Modern sanatta dünyada uluslarararası kimliği benimsemiş ilk mekan olan bu müzede düzenlenen serginin küratörlerinin Necmi Sönmez, Michela Rizzo ve Vittorio Urbani olmak üzere üç isimden oluşması dikkati çekiyor. Proje yöneticiliği Işın Önol tarafından üstlenilen sergi, açılış törenine katılan yaklaşık 300 kişinin büyük beğenisini topladı.
Sanatçı Öztoprakın da bulunduğu açılış törenine, Venedik Belediye Başkanı Massimo Cacciari de katıldı. CaPesaro Uluslararası Modern Sanatlar Müzesi Müdürü Silvio Fuso, açılış töreninde yaptığı sunuş konuşmasında, modern Türk sanatının önde gelen isimlerinden biri olan Öztoprakın yapıtlarının teşhir edildiği bir sergiye ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.
Öztoprakın sanat anlayışından da övgüyle söz eden Fuso, bu önemli serginin Venedikte açılmasını sağlayan Proje4L ? Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi yetkililerine de teşekkür ederek, Sanat alanındaki bu işbirliğinin daha da güçlenmesini diliyorum diye konuştu.
TÜRKİYENİN BATILI YÜZÜ
Açılışa katılan Venedik Belediye Başkanı Cacciari, Öztoprakın yapıtları, Türkiyenin Batılı yüzünün göstergesidir dedi. Cacciari, bu serginin, Türkiyenin kendi geleneklerinin ve geleneksel boyutlarının yanı sıra Batılı özelliklere sahip bir ülke olduğunu göstermek açısından da çok önemli olduğunu düşündüğünü söyledi.
Batı kamuoyunda Türkiye konusundaki bilgi eksikliğine de dikkati çeken Cacciari, Bu türden kültürel etkinliklerin, Türkiyenin ABye üyelik sürecine de ciddi katkı saygı sağlayacağı inancındayım. Ben bu üyeliğin bir an önce gerçekleşmesini arzuluyorum diye konuştu.
Öztoprakın eserleri, Ca Pesaro Uluslararası Modern Sanatlar Müzesinin giriş katındaki salonun ortasında oluşturulan diyagonal bir duvar üzerinde sergileniyor. Beş parçadan oluşan Missa Solemnis adlı kompozisyon ise ziyaretçileri, üst kattaki 10. Salonda, Bethovenın ezgileri eşliğinde karşılıyor.
Serginin Türk küratörlerinden Sönmez, Venedikteki sergide Öztoprakın daha ziyade 2000li yıllarda yaptığı çalışmalara ağırlık verdiklerini söyledi.
Serginin isminde, Raner Maria Rilkenin Duino Ağıtları isimli kitabında yer alan 5. Ağıta ait bir mısradan esinlenildiğini belirten Sönmez, Öztoprakın Almanyanın Frankfurt kentinde yaşadığı 1960-1975 dönemi, sanatsal yaşamında önemli bir rol oynamıştı. Rilkenin de Venedik yakınlarındaki Duinoda yaşadığı süre, sanat yaşamının en verimli dönemine tekabül eder. Tüm bu ilişkilerden hareketle, bu sergi projesini, Almanya-İtalya-Türkiye sanatları arasında organik bir bağ kurma biçiminde de yorumlayabiliriz ifadesini kullandı.
Sergi, 27 Temmuza kadar ziyarete açık tutulacak.