NTV Siyaset Danışmanı Ruşen Çakıra göre, Başbakan, Genelkurmay Başkanı olması beklenen Org. Başbuğla görüşmesinde emekli orgeneraller Tolon ve Eruygurun gözaltına alınacağını söylemiş olmalı.
Gözaltına alınan emekli Orgeneral Hurşit Tolon, sağlık kontrolünden geçirildi.
İSTANBUL - NTV Siyaset Danışmanı Ruşen Çakır, Ergenekon operasyonu kapsamında son gözaltıları NTV canlı yayınında değerlendirdi. Oğuz Hakseverin sorularını yanıtlayan Çakıra göre, Ankarada çok kritik bir dönem yaşanıyor. Orgeneral rütbesinden emekli olan iki askerin gözaltına alınmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Çakır, Yüksek Askeri Şura toplantısında Genelkurmay Başkanı olması beklenen Org. İlker Başbuğ ile Başbakanın görüşmesinde bu konunun konuşulmuş olması gerektiğini söylüyor. Görüşmeye ilişkin Başbakanlıktan yapılan açıklamada Gündemdeki konuların görüşüldüğü bildirilmişti.
Star, Yeni Şafak ve Taraf gibi Ergenekon yayınlarıyla öne çıkmış gazetelere göre, Ergenekon davasının iddianamesinin bu hafta verilmesi bekleniyordu. Ama bugünkü operasyondan sonra iddianamenin yine bir müddet bekleyeceğini kesinlikle öngörebiliriz. Çünkü burada elde edilen bilgiler, bu kişilerin sorgulanması falan kaç ay daha herhalde sürecek. Bugünkü operasyonda emekli orgenerallerin gözaltına alınmasını baştan beri kuruyorlardı bana göre ve bunun siyasi zeminini oluşturamadılar anlaşılan. Ve nihayet bu da gerçekleşti, artık davanın son noktasına gelindiği varsayılabilir.
BALBAYIN GÖZALTINA ALINMASI ZORLAMA Ama bir taraftan da şunu söyleyebiliriz; o kadar ara geçtikten sonra bugün bir operasyon yapıldığına göre yeni operasyonlarda yeni tutuklamalar da olabilir. Çünkü bir dipsiz kuyuya benzemeye başladı. Ben açıkçası bugün gözaltına alınanların içerisinde Mustafa Balbayın gözaltına alınmasını çok yadırgadım, bir çok kişi de yadırgadı. Mustafa Balbay, Can Dündara her şeyi açıkça yaptığını, gizli saklı bir şeyi olmadığını söylemiş. Mustafa Balbayın gazeteci olarak soruşturmada adı geçen kişilerle görüşüyor olması çok doğaldır. Ama onun Ergenekon gibi bir kapsamın içerisinde girmesi bana birazcık zorlama gibi geldi.
Emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un hastaneye gelişinde geniş güvenlik önlemleri alındı.
ERUYGUR VE TOLON BEKLENİYORDU Ama onun dışındaki diğer isimlerin zaten adları başından beri bir şekilde soruşturma kapsamında geçiyordu. Ergenekonla birlikte anılıyordu ve hatta açık söylemek gerekirse alınmayacaklar mı, ne zaman alınacak gibi bir beklenti vardı. Özellikle Eruygur ve Hurşit Tolon konusunda.
BAŞKA EMEKLİ ASKERLER DE BEKLENİYOR Başka emekli askerlerin de adı hep zikredildi ve bunların akıbeti de merakla bekleniyor bugün. Ankarada gözaltına alınıp adı açıklanmayan üç kişinin de emekli üst düzey askerler olup olmadığı konusunda da bir takım spekülasyonlar var.
BAŞBAKAN, BAŞBUĞLA KONUŞMUŞ OLMALI Başbakan belli ki çok yakından ilgileniyor ve bilgisi dahilinde gelişiyor olaylar. Ve ben şahsen Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğla yaptığı görüşmede bu operasyonun konuşulma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyorum. Çünkü ordu üst kademesinin bir şekilde bilgisi ve hatta onayı olmadan böyle iddialı bir operasyonu gerçekleştirmek çok zor olurdu, siyasi açıdan. Hem Askeri Şura arifesi, hem kapatma davası, çok karışık, ince bir çizgi üzerinden gidiyor tüm Türkiye.
ERGENEKONUN SİYASİ SINIRI Bu operasyon bu kritik durumu daha da derinleştirdi. Başbakanın dediği gibi bir an önce iddianamenin hazırlanıp tamamlanması görünüyor. Ama yine de tatilde olanlar olabilir, şöyle olabilir, böyle olabilir İstanbul ve Ankara dışında da operasyonlar olabilir. Çok karışık ve Cemil Çiçekin sözlerine girecek olursak tabii hukuk ve siyaset iç içe. Dengir Mir Mehmet Fıratın Yargıya müdahil olmamak lazım sözüne ise kahkalarla gülmek lazım. Yani bugün Türkiyede herkes yargıyı siyasallaştırdı. Siyallaştırmaya da devam ediyor. Kapatma davasına yönelik AKPnin tavrı ortada, her türlü müdahaleyi yapıyorlar ve yapılmasını teşvik ediyorlar. Öteki taraftan da Ergenekon soruşturmasına, AKPnin kapatılmasını destekleyen çevreler siyasi damgasını yapıştırıyor. Her iki taraf da birbirini yargıyı siyasallaştırmakla suçluyor. Yargı maalesef siyasallaşmış durumda ama bu Ergenekon soruşturmasının siyasi sınırı nerede başlar nerede biter sorusu çok zor bir soru.
AKPYE KARŞI ÇIKANLAR Çünkü bir tarafta terör örgütü suçlaması var. Ama öteki tarafta da bu ismi geçen kişilerin hepsinin hükümete açıkça muhalif, ulusalcılık diye tabir edilen bir akımın önde gelen isimleri olduğunu biliyoruz. Olayın siyasi boyutu zaten var yani. Bu toplanan kişilerin hemen hemen hepsi AKPye daha kurulduğu andan itibaren çok sert bir şekilde karşı çıkan isimler. Dolayısıyla terör örgütü soruşturması yapıldığı söyleniyor, ama bir yandan da AKPye en radikal şekilde karşı çıkan insanların lider kadrosunun bir şekilde tasfiye edildiğini de görüyoruz.
KARTLAR, İTTİFAKLAR SÜREKLİ DEĞİŞİYOR Çok karışık bir dönemden geçiyoruz. Asker aleyhine yapılan bir takım yayınlar var, belgeler yayınlanıyor... Kapatma davasının son dönemecine geldik. Avrupa Birliği, ABD ayrı bastırıyor... İranla ilgili bir takım gelişmeler... Ve böyle bir ortamda herkesin kartları sürekli değişiyor, kimisinin gücü artıyor, kimisinin azalıyor. İttifaklar değişiyor. Ankara çok karışık şu günlerde. Türkiyede şu anda son 6 aydır, belki özellikle de kapatma davası açıldıktan beri ya da 22 Temmuz seçimlerinden beri kan gövdeyi götürüyor.
VELİ KÜÇÜKÜN TUTUKLANMASI BAŞARIYDI Operasyonun geçen aşamasında Veli Küçükün gözaltına alınabilmiş ve sonra tutuklanabilmiş olması aslında büyük bir başarıydı. Şimdi gelinen noktada bu operasyonun yapılması da aslında önemli. Demek ki aradan geçen süre içerisinde yaşanan iniş-çıkışlar, Yargıtay bildirisi, türban davası, hepsi bir şekilde etkili oldu. Ve sonuçta bu kişilerin gözaltına alınması için elverişli bir zemin oluştu. Ya da zeminin oluşmadığını görüp her şeye rağmen bu kararı aldılar. Ama benim görüşüm bir zemin oluştu ve büyük bir ihtimalle de Başbuğ-Erdoğan görüşmesinde de bunun bir şekilde bu olduğunu tahmin ediyorum. Çünkü çok kısa bir süre sonra bu kadar önemli bir operasyon
KOMUTANLARA HABER VERİLMİŞ OLMALI Askerin komuta kademesini by-pass ederek, onlara haber vermeyerek böyle bir operasyon yaparsanız, bu sefer şu anda görev yapan askerlerin hepsi çok tedirgin olur ve bunlar gözaltına alınanların bir çoğunun arkadaşları... Yani bu o kadar kolay bir iş değil. Siyasi zeminlerin, siyasi dengelerin gözetilmesi lazım. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının Benim haberim yoktu sözü ne derece doğru bilmiyorum, ama herhalde söylemiş. O işi daha da karışıklaştırıyor. Çünkü Başsavcının başından beri Ergenekon soruşturması konusunda hep temkinli olduğu söyleniyordu. Bundan haberi olmama ihtimali bence olabilir. Zaten dikkat edersen Başbakan da 10. Ağır Ceza Mahkemesi gibi bir takım detaylar söyledi. Yani savcılar doğrudan bir yargıcın kararıyla bunu yapmış olabilirler. Çok karışık. Sadece siyasi dengeler değil, adliyenin içerisinde de, yargının içerisinde de bir takım dengeler var. Bunun yansımalarını da bence bu sabahtan itibaren görmeye başladık. Yargının içerisinde de çok ciddi tartışmalar olabilir. Ve hep karşımıza çıkan Benim savcım iyi, senin savcın kötü, bu savcı siyasidir tartışmasını Şemdinliden beri yaşıyoruz. Bu tartışma şiddetlenerek artacağa benziyor.
Ergenekon soruşturması sırasında
TBMM"nde ne kanunlar geçecek ne
kanunlar.Şimdiden Merkez Bankasının
Ankara"dan İSTANBUL"a geçmesi
sözkonusu.AKP malı HAMUDUYLA GÖTÜRECEK.
Herşey ellerinin altında.
çetin sunkur - İstanbul
02 Temmuz 2008, Çarşamba 10:38
akp tutuştu kapatılmanın intikamını
almak istiyor.başka açıklaması yok.çünkü
bu kadar bibiriyle alakasız kişiler.
ömer faruk bülbül - Ankara
02 Temmuz 2008, Çarşamba 10:31
önceki yorumlara kesinlikle
katılıyorum, suçlamalar tamamen
hayali. Yok onu düşünmüşler bunu
planlamışlar... bu kadar plan yapsalar
hiçbirini mi hayata geçirmezler??? ama
amaçlarına ulaşıyorlar, şimdiden Türk
halkının orduya güvenini sorgulamasına
sebep oldular.