“İran’a karşı olası bir operasyon zor görünüyor”
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
ABD'nin Seçimi
Ortadoğu
Irak
Kıbrıs
AB
ABD
Genel
Balkanlar
O.Asya-Kafkaslar
G.Asya-Pasifik
Güney Amerika
Afrika
Dünya basını
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » Ortadoğu

“İran’a karşı olası bir operasyon zor görünüyor”

İran’ın nükleer programdan vazgeçmemesi ile ilgili olarak uzmanlar, İran’a karşı olası bir operasyonun zor göründüğünü, Türkiye’nin bu konuda taraf olmaması gerektiğini, 1 Mart tezkeresi benzeri bir olayla karşılaşabileceğimizi söylüyor...

 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 20:09 TSİ 07 Ağustos 2008 Perşembe

ANKARA - İran’ın nükleer programıyla ilgili süreçte somut adım atmaması, buna karşılık ABD’nin bu ülkeye yönelik ‘cezalandırıcı’ önlem alınması gerektiği şeklindeki açıklamaları, İran’ın nükleer dosyasını yeniden dünya gündeminin ilk sıralarına yerleştirdi.
Haberin devamı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy, İran’ın nükleer programıyla ilgili gelinen sürecin, İran’ın geleneksel devlet
politikasının devam ettiğinin ve İran’ın dış politikadaki ustalığının göstergesi olduğunu belirtti. Şensoy, İran’ın bu süreçte hem nükleer programından vazgeçmediğini, hem de görüşmelere açık olduğunu beyan ederek zaman kazandığını söyledi.

ABD seçimlerinin yaklaşıyor olmasının süreci hızlandırdığına işaret eden Şensoy, ABD yönetiminin seçimlerden önce netice almak istediğini, İran’ın ise seçimler sonrası havanın yumuşayabileceği düşüncesiyle süreci geciktirdiğini ifade etti.

Süreçte en önemli konunun güven bunalımı olduğunu belirten Şensoy, karşılıklı tehditlere işaret etti. Şensoy, İran’ın süreci zamana yayarak başarıya ulaşmayı hedeflediğini kaydetti.

Sürecin zorlu olacağını ifade eden Şensoy, ancak İran’ın elinde güçlü kozlar bulunduğunu, bunlardan birinin Hürmüz Boğazı olduğunu söyledi. Şensoy, İran’ın dünya ekonomisinin durgunluğa gittiği, petrol fiyatlarınınsa yükseldiği bir dönemde Hürmüz Boğazı’nı kapamasının bölgedeki enerji sevkiyatını aksatabileceğini ve tahmin edilemeyen sonuçlara yol açabileceğini belirtti.

İran’a askeri bir operasyon olasılığının zor göründüğünü söyleyen Şensoy, dünya ekonomisinin durumu, bölgesel dengeler ve İran’ın geleneksel gücü dikkate alındığında böyle bir operasyonun zor bir seçenek olacağını ifade etti.

İsrail’in İran’ın nükleer programı nedeniyle kendini daha fazla tehdit altında hissettiğini söyleyen Şensoy, İsrail’in bu çerçevede operasyon için baskı yapacağını, ancak daralan zaman içinde ne kadar başarılı olabileceğinin şüpheli olduğunu belirtti.

Türkiye’nin ise bölgesinde savaş çıkmasını istemediğini ifade eden Şensoy, “Olası bir operasyondan olumsuz yönde en fazla etkilenecek ülkenin Türkiye olacağını” kaydetti. Şensoy, Türkiye’nin, bölgesel güvenlik dengelerini ve Türkiye’nin dış güvenliğini olumsuz etkileyebileceği düşüncesiyle İran’ın nükleer silahlara sahip olmasını istemediğini belirtti.

“Türkiye’nin süreçte mümkün olan yapıcı bir tutum izlediğini” söyleyen Şensoy, ancak son seçenek olarak askeri bir operasyon durumu söz konusu olduğunda Türkiye’nin uluslararası toplumun BM merkezli politikalarına uyum sağlayacağını sözlerine ekledi.

TÜRKİYE KESİNLİKLE TARAF OLMAMALI
Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi (TÜRKSAM) Başkanı Sinan Oğan da, İran’ın, bugüne kadar süreci istediği gibi yönettiğini ve olası bir askeri müdahaleyi pek mümkün görmediğini söyledi. Oğan, ancak ABD seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte İran’ın, ABD ve İsrail’in askeri bir operasyon düzenlemesi ihtimalinin yüzde 50’nin üzerinde olduğunun farkına vardığını belirterek, “İran ilk kez olası bir saldırıyı ensesinde hissediyor” dedi.

Bugün gelinen noktada İran’ın süreci mümkün olduğunca geciktirmeye çalıştığını kaydeden Oğan, olası saldırının gelecek günlerde İran’ın ciddi gündem maddelerinden biri olacağını, bu çerçevede Türkiye’nin pozisyonunun da son derece güç olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin Irak sürecinde taraf olmadığını anımsatan Oğan, ancak söz konusu İran olunca bir yandan ABD ve İsrail’in, diğer yandan da İran’ın baskısının olabileceğini kaydederek, “Ancak Türkiye kesinlikle taraf olmamalıdır” diye konuştu.

