Talibanın özellikle geçen yılın ortalarından başlayarak, bu yıl saldırılarını artırdığı gözlenirken, eski Dışişleri Bakanı ve NATOnun Afganistandaki eski Kıdemli Sivil Temsilcisi Hikmet Çetin, yine de bu durumun hiçbir zaman Talibanın geri dönüşü anlamına gelmeyeceği görüşünde.
Çetin, Talibanın geri dönmesi demenin, dünyanın NATO ve BM başta olmak üzere teröre karşı yenilgisi ve bir ülkeyi teröre teslim etmek demek olacağına dikkati çekerek, Bu aslında sadece Afganistanın sorunu değil, bana göre dünyanın, BMnin, NATOnun sorunudur. O nedenle ben Talibanın gelip tekrar hakim olabileceği görüşüne katılmıyorum diye konuştu.
SALDIRILARDAKİ ARTIŞIN NEDENLERİ
Çetin, saldırıların artmasının nedenleri arasında, Afganların Kabil dışında etkili ve temiz bir yönetim oluşturamaması, uluslararası yardımların yeterli olmaması ve etkili kullanılamaması, NATO ve uluslararası kuruluşların askeri güç ve malzemeyi gerektiği zamanda gerektiği şekilde karşılayamaması ve Afganistan-Pakistan sınırının yeterli düzeyde kontrol edilememesini saydı.
Talibanın, yönetimden uzaklaştırıldıktan 1-2 yıl sonra kendini yeniden örgütlediğini, finansman kaynaklarını sağladığını, taktik değiştirdiğini ve giderek de gücünü bu şekilde göstermeye başladığını söyleyen Çetin, Talibanın, genellikle vurkaç şeklinde intihar saldırıları ve yol kenarına yerleştirilen uzaktan kumandalı bombalarla eylemler düzenlediğini anlattı.
Afganların yeterli sayıda ve yetenekli yönetici ve güvenlik gücü gönderememeleri nedeniyle Talibanın zaman zaman küçük yerleşim birimlerinde de geçici olarak hakimiyeti ele geçirebildiğine dikkati çeken Çetin, Afganların, uluslararası kuruluşların yardımıyla daha etkili ve rüşvetten arındırılmış bir yönetimi oluşturması ihtiyacını dile getirdi.
ASKERİ GÜÇ VE ULUSLARARASI YARDIMLAR ARTIRILMALI
Çetin, NATO, BM ve uluslararası kuruluşların da gerek askeri gerek ekonomik açıdan kendi stratejilerini gözden geçirerek, Afganistanın gerek duyduğu askeri gücün mutlaka sağlanması ve uluslararası yardımların artırılması gerektiğini belirtti.
Talibanla mücadelenin başarılı olabilmesi için 2500 kilometrelik Pakistan-Afganistan sınırının kontrol edilmesinin de kritik önem taşıdığına değinen Çetin, Pakistanın, özellikle seçimlerden sonra buradaki Taliban unsurlarına hakim olmada yeterli çaba göstermediği yönünde bir izlenimin bulunduğuna işaret etti.
Pakistan ile çok yakın işbirliği yapılmadan bu konuda başarılı olabilmenin mümkün olmadığını belirten Çetin, Pakistanın kuzeyindeki sınır bölgelerinde sayıları 10 binleri bulan medreselerde cihat eğitimlerinin verildiğini, bunların yeteri kadar kontrol edilememesi yüzünden kolaylıkla sınırın geçilip saldırılar düzenlenebildiğini anlattı.
IRAKTAKİ DİRENİŞÇİLER AFGANİSTANA KAYIYOR
Dünyada tüm dikkatlerin Iraka çevrilmesi ve Afganistanın ikinci plana itilmesinin de olumsuz etki yaptığını kaydeden Çetin, Irakta düzenlenen terörist eylemlerin bir süre sonra Afganistanda tekrarlandığına, Iraktaki direnişçilerin, sınırlarının kontrol edilememesi yüzünden eylemlerini hayata geçirebilmede daha kolay bir ortama sahip Afganistana kaymaya başladığına dikkati çekti.
Tüm bunlara rağmen, Talibanın bütün ülkede kontrolü yeniden ele alabilecek düzeyde güçlenebileceği yorumlarına katılmadığını ifade eden Çetin, Afgan ordusu ve polisinin giderek güçlendiğini ve ekonomik yardımların artırılmasına yönelik önemli taahhütlerin yapıldığını söyledi.
Talibanın daha önce, yönetim boşluğundan ve Afganistanın dünya tarafından terk edilmesinden yararlanarak iktidara geldiğine dikkati çeken Çetin, ancak bugün, Afganistanın etnik yapısının da bir Peştun hareketi olan Talibanı kabul etmesinin mümkün olmadığını bildirdi.
Afganistandaki çok sayıda uluslararası kuruluş arasında üst düzey koordinasyon sağlanmasının önemine de değinen Çetin, hem bunu hem de bu kurumlarla Afgan yönetimi arasında eşgüdümü sağlayacak ve komşularla ilişkileri daha iyi koordine edecek, BM Genel Sekreterine bağlı üst düzey bir özel temsilciye ihtiyaç olduğunu belirtti.
TÜRKİYE NELER YAPABİLİR?
Türkiyenin çatışma bölgelerine asker göndermese de NATO üyesi olarak başka alanlarda daha etkili hareket edebileceğini kaydeden Çetin, örneğin Türkiyenin, çok sevildiği bir ülke olan Afganistanda asker ve polisin eğitimine daha fazla katkı yapabileceğini, il imar takımlarının sayısını artırabileceğini ya da Afganlara yönelik eğitim burslarının sayısını çoğaltabileceğini söyledi.
Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) uzmanlarından Gökçen Oğan ise Taliban geri dönüyor şeklindeki yorumları abartılı bulmadığını ifade ederek, Afganistan gibi bir coğrafyada Talibanın geri dönme ihtimalinin, eğer net ve kesin adımlar atılmazsa her zaman olduğunu savundu.
Saldırıların artış nedenlerine ilişkin olaraksa Oğan, iklim şartlarının uygun olması, asker takviyesi konusunda NATOnun kendi yetersizliklerini aşamaması, operasyonların tek elden yürütülmemesi, Talibanın kendine güveninin artması, NATO operasyonuna Afgan halkının desteğinin kaybedilmek üzere olması, Hamid Karzai yönetiminin bütün Afganistanı kucaklayabilmede yetersiz kalması ve Pakistanın Afgan sınırını kontrol etmede ciddi adımlar atamaması gibi unsurlara değindi.
Uluslararası kamuoyunun Afganistana ilgisinin yeniden kazandırılması gerektiğini vurgulayan Oğan, askeri operasyonların yanında ekonomik ve sosyal politikaların da oluşturulması gereğine işaret ederek, ekonomik sorunlar devam ettiği müddetçe NATOnun Afgan halkının desteğini kazanmasının mümkün olmadığını söyledi.
TALİBAN KONTROLÜ ELE ALAMAZ AMA...
Talibanın bütün ülkede kontrolü ele almasına müsaade edileceğini sanmadığını ifade eden Oğan, buna karşın, NATO üyelerinin asker kayıplarının artabileceğini ve bu kayıplar hükümetlerin halklarına anlatamayacağı bir seviyeye ulaşırsa Afganistandan asker çekmelerin başlayabileceğini belirtti.
Sivil kayıpların da artabileceğini kaydeden Oğan, ayrıca, istikrarsız bir Afganistanın bölgeyi de istikrarsız hale getireceğine dikkati çekerek, kronik bir istikrarsızlık sorununun ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Afganistan ve Pakistanın bölgedeki sorunların çözümünde birlikte hareket etmelerinin çok önemli olduğunu vurgulayan Oğan, Türkiyenin, daha önce iki ülkenin cumhurbaşkanını Ankarada buluşturarak bir süreç başlattığını hatırlatarak, şimdi böyle bir sürece yeniden ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
TÜRKİYENİN MUHARİP ASKER GÖNDERMESİ AKILCI DEĞİL
Türkiyenin Afganistana muharip güç göndermesi yönündeki taleplere ilişkin olarak da Oğan, NATOnun Türkiyenin terörle mücadeledeki tecrübesinden yararlanmak istediğini, ancak Türkiyenin Afganistanda daha çok sosyal alanlarda hizmet vermeyi tercih edeceği kanısında olduğunu kaydetti.
Türkiyenin askeri alanın haricinde diğer alanlarda yapabileceği çok şeyin olduğunu düşündüğünü ifade eden Oğan, Türkiyenin Afgan halkına olan yakınlığından ötürü, yaptıklarının, diğer ülkelerinkine oranla halkın gözünde çok daha kıymetli olduğunu söyledi.
Oğan, Türkiyenin Afgan halkını karşısına alacak adımlar atmak istemediğini söyleyerek, diğer NATO müttefiki ülkeler ek asker göndermede adım atmazken, Türkiyenin herkesten önce böyle bir adımda bulunmasını çok akılcı bulmadığını sözlerine ekledi.
ŞİDDETİN BİLANÇOSU
Associated Press haber ajansının Afgan ve Batılı yetkililerden derlediği verilere göre, bu yıl Afganistandaki çatışma ve şiddet olaylarında çoğu militan 2 bin 700den fazla kişi öldü.
11 Eylül saldırılarının sorumlusu olarak görülen El Kaide liderlerini teslim etmeyi reddetmesi üzerine ABDnin düzenlediği operasyonla 2001 yılında devrilen Taliban, o tarihten bu yana iktidarı tekrar ele geçirebilmek için mücadele ediyor.
Son dönemlerde saldırılarını bir hayli artırdığı gözlenen Taliban güçleri, önceki ay Taliban hareketinin çıkış yeri Kandaharda bir cezaevini basarak 400 militanı serbest bırakmış, 3 gün sonra da Argandab bölgesindeki 8 köyün denetimini ele geçirmişti. NATO komutasındaki Uluslararası Güvenlik ve Destek Gücü (ISAF) ve Afgan askerleri, bu olayın ardından bölgeye operasyon başlatmıştı.
Ülkenin doğusundaki bir Amerikan üssüne de geçen ay açılan ateşte 9 Amerikan askeri ölürken, bu saldırı, Afganistanda 2005ten bu yana Amerikan askerlerini hedef alan en kanlı saldırı olarak değerlendiriliyor.
ABD Savunma Bakanlığının hazırladığı, önceki ay açıklanan bir raporda da
Taliban grubunun yeniden toparlandığı belirtiliyor.
Afganistanda halen 71 binden fazla yabancı asker görev yapıyor. 50 bin civarında askerin görev yaptığı ISAFtan ayrı olarak, büyük çoğunluğu ABDli olmak üzere bünyesinde 20 bin askeri barındıran ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri de daha çok militanlara yönelik operasyonlar düzenliyor.