Şiirin gençliği kolay değil, zor zaman!
ŞİİRLERİ İNTERRETTEN OKUYORLAR
Metin Celalin, Şiir okuma günleri büyük ilgi topluyor, şiir CDleri elden ele dolaşıyor. İnsanlar şiir yazıyor, şiir dinliyor ama şiir okumuyor diye bir değerlendirmesi var.
Ben 1981de ODTÜ son sınıfta öğrenciydim. İlk o sene bir ödül kazanmıştım, Gösteri dergisinin ikincilik ödülüydü. Murathan Mungan birinci olmuştu ben de ikinci olmuştum. Yeni Türkü yayınları vardır, bizim kuşağın genç şairlerinin ilk kitaplarını basmıştır. Ahmet Erhan, Turgay Fişekçi, Adnan Özerin, benim kitaplarımı basmıştır. 1981 sonunda orada kitabım çıkmıştı. 3 bin tane basılmıştı ve ben o zaman yeni bir şairim, 5-10 tane şiirim yayınlanmamıştı bile. Ve o kadar kitap bitti. Benim için çok büyük bir rakamdır 3 bin tane. Ben sonra başka ödüller aldım, şiirler yazdım, işte yaşlandım falan... Şimdi kitaplarım bin tane basılıyor. Birkaç baskı yapılıyor ama bir baskı bin tane basılıyor.
Şimdi şöyle beklersiniz o zaman mesela 3 bin satılıyorsa 10 bin satması gerekir. Değil, tam tersine hatta bazıları 3 bin rakamına bile zor ulaşıyor, iki baskıda kalıyor. Şimdi daha yaygın olduk. Eskiden sadece TRT vardı, radyo vardı, gazeteler daha azdı. Şimdi televizyon var, bir sürü radyo var, internet var bir sürü gazete var. Şairlerin, kitaplarımızın daha çok yaygınlık kazanması gerekirdi. Çünkü internet var zaten. İnsanlar şiirleri internetten okuyabiliyor.
Dul coğrafya gidecek evi mi vardı
Turgut Uyarın şiirinden başka?
Şiir okurlarının ekonomik olarak güçsüz olan genç ve öğrencilerden oluşması...
Ama şiir eskiden de çok satan bir şey değildi Türkiyede. Orada bir yanlışlık var. 80den önce de benim hatırlayabildiğim yıllardan tanıdıklarımdan olsun, Ece Ayhanlar, Cemal Süreya, İlhan Berklerden olsun, şiir kitapları zaten 5-10 baskı yapan bir şey değildi.
ŞİİR YAZANLAR DA ŞİİR OKUMUYOR
Aziz Nesinin, Türkiyede her 4 kişiden 5i şairdir gibi bir sözü vardı. Peki, şiir yazarlar da mı şiir okumuyor?
Hayır, okumuyor. Bir şey biliyorum mesela. Sanırım Varlıkın Genel Yayın Yönetmeni Enver Ercanın başına gelmiş. Adam telefon ediyor ya da mail mi telefon mu hatırlayamıyorum, Benim şiirim çıktıysa haber verin, derginizden bir tane alacağım diyordu. Burada yanlış bir var. Sombahar, 36 sayı çıktı, yani bayağı uzun bir süre çıktı. Son sayısı 350 tane satmış galiba. Ama dergiye gelen şiir sayısı, 1600müş. Bu hep böyledir. Şu da var. Dergiye ulaşmak kolay değil. Dağıtım gibi korkunç bir sorun var Türkiyede.
Büyük şair diye adlandırdığımız şairlerin şiir kitaplarını ancak birkaç kitapçı dolaşarak bulabiliyoruz. Kitapların hepsini değil, bir ikisini bulabilirsek ne alâ.. Satılmayacağı için mi basılmıyor, yoksa basılmadığı, bulunamadığı için mi satılmıyor, belli değil...
Kitabınız geldi ve bitti derler bazen.Kaç tane geldi? diye sorunca, İki tane geldi ve bitti derler. İşin kötüsü benim memleketimde, Eskişehirde kitabım yok kitapçıda.
Üniversite kenti oysa...
Geçende gittiğimde bozuldum ve dedim ki, Artık bir dahaki gelişimde 5-10 tane getirip, hayrıma bırakayım bari dedim. Orada olsun istedim. Yoksa, satılınca ne kadar satıyor ki?
Festivallerin kitap satışına bir katkısı oluyor mu?
15-20 tane kitap imzalıyorsunuz. Birsürü sorunlardan ötürü şiir kitabına ulaşmak çok zor.
Şaire ulaşmak şiirine ulaşmaktan daha kolay galiba Haydar Bey.
Doğru, şaire ulaşmak daha kolay. Şairi yolda, festivalde, fuarda görüyorsunuz ama, vallahi şiir kitabına ulaşmak çok daha zor.