ANKARA - Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema ve Telif Hakları Genel Müdürü Abdurrahman Çelik, Nuri Bilge Ceylan, bu ödülüyle tüm dünyada tanınan bir kişilik oldu, Nuri Bilge Ceylan, Ferzan Özpetek, Fatih Akın ile açılım sağlamak zorundayız. Bu yurt dışından Türkiyeye olan yatırımları da arttırır dedi. Çelik, Cannes Film Festivalinde Ceylanın En İyi Yönetmen ödülünü almasının Türkiye açısından çok olumlu etki yaptığını söyledi. Ceylanın başarısının tüm dünya basınında yer aldığını belirten Çelik, Bana göre en iyi filmden daha önemli bir ödül. Çünkü, en iyi yönetmen, bireysel başarıya verilmiş bir ödüldür dedi.
Ceylanın törendeki cümlesinin de önem taşıdığını vurgulayan Çelik, bu cümlenin yarattığı önemli etkiyi de şöyle değerlendirdi: Bu, Türkiye açısından çok özlem duyduğumuz bir cümle. Çünkü bu tür cümleleri aslında sanat camiamızda çok fazla duymuyoruz. Duymadığımız için gerçekten hepimizi büyük bir sevince boğdu. Böyle bir cümlenin yetenekli bir sanatçımızın ağzından çıkmasından dolayı çok olumlu tepkiler aldım. Bizim orada çok büyük bir katkımız yok, sadece onların yanında olabildik. Ancak bizim açımızdan çok büyük bir mutluluk oldu.
Tabii bu, tüm dünya basınında da yer etti. O cümle aslında Türkiyede sanatı birleştirdi. Hem devletle, hem de halkla sanat arasındaki bağı da güçlendirdi. Şimdi bu cümleyle beraber çok farklı söylemler ortaya çıktı. İnşallah bundan sonraki süreçte yine sanat camiamızda insanların, sanatçılarımızın ülkemizden övgüyle bahsederek bu tür ödülleri almaları bizi daha da çok sevindirecek.
ALMANYADA GENÇ YÖNETMENLER YETİŞİYOR Nuri Bilge Ceylanın bu ödülü almasının Türkiyeye ve Türk sinema sektörüne büyük moral verdiğini de belirten Çelik, Üç Maymun filminin yapım aşamasında Kültür ve Turizm Bakanlığınca da desteklendiğini anımsattı.
Yönetmen Ceylanın Fransada çok iyi tanındığını ifade eden Çelik, Ama bu son ödülüyle tüm dünyada tanınan bir kişilik oldu dedi. Almanyada Fatih Akının, İtalyada Ferzan Özpetekin Türk Sinemasını en iyi biçimde temsil ettiklerini aktaran Çelik, Bunlar hakikaten Avrupayı çok etkileyen, Avrupada yeni sinemanın oluşumuna katkı sağlayan yönetmenlerimizdir diye konuştu.
Almanyada yeni yetişen genç yönetmenlerin bulunduğunu, onların da 3-5 yıl içinde isimlerinden çok ciddi şekilde söz ettireceklerine inandığını dile getiren Abdurrahman Çelik, Türk Sinemasının yurt dışına açılımında bu yönetmenlerin büyük rol oynayacağını söyledi. Çelik, ayrıca, Türk Sinemasının yurt dışına açılmasının artık zamanı geldi. Türkiyede yılda 40-45 film üretiliyor. Bu yıl 50 civarında olabilir, yani bu gittikçe yükselecek. Ama ortalaması 5-6 yılda 70 civarına oturur. Bu oturmadan sonra bizim asıl dışa açılma konusunda bir projeksiyon koymamız lazım. Biz Nuri Bilge Ceylan, Ferzan Özpetek, Fatih Akın ile beraber bu açılımı sağlamak zorundayız.
Aynı zamanda, yurt dışından Türkiyeye gelecek yatırımları da artırabiliriz. Bu, Türkiyedeki film şirketlerinin ve buradaki teknik altyapının güçlenmesini de sağlayacak. Onlar gelip bizimkilerle ortaklık kuracak. Bu mekanizma da bize bazı şeyleri öğretecek. Yurt dışına, Hollywooda açılmayı bazı yapım şirketlerimize sağlayacak. Bu bir etkileşimdir. Bu stratejiyi düzgün kurgulayabilirsek Türk Sineması adına bana göre çok iyi şeylerin olacağı bu gidişat gösteriyor.
ÜÇ MAYMUN İÇİN MOSKOVA PROJESİ Nuri Bilge Ceylanın yönetmenliğini üstlendiği Üç Maymun adlı filmin henüz vizyona girmediğini hatırlatan Çelik, vizyona girmemiş filmleri, gişelerini etkilememek için sadece çok özel festivallere götürdüklerini belirtti.
Moskova Film Festivali bünyesinde Türk Filmleri Günleri düzenleneceğini ifade eden Çelik, Bu çok önemli. Bize Rusyada Türk Kültür Yılı olması sebebiyle bunu önerdiler. Şu an oraya Üç Maymunu özel bir gösterim için götürmek üzere uğraşıyoruz dedi.
Yönetmenliğini Nuri Bilge Ceylanın, yapımcılığını Zeynep Özbaturun üstlendiği Üç Maymunun senaryosunu Ebru Ceylan, Ercan Kesal ve Nuri Bilge Ceylan yazdı. Yavuz Bingöl, Hatice Aslan, Ahmet Rıfat Şungar, Ercan Kesal, Cafer Köse ve Gürkan Aydının rol aldığı Türkiye-Fransa-İtalya ortak yapımı film, küçük zaafların büyük yalanları doğurmasıyla parçalanan bir ailenin, tıpkı üç maymun gibi gerçeklerin üzerini örterek bir arada kalma çabasını anlatıyor.