Türkiye’nin, bölge dengeleri açısından elini zayıflatacağı düşüncesiyle İran’ın nükleer silaha sahip olmasını istemediğini, ancak askeri bir müdahaleye de sıcak bakmayacağını kaydeden Oğan, böyle bir olasılığın Türkiye’yi doğrudan etkileyebilecek olayları tetikleyebileceğini belirtti.

“1 Mart tezkeresi benzeri bir olayla yüzleşebiliriz” diyen Oğan, buna hazırlıklı olunması gerektiğini, İran üzerinde en etkili olacak ülkelerden birinin Türkiye olacağını söyledi. Oğan, İran’da yaşayan Türk nüfusunu hatırlatarak, iç dengeler açısından bu sayının önemine işaret etti.

İran’a olası bir müdahalenin Irak’ta olduğu gibi işgal olarak düşünülmediğini ifade eden Oğan, “ABD’nin bir ülkeye girip işgal etmenin neye mal olduğunu Irak’ta öğrendiğini” söyledi.

Oğan, ABD’nin askeri kapasitesi ve İran’ın vurma gücü göz önünde alındığında, operasyonun havadan yapılacağı ihtimalinin arttığını ifade etti.

İran’ın füze tehditlerinin işe yaramayacağını, ABD ve İsrail’in İran’ın füze kapasitesini önleyebilecek durumda olduğunu belirten Oğan, İran’ın zaten uluslararası camiayı karşısında birleştirecek şekilde füze kullanımını göze alamayacağını kaydetti.

İran’a olası bir operasyonun muhtemelen İsrail öncülüğünde yapılacağını ifade eden Oğan, ABD seçimlerine kadar bu olasılığın gerçekleşme ihtimalinin her geçen gün arttığını belirtti.

Olası bir hava operasyonuna Türkiye’nin dahil olmayacağını belirten Oğan, ancak zor durumda kalması durumunda Türkiye’nin hava koridoru sağlayabileceğini söyledi.

İRAN TÜRKİYE’Yİ KARŞISINA ALMAYI GÖZE ALAMAZ
Oğan, BM’nin İran’a karşı yeni yaptırımlar getirmesi durumunda Türkiye’nin bundan çok fazla kaçma şansının olamayacağını da ifade etti.

Ancak Türkiye-İran ilişkilerinin etkilenmeyeceğini belirten Oğan, “İran herkesi karşısına almayı göze alabilir, ama Türkiye’yi karşısına almayı göze alamaz” dedi. Oğan, bunun nedeni olarak ise Türkiye’nin İran’ın iç dinamikleri üzerinde oynayabileceği rolü gösterdi. İran’ın bölgede en iyi dış politika uygulayan ülkelerin başında
geldiğini belirten Ogan, Türkiye’nin Iran’ın füze menzili içinde bulunmasına rağmen İran’ın hiçbir zaman böyle bir girişimde bulunmayacağını söyledi.

Oğan, İran’ın Türkiye ile diplomatik ilişkilerinde son dönemde yoğunluk yaşamasının ise İran’ın olası operasyon korkusundan kaynaklandığını ifade etti.

İran’ın Türkiye’yi diplomatik anlamda sürecin içine çekip, Türkiye kozu ile zaman kazanma hesabı yaptığını belirten Oğan, İran’ın bütün kozların kullanıp ABD seçimlerine kadar olası bir saldırıyı atlatmayı düşündüğünü kaydetti. Oğan, ABD seçimlerinin ardından zaten saldırı ihtimalinin de zayıflayacağına işaret etti.

İran’ın her türlü adımı atabilecek esnekliğe sahip dış politikası olduğunu söyleyen Oğan, ancak İran’ın nükleer programıyla ilgili sorunun bir çözümünün olmadığını, İran’ın bu işi kafasına koyduğunu ve müdahale edilmezse İran’ın bunu gerçekleştireceğini ifade etti.

Ancak bunun İsrail tarafından kabulünün mümkün olamayacağını söyleyen Oğan, İsrail’in her ne pahasına olursa olsun nükleer silaha sahip bir İran’a izin vermeyeceğini söyledi. Bunun için İsrail’in uygun zaman ve zemin aradığını belirten Oğan, ABD seçimlerine kadar olan sürenin bu uygun zemini sunduğunu ifade etti.

Sürecin son derece kritik olduğunu belirten Oğan, İran’ın bu bağlamda Türkiye dahil birçok imkanı kullandığını, ancak sürecin Türkiye üzerinden daha geniş bir zaman dilimine yayılmaya çalışılması durumunda, bunun Türkiye’nin ABD ve İsrail ile olan ilişkilerinde sıkıntılar yaratabileceği uyarısında bulundu.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

israel han  - İstanbul
09 Ağustos 2008, Cumartesi 20:37  
kesinlikle iranın nükleer tseislerinin vurulması gerekiyor. ve buda sanılanın aksine amerika ile alakası yok. Obama veya Mccain de gelse, israeli sevmeyi ögrenecek. sanırım en geç bir ay içinde Iran vurulacak. bu irani en az 10 yıl geriye götürür. bu da bizim için yeterli bir süredir.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları