Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özok, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili Masumiyet ilkesi çiğnendi, en aşağlık yöntemlerle insanların onurlarıyla oynandı dedi. Özok, AK Partiye açılan kapatma davasında gerekçeli kararın açıklanmasını istedi.
ANKARA - Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Özdemir Özok, Yargıtayda düzenlenen yeni adli yıl açılış töreninde konuştu. AK Partinin kapatılması istemiyle açılan dava sonrasında yaşananların Türk yargı sistemi tarihinde ders alınması gereken önemli bir süreç olduğunu ifade eden Özok, bu süreçte yurt içi ve dışından yapılan haksız, dayanaksız ve hukuk dışı saldırılar nedeniyle yargı adına büyük olumsuzluklar yaşandığını savundu.
Özok, Anayasa Mahkemesinin AK Partinin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu yönünde hüküm verdiğini ve bu hükmün partiye yönelik kesin bir uyarı olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
AKP siyasi varlığını sürdürebilmek için bu karardaki gerekçeleri dikkate almak ve bundan böyle, karara esas olan eylem ve söylemlerden ve bunların benzerlerinden özenle kaçınmak durumundadır. İktidar partisinin kurucu üyesi olan ve Cumhurbaşkanlığı kurumunu temsil eden Sayın Cumhurbaşkanının eylem ve söylemleri karar gerekçesinde yer alırsa, Cumhurbaşkanılığı kurumu yeni tartışmaların odağı haline gelebilecektir. Cumhuriyet Başsavcılığı ve kamuoyu bu iki kurumu ve kurumları temsil eden kişileri demokrasi, özgürlükler ve hukuk devleti ile bunların omurgasını oluşturan ve Cumhuriyetimizin üzerinde yükseldiği temel ilkelerden olan laiklik ilkesi yönünden duyarlılıkla izleyecek ve gerekli uyarıları yapacaktır. Bu karardan sonra özellikle Sayın Cumhurbaşkanının işlem ve tasarrufları daha da önem taşımaktadır.
Özok, Türkiyenin ve dünyanın geldiği süreçte çağdaş, katılımcı ve çoğulcu demokrasinin ulaştığı bu evrede, hala ülkemizde parti kapatma davaları açılıyor olması, eksik defolu demokrasimizin bir sonucu olması yanında son derece üzüntü verici bir durumdur dedi.
Yargının yaşadığı sorunların Ergenekon davası görülmeye başlandıktan sonra tekrarlanacağını düşündüğünü belirten Özok, Birlik olarak kapatma davasında olduğu gibi bu davada da objektif bir duruş sergileyeceklerini ancak sergiledikleri tavrın da bazı kesimler tarafından eleştirileceğini bildiklerini söyledi.
YARGI REFORMU KÖKLÜ OLMALI Yargının tespit edilen ve yıllardır giderilemeyen sorunlarının kurumsal bir yargı reformu ile çözümlenebileceğini anlatan Özok, şöyle konuştu:
Yargı reformu ne önceki dönem Adalet Bakanı Cemil Çiçekin görev süremiz içinde yaptığımız düzenlemeler ve yasal değişikliklerle yargı reformunu gerçekleştirdik sözlerinde ifadesini bulduğu gibi basit ve kolay bir iştir, ne de Adalet Bakanımız Sayın Mehmet Ali Şahinin sadece Adalet Bakanlığı bürokratlarının görüş ve düşünceleri ile hazırlanarak alelacele AB komiserlerine sunulan Yargı Reformu Strateji Planıyla oluşabilecek bir süreçtir. Yargı Reformu, ülkenin hukuk alanındaki tüm dinamik güçlerinin seferber edileceği, hukukun üstünlüğü, hukuk devleti ve bunların olmazsa olmaz koşulu olan yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun bir biçimde yaşama geçirildiği köklü bir değişiklikle mümkün olabilir.
AK PARTİ PASTASI KESEN REKTÖR TBB Başkanı Özok, üniversite rektörleriyle ilgili Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün seçiminin yeni tartışmalara neden olduğunu belirterek, Sayın Cumhurbaşkanının rektörleri atama yetkisi konusunda hiçbir tereddüt taşımamaktayız. Ancak önceki cumhurbaşkanları da yetki kullanımında objektif değillerdi gerekçesiyle yerel ve genel seçimlerde AKP listelerinden aday olanlarla, hızını alamayarak artık AKP ile özdeşleşmiş, Her şey Türkiye için, durmak yok, yola devam yazılı kutlama pastası kesecek kadar gözü kara sayın hocaların seçilmesini doğrusu özerk ve özgür üniversitelerin geleceği bakımından hiç şık ve etik bulmuyoruz diye konuştu.
Cumhurbaşkanlarını tartışma odağı haline getiren bu sistemin değiştirilmesini ve yerine saydam, demokratik ve bilimin gerektirdiği özgürlük anlayışına uygun bir yöntemin getirilmesini isteyen Özok, 1982 Anayasasının mutlaka tümden değiştirilmesi ve eksiksiz demokrasiyi bütün ögeleriyle gerçekleştirecek yeni bir anayasanın toplumsal uzlaşıyla yapılması gerektiğini vurguladı.