Büyükanıt, Vatan ve Birgün’e dava açtı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Dış politika

Büyükanıt, Vatan ve Birgün’e dava açtı

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile eşi Filiz Büyükanıt, Birgün gazetesi ile köşe yazarı, eski siyasetçi Fikri Sağlar ve Vatan gazetesi ile gazeteci Şebnem Hoşgör aleyhine 2 manevi tazminat davası açtı.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 19:08 TSİ 30 Mayıs 2008 Cuma

ANKARA - Orgeneral Büyükanıt ile eşinin avukatı Levent Koçer tarafından açılan davalarda toplam 200 bin YTL manevi tazminat talep edildi. Farklı değerlendirmelere yer verilen dava dilekçelerinde, her iki gazetede çıkan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Orgeneral Büyükanıt’ın Dolmabahçe Sarayında yaptıkları görüşmeye ilişkin haber ve yorumlar hatırlatıldı.
Haberin devamı

Bu yayınlarda, hiçbir maddi ve yasal delile dayanmayan, asılsız ithamlar ile gerçekle ilgisi olmayan birtakım savlara yer verildiği ifade edilen dilekçelerde, şu ifadeler yer aldı:

“Sadece yalın okuyucu kitlesinde değil, en üst komuta kademesindeki Genelkurmay Başkanının görev ve sorumluluklarını ifadan imtina ettiği ve eşinin de hukuka aykırı tutum ve davranışlarda, usulsüz harcamalarda bulunduğu şeklindeki asılsız savların TSK’nın diğer mensuplarının en üst amir ve komutanlarına karşı güven hissini de yok etmeye matuf olabileceği; dolayısıyla temelini teşkil eden disiplini, astlık-üstlük münasebetlerini de zedeleyebileceği aşikardır.”

Dilekçelerde, yayınlanan olayların doğruluk ve gerçekliğinin araştırılması gerektiği ifade edilerek, “Yayınlanacak hususların üçüncü kişilere, özellikle görev ve sorumlulukları yasalarca belirlenmiş TSK’nın en üst komuta kademesindeki kişilere, dolayısıyla onların nezdinde kurumlara ağır bir zarar verebileceği düşünüldüğünde, doğruluğun denetlenmesi görevinin daha katı ölçülere bağlanması gerektiği sarihtir” denildi.

Dilekçelerde, davalıların, somut kriterlere dayanmaksızın duyum veya dedikoduya dayalı haber yayınlamalarının basın özgürlüğü içinde kaldığının kabulünün olanaksız olduğu kaydedildi.

Basın özgürlüğünün de tüm özgürlükler gibi yine hukuk düzenince çizilen sınırlara tabi olduğu belirtilen dilekçede, şu ifadelere yer verildi:

“Kırk seneyi aşan hizmet süresinde ulaştığı TSK’nın en üst komuta kademesi olan Genelkurmay Başkanlığı görevine kadarki tüm görev safahatı, Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın yasalarla belirlenen görev ve sorumlulukları içindeki duyarlılığının bir karinesidir. Böylesi en yüksek mertebeye ulaşan nadir kişilerden biri olan müvekkilimin sınırları yasalarla belirlenen görevini yapmaktan imtina ettiği, birtakım asılsız, gerçek dışı ithamlarla aykırı tutum ve davranışlar benimsediği, hatta teamüllere aykırı davranma kastında olduğunun dahi ima edilmesinin hem kişilik haklarına yönelik bir saldırı ve hem de büyük bir manevi zarar doğurduğu bir gerçektir. Aynı şekilde, eşi Filiz Büyükanıt’ın senelerden beri ülkemizin birçok yerinde zor koşullarda görev yapan eşine sağladığı manevi destek, anne olarak gösterdiği özveri ve halihazırdaki konumu itibariyle de örnek olan tutum ve davranışlarını hiçe sayarak, gerek kamuoyu ve gerekse TSK mensuplarının aileleri nezdinde usulsüz harcamalar yapan, eşinin görev ve konumu ile şahsi harcamalarını bağdaştıran ve eşinin makam ve memuriyetini kullanan birey olarak gösterilmesinin yarattığı manevi zararın ise tanımlanması dahi olanaksızdır. Salt kamuoyu nezdinde küçük düşürmeye, şeref ve haysiyetini rencide etmeye yönelik böylesi asılsız ithamların hukuka uygun haklar ile açıklanabilmesi dahi imkansız olup, müvekkillerimin bu hukuka aykırı fiiller nedeniyle husule gelen manevi zararlarının kısmen dahi olsa izalesini talep etme zaruretleri hasıl olmuştur.”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Ayhan Şahin  - İzmir
16 Haziran 2008, Pazartesi 12:56  
Türkiye Cumhuriyetinin kurumlarının bir tanesi hariç tamamında sivil denetim mekanizması vardır.Dünyanın demokrasi ile yönetilen tüm ülkelerindede şeffaf yönetim adına bu denetim olmalıdır.Ancak sadece TSK sivil denetime tabi değildir.Bu içeride ne oluyorsa içeride kalır mantığıdır.Daha çok demokrasi için daha şeffaf yönetim olmalı.

Ayhan Şahin  - İzmir
16 Haziran 2008, Pazartesi 12:56  
Türkiye Cumhuriyetinin kurumlarının bir tanesi hariç tamamında sivil denetim mekanizması vardır.Dünyanın demokrasi ile yönetilen tüm ülkelerindede şeffaf yönetim adına bu denetim olmalıdır.Ancak sadece TSK sivil denetime tabi değildir.Bu içeride ne oluyorsa içeride kalır mantığıdır.Daha çok demokrasi için daha şeffaf yönetim olmalı.

Zerdüst  - Çorum
02 Haziran 2008, Pazartesi 09:35  
Alçakgönüllülük, pek çok soylunun evinde sadece bir hayalet değil midir?

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları