Ahmedinejadla karşılaştığınızda klasik bir cumhurbaşkanından farklı olduğunu sezdiriyor. Artık Tahran belediye başkanlığı döneminde söylediği gibi Tahran sokaklarını süpürmüyor, ama her an eline süpürgeyi alıp yapabileceği hissi yaratıyor.
İSTANBUL - Hali, vakti, duruşu, gülüşü, kıyafeti ve konuşması ile alışıldık cumhurbaşkanlarından çok, sokakta binlercesine rastlayabileceğiniz kendi halinde bir vatandaşı andırıyor. Zaten onu iktidara getiren, daha katı ve muhafazakâr görüşlerinin yanı sıra bu basitliği, herkes gibi olması, herkes gibi yaşamaya çalışması. Bu basitlik Mahmud Ahmedinejadın cümlelerinde de dikkat çekiyor. Kısa ve anlaşılır bir dil kullanıyor ancak bu basit dilin arkasında sert bir söylem var. Nitekim İran Cumhurbaşkanının bu sert ve kural tanımaz söylemi kitleler üzerinde inanılmaz etki yaratıyor; sadece İranda değil bütün Ortadoğuda. Kimi söylemleri sürekli tekrarlıyor, politikasını anti siyonisizm ve İsrail karşıtlığı üzerine kuruyor.
51 yaşındaki İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejadla karşılaştığınızda klasik bir cumhurbaşkanından farklı olduğunu sezdiriyor. Tahran belediye başkanlığında pişen bu politikacı, şimdi mastırını yapıyor. Belediye başkanlığı döneminde söylediği gibi Tahran sokaklarını süpürmüyor, ama her an eline süpürgeyi alıp yapabileceği hissi yaratıyor. Şimdiki işi daha çok İsrail ve ABDye kafa tutmak, yüzyıllardır süren Acem politikasını devam ettirmek, hemen her konuda son ana kadar karar vermeyerek manevra alanını genişletmek.
GELİŞİNİ KİMSE FARK ETMİYOR BİLE Tahrandaki Şah döneminden kalma Cumhurbaşkanlığı Sarayının bahçesindeki mülakatımız öncesinde hummalı bir hazırlık sürerken, ağaçların arasından geldiğini kimse fark etmiyor bile. Yani olağanüstü protokol, emir-komuta zinciri, kısıtlamalar söz konusu değil.
Kıyafeti ise her gün nasılsa öyle: Siyah bir mokasen, gri pantolon, gömlek ve bir mont. Mütevazı bir konfeksiyon dükkanından giyinmiş hissi uyandırıyor. Zaten hep benzer şekilde giyiniyor. İstanbuldaki ziyaretinde ise üzerinde daha şık bir takım elbise var.
EN USTA OLDUĞU KONU: İSRAİL El sıkışma faslından sonra yerine oturduğunda gülümsemeye başlıyor. Ve mülakat boyunca konu ne olursa olsun gülümseme yüzünden eksik olmuyor. Ancak, gülümseyerek dile getirdikleri dünyanın birçok yerinde tepki çekiyor. Anti-siyonizmden söz ederken de, adalet, barış derken de İsrailin haritadan niye silinmesi gerektiğini anlatırken de aynı hatlar hakim yüzüne. Poker face dedikleri türden. Gülümseyen bir poker face... Diğer taraftan geçmişi itibariyle aşırı muhafazakâr, aşırı sağ kategorisinde, eski devrim muhafızı, rejimin daha da katılaşmasından, kendi özüne dönmesinden yana.
45 dakika süren söyleşide istediği soruya detaylı cevap verecek kadar ustalaşmış durumda, istemediklerini ise yanıtlamıyor. En usta olduğu konu, bölgenin en popüler teması İsrail ya da Siyonizm karşıtlığı: Çünkü Ortadoğuda en muteber, en popüler konunun bu olduğunu biliyor. Bu popülist söylem onu Şii-Sünni bölge kamuoyunda önemli bir hale getirmiş durumda. Mülakatımızda da söz dönüp dolaşıp hep bu temaya geliyor.
GÖRÜŞME SONRASI HERKESLE FOTOĞRAF ÇEKTİRDİ Görüşme sona erip teşekkür faslından sonra sıra geleneksel fotoğraf çekimine geliyor. Herkesi tek tek yanına alıyor. Çok yoğunum, ciddi işlerim var havasında değil. Şakalaşıyor, grup halinde fotoğraf çektiriliyor. Onun rahatlığı çevredeki herkese yansıyor ve teknik ekip, tercümanlar çevrede kim varsa fotoğraf için sıraya geçiyor. Ardından yine geldiği gibi sessizce ağaçların arasında kayboluyor. Öyle siyah gözlük, rambovari vücut ve kıyafetle çok önemli işler yapıyormuş havasındaki koruma ordusu yok etrafında. Oysa sarf ettiği sözler nedeniyle bazı ülkelerin hedefindeki adam.
Şahın eski sarayında mı kalıyor pek bilinmiyor. Ancak Tahranın mütevazı mahallerinin birinde bulunan evine de uğradığı söyleniyor; eski yaşamını da bir şekilde devam ettirmeye çalışıyor.
İSTANBULDAKİ TRAFİK EZİYETİNİ BİLSE YÜRÜRDÜ Ahmedinejadla karşılaştığınızda klasik bir cumhurbaşkanından farklı olduğunu sezdiriyor. Artık Tahran belediye başkanlığı döneminde söylediği gibi Tahran sokaklarını süpürmüyor, ama her an eline süpürgeyi alıp yapabileceği hissi yaratıyor. Tabii ki bu mütevazi görünümün arkasında ben sizdenim mesajı eksik değil. Hediye edilen albümde Ahmedinejad futbol oynuyor, spor yapıyor, okulda ders veriyor, cemaate namaz kıldırıyor. Sokaklarda resimleri yok denecek kadar az.
Bildik cumhurbaşkanlarından farklı olan Ahmedinejad, sıradan bir İranlı gibi yaşamayı savunuyor. Eğer İstanbulda kendisini koruma adına yaratılan trafik eziyetinin farkında olsaydı sanırım yürümeyi tercih ederdi.
Sizleri İran"a alalım o zaman efendiler.
Mutluluklar dilerim orada sizlere. 4
karısı, bir tanesi de 9 yaşında olan bu
ahlaklı adamı örnek alırsınız kendinize.
KADİR BOZTAŞ - İstanbul
16 Ağustos 2008, Cumartesi 11:27
ne de güzel denmiş;"bir lokma bir
hırka"
evet Ahmedinejat oyle de;
bizimkiler ise postu serdikleri
yerde "ye kürküm ye..."
İlksen Coşar - Kocaeli
16 Ağustos 2008, Cumartesi 08:37
Yahu tamam adam mutevazi, halk
adamı,,emperyalist Amerika ve onun
korumasındaki işgalci İsrail"le savaş
halinde,hepsi tamam da,elin adamını
ResulAllah"a benzetmenin mantığı ne?
Hasbelkader bir İslam Cumhuriyeti"nin
başında diye,Peygamber-i Zişan mı ilan
etmek lazım?Ülke yönetmek sokak
kabadayılığına benzemez,hassas
dengeleri ve geleceği gözetmek
zorundasınız,belki de bu adam ülkesinin
sonunu getirecek bir savaşa yol
açacak.Sabrı olan bir 10 yıl
beklesin,sonra konuşalım.Bakalım
İran"dan da bir Atatürk çıkacak mı?Her
ülkenin "darısı başına" denecek devlet
adamı varsa,Mustafa Kemal Atatürk"tür.