HATAY - Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) Eşbaşkanı Joost Lagendijk, Anadolu Kültür Derneği tarafından Ortodoks Kilisesi Konferans Salonunda düzenlenen Avrupada Kültürel Çeşitlilik ve Entegrasyon konulu toplantıda yaptığı konuşmada, AB ülkelerinde ekonomi kadar kültür çeşitliliğin ön plana çıktığını söyledi.
3 Semavi dini bünyesinde barındıran, herkesin ibadetini ve ticaretini özgürce yaptığı Antakyanın Kültürel çeşitlilik ve entegrasyon için çarpıcı bir örnek olduğunu ifade eden Lagendijk, şöyle konuştu:
Türkiye AB sürecinde farklı dil ve kültürlere açık olması gerekir. Kendi içinde bu sorunu çözmeden ABye girmesi zor. Halen Türkiyede dil ve kültür sorunu yaşanmakta. Antakya, herkesin barış ve hoşgörü içinde yaşadığı istisna bir kent. Antakya gibi çok din ve kültür çeşitliliği olan kentlerin sayısı artmalı. Bu AB kriterleri için de önemli. Türkiyede yaşayan vatandaşların ABye girilmesi halinde bazı baskı ve dayatmalarla karşılaşacakları korkusu yaşanmakta. Bu yanlış bir endişe. Herkes, kendi adet ve geleneklerini yaşama özgürlüğüne sahiptir. Ancak, bunu yaparken de genel kurallara uymak gerekir.
Lagendijk konukların AB Parlamentosu AK Partiyi koruyor mu? sorusu üzerine şunları kaydetti:
Aslında düşünce olarak sola daha yakınım. Türkiyeyi de yöneten hükümetin sol düşüncede olmasını isterdim. Biz AK Partiyi savunmuyoruz. Ancak, yüzde 47 oy alan ve iktidar olan bir partinin kapatılmasını yanlış bulduğumuzu söylüyoruz. 2003 yılında AK Parti Hükümeti AB müzakere ve ilerleme sürecinde önemli mesafe kaydetti. Ancak son 2-3 yıldır duraklama yaşıyor. Tempoyu düşürmemeleri gerekir. AB ülkeleri arasında Türkiyenin ABye girmesini isteyenlerin oranı yüzde 25, istemeyenler de yüzde 25. Ancak, yüzde 50 çoğunluğun görüşü önemli. Bunu değiştirmek Türkiyenin yapacağı reformlara bağlıdır.
Lagendijk, ABDnin Iraka yönelik operasyonuna bazı AB ülkelerinin destek verdiği iddiasına yönelik soruya da şöyle yanıt verdi:
ABDnin Iraka yönelik operasyonu, bazı AB ülkeleri arasında doğru bulunurken, bazıları arasında yanlış bulundu. Burada çoğunluk yanlış olduğunu açıkça bildirseydi, ABD bu gibi işgallere giremezdi. İran konusunda da aynı düşünceleri savunuyorum. İranın nükleer silahları sivil amaçlı kullanıp kullanmayacağı konusunda şeffaf ve net tavır sergilemiyor. Bu durum hepimizi endişeye düşürüyor. Ama yine de askeri operasyonları doğru bulmayız.
Lagendijk, Toplantıyı neden Kilisede yaptınız? sorusuna da Burayı ben seçmedim. Anadolu Kültür Derneği yöneticileri seçti. Ben Protestanım, ama Katoliklerin yoğun olduğu bölgede yetiştim. Kimse beni ibadetim konusunda zorlamadı. Türkiyede de özellikle okullarda din dersi konusunda dayatmacı düşünceden vazgeçilmeli şeklinde yanıt verdi.
Gelin görünki mesela yasadigim ülke
Avusturyada türk azinlik türk ilkokulu,
yada ibadetleri dogrutulsunda cami
yaptirmak istesin, AB üyesi "demokrat"
Avusturya"da kizilca kiyamet kopar. Bu
AB zirvalamalarinin hepsi yalan... Bu
türk ulusu tarafindan böyle bilinsin.
Bunlari tek amaci aynen ex-yugoslav
ülkelerine yaptiklari gibi bizleri
birbirine düsürüp, parcalamaktir. Herkes
bundan kendine pay cıkarsin.
eren avci - Ankara
27 Haziran 2008, Cuma 23:23
Bunu hep AB mi bize söylemeli,Insan
Haklarini kendimizdende
uygulayabiliriz.Dillerden ve
Kültürlerden neden böyle korkuyoruz??