Türkiye, 2005i Afrika yılı ilan ederken, kıtada halen toplam 12 olan büyükelçilik sayısını 2009 sonuna kadar 27ye çıkarmayı planlıyor. Böylece Kuzey Afrikada Cezayir, Tunus, Mısır gibi ülkelerle iyi ticari ilişkileri olan Türkiye, ihmal ettiği sahra altı Afrikaya da kaydırmayı umuyor.
Afrikanın toplamda 2005ten bu yana yüzde 5 büyüme gerçekleştirdiğini ve kıtanın artık sadece açlık ve çatışmalar ile anılmadığına vurgu yapan bir Dışişleri yetkilisi, Çin ve Japonyanın da geçtiğimiz dönemde Afrika ile işbirliği zirveleri yaptığını hatırlattı.

Tüzmen: Afrika geleceğin parlayan yıldızı

13 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HACMİ
Yetkililerin verdiği bilgilere göre, Türkiyenin Afrikaya açılım stratejisi meyvelerini vermeye başladı ve kıtayla toplam ticaret hacmi 2005teki 9 milyar dolarlardan, 2007de 13 milyar dolara yükseldi. Bu dönemde Kuzey Afrika ülkeleri ile ticaret 6 milyar dolardan sadece yüzde 16 artarak 7 milyar dolarak çıkarken, sahra altı Afrika ülkeleri ile ticaret 3 milyar dolardan yüzde 100 artışla 6 milyar dolara ulaştı.
Ayrıca kıtaya yönelik yatırımlar da arttı. Halen kıtada 335 Türk inşaat firması faaliyet gösterirken, 2007de üslenilen müteahhitlik projelerinin toplamı da 6 milyar dolara yaklaştı. Türk Hava Yolları da 2005ten bu yana Afrika uçuş noktalarını artırdı. Lagos, Hartum, Adis Ababa doğrudan uçuşları, Cezayir, Tunus, Kahire uçuşlarına eklendi.
HIZLA BÜYÜYEN EKONOMİLERLE YARIŞ
Reutersa konuşan bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Son yıllarda kıta enerji kaynakları ve maden zenginlikleri nedeniyle başta Çin, Hindistan ve Japonyanın ilgi odağı oldu. Bunu da göz önünde bulundurursak Türkiyenin kıtaya son dönemde artan ilgisi hem tarihin bir gerekliliği hem de kıtanın potansiyelinin iyi değerlendirilmesi açısından bir görev diye konuştu.

TOBBdan Afrika ile oda kuralım önerisi

Türkiye bu yıl başında Afrika Birliği tarafından stratejik ortak olarak belirlendi. Birlik sadece Çin, Japonya, Hindistan, Güney Kore, Latin Amerika, Avrupa Birliği ve Türkiye ile böyle bir ilişkiye sahip. Yetkili, ABD, İran, Rusya gibi ülkeler henüz bunu sağlayamadı; bu önemli diye ekledi.
YENİ İŞBİRLİĞİ ALANLARI, BMGK ADAYLIĞI
Zirvenin bir sonuç bildirisinin açıklanmasıyla taçlandırılması isteniyor. Yetkililer, bildiride barış ve güvenlik, tarım ve sulama, KOBİler, sağlık, eğitim, altyapı ve medya alanında işbirliğinin geliştirilmesi mesajlarının yer alabileceğini belirtiyorlar.
Zirveyle elde edilmek istenen bir başka kazanım ise, Türkiyenin yaklaşık 50 yıl aradan sonra BM Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliği koltuğuna oturması için Afrika ülkelerinin desteğini almak.
Daimi beş ve geçici 10 üyeden oluşan BMGK için Türkiye 2009-2010 dönemi için adaylık başvurusunu 2003te açıklamıştı. Türkiye 7 Ekimde yapılacak olan seçim sonucu üye olursa, halen 192 üyesi bulunan organizasyonda çok önemli bir yer edinmiş olacak.
Türkiyenin seçilmek için 128 oy alması gerekiyor. BMnin üyelerinin dörtte birini ise Afrika ülkeleri oluşturuyor. Üst düzey bir Türk yetkili, Bu zirve Türkiyenin dış politikasını çeşitlendirme prensibi çerçevesinde yapılıyor; ancak, tabii ki BMGK adaylığımız içinde bunlar çok faydalı dedi.