Bu yıl boğulma olaylarının deniz ve göllerde artış gösterdiğini belirten Toker, şöyle devam etti:
Suda bir-iki çırpınan çok iyi yüzme bildiğini sanıyor. Oysa ki suda özellikle de akıntının bulunduğu sularda çok temkinli olmak gerekir. Akıntı sizi sürükleyebilir, bacağınıza kramp girebilir, ayağınızı bastığınız yer derin olabilir. Bu gibi durumlarda soğukkanlı olmalısınız. Zaten sudaki en büyük tehlike paniğe kapılarak soğukkanlılığını kaybetmektir. Bu boğulma riskini artırır.
Saim Toker, özellikle Yamula gibi 80-90 metre derinliği bulunan, dibi çamurla kaplı barajlara girilmemesi gerektiğini vurgulayarak, dalgıçların bile bu tür derinliklere dalmakta zorlandıklarını anlattı.
HER DALGIÇ DERİNLERE DALAMAZ
Derinlere inildikçe su sıcaklığının önemli derecede düştüğünü ifade eden Toker, şunları anlattı:
Özellikle barajlardaki boğulma olaylarında kurtarma çalışması yapabilecek dalgıç yok. Çünkü, 45-50 metreden sonraki derinliklere dalmak iyi bir eğitim ve techizat gerektirir. Çünkü, su 20 metreden sonra kristalleşmeye başlıyor, fenerler çalışmıyor. Bu derinlikteki sulara ancak deniz altındaki petrol boru hatlarında çalışan dalgıçlar dalabilir. Onlar da nokta dalışı yapabilirler, arama yapamazlar. Çünkü o derinliklerde, ancak 10-20 saniye kalabilirler. Bu süre de arama-kurtarma yapmak için yeterli değildir.
Kayseri Sivil Savunma Müdürü Toker, deniz ve barajlardaki tekne turlarında da mutlaka can yeleği giyilmesi gerektiğini bildirdi.
Bunların denetimlerinin çok iyi yapılmadığını savunan Toker, şunları kaydetti:
Teknelerde yasak savma adına can yeleği bulunuyor, ama yolculara verilmiyor. Bazen de yolcular, giysilerinin kirleneceği endişesiyle ya da terlettiği gerekçesiyle can yeleğini giymiyor. Oysa ki özellikle tekne turlarında can yeleği mutlaka giyilmeli. Çünkü vapurun batması 1 saat sürer. Bu sürede can yeleği giyme şansınız var, ama tekne kısa sürede batar. Can yeleği giymeye vakit bulamazsınız.
CAN YELEĞİ TEHLİKESİ
Saim Toker, can yeleğinin nasıl giyileceğini bilmenin de önemine işaret ederek, yanlış giyilen can yeleğinin de boğulmaya neden olabileceğini söyledi.
Tekne turlarında yolculara uçaklarda olduğu gibi can yeleğinin nasıl giyileceğinin anlatılması gerektiğini dile getiren Toker, şöyle dedi:
Bir tekne kazasında can yelekleri boğulanların ayaklarından çıktı. Çünkü, yeleği giyen suya atlamış. Can yeleği suya girince ayaklarına kadar inerek ters dönmelerine neden olmuş. Kafaları suyun içinde ayakları dışında kalmış. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için can yeleğinin doğru giyilmesini bilmek de önemli.
Toker, eski kamyon iç lastikleri ile de deniz ve barajlarda suya açılanların da büyük bir risk altında olduklarını anlattı.
Yamula Barajında iki iç lastiği birleştirerek sal yapan vatandaşların bunların üzerinde balık tutmaya çalıştığını ifade eden Toker, ters akıntıda bunların alabora olabileceklerini ya da kayalara çarparak yırtılabileceklerini kaydetti.
Toker, kum alınan ırmakların diplerinin de oyulduğunu belirterek, derinliğin yer yer 20-30 metreye ulaştığı bu sularda yüzmenin de tehlikeli olduğunu söyledi.