Fırat, şu açıklamayı yaptı:
İşte Sayın Baykalı bugün dinlediniz. Açık söylüyorum, Sayın Baykalın telaşını anlamak mümkün değildir. Kendisine sormak istiyorum, emniyet teşkilatı, mahkemelerin ve savcıların yasal emirlerini uygulamak mecburiyetinde değil mi? Yoksa size göre kanunlar bazı hallerde ve bazı kişiler için geçerli değil midir? Bazı kişiler gözaltına alınır, bazıları alınamaz mı? Bazıları yargılanır, bazıları yargılanamaz mı? Hani siz hukukun üstünlüğüne inanıyordunuz? Hani sizin yargıya, mahkemelere saygınız vardı. Neden kendinizi mahkeme yerine koyarak devletin savcılarının terör örgütü kurmak, yasa dışı yollara başvurmak,
çeteleşmek gibi ciddi ve ağır suçlamalar yönelttiği zanlıları aklama, masum gösterme telaşına girdiniz.
BAYKAL AVUKATLIK YAPIYOR
Bir hukuk düzeninde kimin suçlu, kimin masum olduğuna siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri değil ancak mahkemeler karar verebilir. Gözaltına alınanlar için adil bir yargılama talep edebilirsiniz, bunu anlarız. Buna biz de içtenlikle katılırız. Ancak Sayın Baykal size hatırlatmak isterim ki zanlılar kendilerini savunabilecek imkan ve kabiliyete sahiptirler. Gördüğümüz kadarıyla avukatları da var. Peki siz neden onların avukatlığını yapmak zorunda hissediyorsunuz kendinizi. İşte bunu anlayamıyoruz. Bizim AK Parti olarak tavrımız açık. Suçu mahkeme kararıyla sabit olmadıkça herkes masumdur. Herkesin adil yargılanma hakkı vardır. Devam eden soruşturmada iddianamenin bir an evvel mahkemeye sunulmasını, adaletin en kısa sürede tecelli etmesini, gerçeklerin hukuk önünde ortaya çıkmasını istiyor ve bekliyoruz. Ama siz sırf herkes gibi iddianamenin bir an önce tamamlanmasını bekliyoruz dediği için Sayın Genel Başkanımız ve Başbakanımızı aklı hayale gelmeyecek bir söylemle suçluyorsunuz.
BURADAN SİZE İŞ ÇIKMAZ
Sizi anlıyoruz. Suyu bulandırmak, devam eden bir yargı sürecine siyasetin gölgesini düşürmek, hakim ve savcıları baskı altına almak istiyorsunuz. Fakat bir türlü hükümetten ve partimizden amacınıza uygun ve kullanabileceğiniz malzemeler gelmiyor. Provokasyon yapmak için fırsat kolluyorsunuz ama malzeme kıtlığı çekiyorsunuz. Neden sıkıntıya düştüğünüzü anlıyoruz. Onun için söylenenleri eğip bükerek, eklemeler çıkarmalar yaparak, kullanışlı hale getirmeye çalışıyorsunuz ama nafile. Sayın Baykal, boşuna beklemeyin, buradan size iş çıkmaz, size tek sözümüz şudur: Hadi başka kapıya.
Kendinizi mahkemelerin konusu olan bu sürecin tarafı ve muhatabı haline getirebilirsiniz ancak AK Parti olarak bizi istediğiniz gibi konumlandırmak şu ya da bu taraf haline getirmek sizin haddinizi de hakkınızı da aşar. Hukuktan ve demokrasiden yanayız. Yargılanmanın sonucu ne olursa olsun sonuna kadar da bu
pozisyonumuzu koruyacağız.
YASALAR MUHALEFETİ DE BAĞLAR
Sayın Baykal, açıkça siyasi ahlakın dışına çıkarak mugalata yapıyor. Sanki gözaltı işlemleri savcıların, mahkemelerin kararlarıyla değil de siyasi bir kararla yapılmış gibi gösterilmek istiyor. Sanki zanlılar antidemokratik amaçlarla suç işledikleri, yasa dışı yollara tevessül ettikleri, illegal yapılanmaya, çeteleşmeye gittikleri iddiasıyla değil de hükümete muhalefet ettikleri için gözaltına alınmışlar gibi gösterilmek istiyor.
Anayasa ve yasalar muhalefeti de bağlar. Hukuk düzeninin dışına çıkan varsa, neye, kime muhalefet ettiğine bakmaksızın hukuk gereğini yapar. Sayın Baykal bundan rahatsız oluyor, iddiaların üzerine gidilsin, araştırılsın, soruşturulsun istemiyor. Hem de bunu hakimleri, savcıları zan altında bırakmaktan, çekinmeden büyük bir pervasızlıkla yapıyor. Hangi amaçla, anlayışla olursa olsun, anayasal demokratik düzene karşı suç işlemeyi mubah göstermekten herkes
ama en evvelden sivil toplum örgütleri ve siyasetçiler kaçınmalıdır. Türkiyeye böyle bir kötülüğü yapmaya da kimsenin hakkı yoktur.
Süreç içinde eksik ve yanlış bulunanlar varsa, bunlar elbette eleştiri konusu yapılabilir. Ama eleştiri hakkı, yargıya intikal etmiş vahim bazı suçları örtbas etmeye, araştırılmasını, soruşturulmasını önlemeye, yargı sürecini engellemeye, kamu görevlilerini korkutmaya, sindirmeye yönelik olamaz. Eleştiriler, iddiaların üzerine ciddiyetle gidilmesini, hiçbir şeyin eksik, hiçbir unsurun karanlıkta bırakılmamasını, üstünün örtülmemesini, adaletin tam ve eksiksiz olarak tecelli etmesini sağlamaya yönelik olmak durumundadır.