımızdan miras kalmayan çocuklarımızdan ödünç aldığımız’ dünya iyice lâzımlığa dönecek. O halde Avrupa Sosyal Forumu rehberliğinde subjektif bir muhasebeye girişelim.

MEVZU BAHİS GEZEGENSE GERİSİ TEFERRUATTIR
Önceden de belirttik, forum hakkında ne söylersek söyleyelim, eksik kalacaktır. Çünkü toplantılarda ve aktivitelerde o kadar çok konuda kelam ediliyor ki, yetişebildiklerimizden çıkardığımız sonuçlarla idare etmek durumunda kalıyoruz. Ki bunlar bile, aklı ve vicdanı ortalama bir insanı rahatsız etmeye yeter. Meselenin vehametini anlatmak için bazı yaşamsal başlıklardan gitmek yerinde olacak.

Öncelikle, doğal ve çevresel yıkım: Malum sloganı başka türlü okuyalım ve şöyle diyelim: ‘Mevzu bahis gezegense gerisi teferruattır’. Enerji politikaları ve iklim değişikliği konularının konuşulduğu toplantılara kulak kabartıyoruz. Zaten, bu tip konularla sadece forum sathı mahalinde ilgilenmediğimiz için yeterince malumat sahibiyiz. Ama yine de her geçen gün, ‘felakete ne kadar yaklaştığımızı’ belirten haberler almaya devam ediyoruz. Bir de bu bilgileri servis edenlerin, bizim gibi sürekli ‘felaket tellalı’ muamelesi gören eylemcilerden gayrı bilim insanları olması, hadisenin vehametini bir kez daha imliyor.

Öyle zamanlardayız ki, artık mesele reformist müdahalelerle geçiştirilecek gibi değil; radikal müdahale için de, ‘ikna edilmesi’ gerekenlerin listesi oldukça sevimsiz. Başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerdeki üretim ve tüketim biçimlerini yeniden organize etmek ve gelişmekte olan ülkeleri de daha da gelişmeden aynı rotaya sokma şansı oldukça düşük gibi. Ne kadar yaraya merhem olacağı her daim tartışma konusu olmuş Kyoto sözleşmesine imza atmakta bile bu kadar direnenleri artık nereye havale etsek az... Konjoktürel bir bedduayla keselim muhabbeti: Fosil atıklara giresiciler!

MİDENİZİ KONTROL EDEN, DÜNYAYI KONTROL EDER
Şimdi, yaşamsal ihtiyaçlar: Önceki forum yazılarından birinde latife yapmıştık; ‘kamusal olan herşey buharlaşıyor’ diye... Halbuki, başlık altında sıraladıklarımız, hiç de şaka yapılacak konular değildi. Zaten, neo-liberal politikaların ve uygulayıcılarının da pek komik insanlar olduğu söylenemez. Hatta o kadar ki, su içerken bile dokunmaya başladılar. Artık, daha da başka bir şey söylemeyelim. Arif olan anlar! Bahsettiğimiz konular: Barınma, gıda, su, sağlık, eğitim, vs, vs. Ki ‘vs’ başlığı altına daha bir sürü şey sığdırılabilir. Sonuçta, yaşamak sadece ‘zaruri ihtiyaçların’ temini ile ilgili bir şey değil. Ama en temel yaşamsal ihtiyaçlar konusunda bile bu kadar insafsız olanların, diğer alt başlıklarda farklı hareket edecekleri beklenemez. Tohumu tekelleştiren, doğanın meyvesini ve sebzesini bile sahiplenip, bunları ‘gen manyağı’ yapan bir piyasa aklından bahsediyoruz. Toplantıların birinde, bir bilim insanının söylediği ‘midenizi kontrol eden dünyayı kontrol eder’ lafındaki gibi sistemin kalbine giden yol da bizim gibi fanilerin midesinden geçiyor. Geçmek de zorunda, çünkü yaşamak için beslenmek zorundayız.

ACİLEN BİR ŞEYLER YAPMALI AMA NASIL
Ama bununla da kalmıyor; her geçen gün iyiden iyiye özelleşen eğitim, sağlık hizmetlerinin yanında, barınma, iletişim (dolayısıyla bilgiye erişim) ve ulaşım gibi hizmetler de tamamen piyasa aklının kontrolüne ve denetimine devrediliyor. Ez cümle, ‘yaşama hakkımız’, önceliği hizmet vermek değil ‘kâr etmek’ olan bir sistemin insafına bırakılıyor. Ve aksi bir önerme, ivedilikle ‘devletçilik’ yaftasıyla ötekileştirilip, asıl tartışma sürekli manipüle ediliyor. Halbuki ‘devlet’ denilen mekanizma da kerameti kendinden menkul bir yapı değil ki; sizden, bizden oluşuyor... Neyse, konu uzun, girip de çıkamamak var. Ama ‘kamusal akla’ dönüşün yolları konusunda Sosyal Forum toplantı salonlarında iyi egzersizler yapıldığını da söylemeden geçmeyelim.

Biz tüm bunları tartışırken, bu arada dünyanın birçok yerindeki çatışmalarda, savaşlarda, afetlerde de birçok insan hayatını kaybediyor. Yani, bazen ‘kuzey’in asli sorunları, ‘güney’de tali olabiliyor. Öyle veya böyle, ‘tarih bitti’ diyenlerin diktiği elbisedeki yırtıklar git gide büyüyor; ve gezegen, muhtemelen var olduğundan bu yana kendine en çok efelenen canlı türü ile birlikte git gide dibe batıyor.

Nasıl yapmalı? İşte sosyal forumların ve dahi dünyanın birçok noktasındaki ‘sosyal’ hadiselerin var oluş nedeni; acilen, hep beraber bir şeyler yapmalı, ama nasıl!

Birinci gün: Türkçe (de) konuşan forum


İkinci gün: Kamusal olan herşey buharlaşıyor!


Üçüncü gün: Belki şehre bir ‘forum’ gelir

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

zeynel çetinyılmaz  - İzmir
23 Eylül 2008, Salı 15:00  
insanın kendisine ettiği eziyeti,ne karesel,ne küresel kirlenme yapamaz.kötü niyetli insanların kurduğu vahşi sistem yenilenmedikçe kısacası değişmedikçe,söylenen her söz abd ve onun köy korucularının işine yarayacaktır.toplumbilimciler ve diğer bilim insanları gazetelerde tv"lerde doğru şeyler söylemedikçe,benim gibi sıradan insanların çığlıkları boşuna.özelleştirmeleri savunanlar kına yaksınlar.yaksınlar da,kapitalizmin can çekiştiğini göremeyenlerin gözü çıksın.kahrolsun mccarthy"ciler...

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları