AKPM kritik kararı onayladı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
Ortadoğu
Irak
Kıbrıs
AB
ABD
Genel
Balkanlar
O.Asya-Kafkaslar
G.Asya-Pasifik
Güney Amerika
Afrika
Dünya basını
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » AB

AKPM kritik kararı onayladı

AKPM “Türkiye için izleme süreci mekanizmasının, gerektiği takdirde tekrar gözden geçirilmesini” istedi. Toplantıda laiklik kriterinin siyasi partilere uygulanamayacağı ve konsey üyesi birçok ülkede dini temele dayalı parti bulunduğu belirtildi.

 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 10:02 TSİ 27 Haziran 2008 Cuma

STRASBOURG - Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Genel Kurulu, Belçikalı üye Luc Van den Brande tarafından hazırlanan “Türkiye’de demokratik kurumların işleyişi” konulu taslak rapor ve buna bağlı karar tasarısını kabul etti. Oylamada, 65 “evet”, 3 “ret”, 3 “çekimser” oy çıktı.
Haberin devamı

Kabul edilen bir değişiklik önergesinde, AKPM’nin laik üye ülkelerle olan dayanışmasına atıfta bulunuldu, ancak laiklik kriterinin siyasi partilere uygulanamayacağı belirtilerek, Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerde de dini temele dayalı birçok parti bulunduğuna dikkat çekildi.

Kabul edilen önergede, dini temele dayalı bir partinin iktidarda olması halinde ve hükümetin anayasaya aykırı bir karar çıkartması durumunda, bu konuda açılacak davanın partinin kapatılmasına değil, söz konusu karara yönelik açılması gerektiği ifade edildi.

Muhalefet AKPM oturumuna kazan kaldırdı

Raporda, AKPM’nin izleme komitesinden, Türkiye’deki anayasa hazırlama çalışma süreci, devlet kurumlarının demokratik işleyişinin yakından izlenmesi istendi ve Türkiye ile izleme süreci sonrası diyaloğun yoğunlaştırılması çağrısında bulunuldu.

Anayasa Mahkemesi tarafından AK Parti hakkında açılan davaya geniş biçimde atıfta bulunulan kararda, “Sonucu ne olursa olsun, iktidar partisi ile başbakan ve cumhurbaşkanı hakkında açılan davadan endişe duyulduğu” ifade edildi ve “bu davanın ülkenin siyasi istikrarını etkileyeceği” görüşüne yer verildi.

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin önemine işaret edilen kararda, Türkiye’deki bütün devlet kurumlarına birbirlerinin yetki alanına saygı göstermeleri ve Türkiye’nin daha modern bir demokrasiye kavuşması için ihtiyaç duyulan siyasi ve ekonomik reform çabalarına katılmaları çağrısında bulunuldu.

Türkiye’de hükümetin yeni anayasa yapma çalışmalarına da atıfta bulunan kararda, bu çalışmaların, toplumun bütün taraflarının katılımıyla geniş çaplı ulusal bir tartışma için yeni bir fırsat penceresi oluşturması temennisinde bulunuldu.

Hükümetten, bu çalışmalarında Venedik Komisyonu ile yakın işbirliği içine girmesi istenen kararda, Avrupa standartlarına uygun, temel hak ve özgürlüklerle insan haklarının korunmasının, bu yeni anayasanın ana merkezini oluşturması çağrısında bulunuldu.

Kararda, AK Parti hakkında açılan davanın sonucu ne olursa olsun Türkiye’de parti kapatmalarının yasal dayanakları konusunda canlı bir tartışma yarattığı ifade edildi ve bu konuda anayasada reform yapılmasının gerekli olduğu görüşü dile getirildi.

Türkiye ile ilgili izleme sürecinin daha önceki yıllarda kapatılması sonrasında alınan karara da atıfta bulunan kararda, siyasi partilerin kapatılmaları konusunda AKPM’nin göstermiş olduğu hassasiyete yeniden dikkat çekildi.

Kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin parti kapatma davalarıyla ilgili verdiği kararlara da dikkat çekilirken, yine “AİHM’in parti kapatmanın gerçekten çok ciddi hallerde düşünülmesi gereken bir çare olarak görülmesi” yolunda verdiği görüşe de atıfta bulunuldu.

Kuvvetler ayrılığı ve bağımsız yargı ilkesinin hukuk devleti temelinde demokrasinin temel ilkeleri olduğu hatırlatılan kararda, Anayasa Mahkemesi üzerinde hiçbir baskı oluşturulmaması çağrısında bulunulurken, mahkemenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkına uygun ve parti kapatma ile ilgili Venedik Komisyonu kararları çerçevesinde Avrupa standartlarına uygun karar vereceği inancı içinde olunduğu vurgulandı.

AKPM, 2004 yılında Türkiye üzerindeki izleme sürecinin kapatılmasını kararlaştırmıştı. Denetim süreci, daha çok Avrupa Konseyi’ne yeni üye olmuş ve insan hakları alanında eksiklikleri olan ülkeler için uygulanan bir mekanizma. Türkiye üzerindeki izleme sürecinin 2004 yılında kalkması, Türkiye’nin AB ile tam üyelik müzakerelerinin başlamasında önemli rol oynamıştı. İzleme süreci devam eden bir ülkenin müzakerelerde ilerlemesinin ise çok or olduğu belirtiliyor.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Deniz S  - İstanbul
27 Haziran 2008, Cuma 11:44  
Türkiye"nin bu kabil Avrupa kararlarına verebileceği en onurlu yanıt, Avrupa Birliği"ne girişle ilgili olarak derhal bir referanduma gitmektir ! Tabii ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti"nin Avrupa Birliği"ne girişi sözkonusudur, bununla birlikte aziz ve muhterem Türk Milleti"de aynı girişle birlikte pek çok alışkanlığıyla, gelenek ve göreneğiyle beraber, yavaş yavaş yenilerine de uyum sağlamak durumunda olacaktır. Gerek yasal, gerekse toplumsal boyutta Milletimizin yepyeni bir oluşumun içine dahil olması demek olan bu durumun, mutlaka aziz milletimiz tarafından, doğrudan onaylanması zorunludur !

ilkay gizem  - Ankara
27 Haziran 2008, Cuma 11:23  
40 yılı aşan bir süredir Avrupa kapısında bekliyoruz.2006"da tarih vereceklerDİ 2007"ye ertelediler şimdi hâlâ bekliyoruz.Bunlar bahane.Türkiye"nin ilk görevi borçlarını kapatmak,bilim ve teknolojide gelişmek ve insanlarını bilinçlendirmektir.Anadolu"daki diğer medeniyetleri geçtim daha Osmanlı eserlerini bile koruyamadık.İçimizdeki son insan sevgisini de kredi kartı kefili olduğumuzda kaybettik.Nereye girmekten bahsediyoruz ki Avrupanın 250 yıl gerisindeyiz

Cem Ciftlik  - Yurt Dışı
27 Haziran 2008, Cuma 10:58  
Türkiyenin Abye girmesine gerek yoktur.Zaten adamlar son 5 senede birkac milyonluk bilmem kac yeni üye aldilar.Onlara para yediriyorlar.70 milyonluk Türkiye de girerse hepten cöker.yarardan cok zarar görürürz.ama bir taraftan da bizi disipline yönelten AB kanunlarini maalesef uygulayamayacagiz.Müslümanlik hristiyanlik isini karistiran 1-2 ülke var o kadar.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları