Babacan: Suriye’ye su sözü vermedik
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Dış politika

Babacan: Suriye’ye su sözü vermedik

İsveç’te yapılan Irak Konferansına katılan Dışişleri Bakanı Ali Babacan, bütün dünyanın takdirle izlediği Suriye-İsrail barış görüşmelerinin, Türkiye’de iç siyasete malzeme yapılmaması gerektiğini söyledi.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 13:36 TSİ 30 Mayıs 2008 Cuma

STOCKHOLM - Bakan Ali Babacan, BM desteğiyle bugün İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenen konferans sırasında ABD Dışişleri Bakanı Condolleezze Rice ve BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile ikili temaslarda bulundu.
Haberin devamı

Temaslarının ardından basına açıklamalar yapan Babacan, konferansta Irak’ın kalkınması ve yeniden inşasına uluslararası toplumun vereceği katkıların konuşulduğunu anımsatarak, “Yaklaşık 2006 yılı sonlarında başlayan bir girişim ve yıllık gözden geçirme toplantısını burada gerçekleştirmiş oluyoruz” dedi.

Türkiye’nin Irak’a çok önemli katkılar yaptığını belirten Babacan, şunları söyledi:

“Türkiye, Irak’ın bir an önce barışa, huzura kavuşması için yoğun faaliyet gösteriyor, Irak’taki tüm gruplar ile konuşuyor. Tüm gruplara da tavsiyesi, muhakkak siyasi süreç içinde yer almaları, bir arada, hep beraber Irak için çalışmaları yönündedir. Irak’ı uzun süreli barışa, huzura ulaştıracak bir yapının oluşması için elimizden gelen her türlü desteği verdik, vermeye de devam ediyoruz.”

STRATEJİK DİYALOG MEKANİZMASI
Irak ile Türkiye arasındaki siyasi ilişkilerin de hızla gelişmekte olduğunu söyleyen Babacan, şunları kaydetti:

“Benim bir Bağdat ziyaretim olmuştu. Saddam rejiminden sonra ilk bakan seviyesindeki ziyaretti. Bundan sonra farklı ziyaretler birbirini izledi. En son Irak Cumhurbaşkanı Sayın Celal Talabani ülkemizi ziyaret etti.

Irak’ta ayrıca, üzerinde çalıştığımız bir üst düzey stratejik diyalog mekanizması var. Başbakanların başkanlığında, özellikle 3-4 arkadaşımızın bizim tarafımızdan olacağı, 3-4 bakanın da Irak tarafından olacağı ve düzenli olarak bir araya gelecek bir grup olacak bu. Bu grubun oluşturulması için hazırlıklarımız son aşamada, ekonomik, siyasi, kültürel, enerji ile ilgili konularda, ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. Bunun için sürekli diyalog halinde olmak istiyoruz. Ayrıca biliyorsunuz Basra’da bir sanayi bölgesi projemiz var. Irak’ta enerji konusunda yine önemli gelişmeler yaşanıyor. Biliyorsunuz hidrokarbon üzerinde çalışıyorlar. Yasalaşması önem taşıyor. O yasal düzenleme ile kuskusuz Irak’ta Türk şirketlerinin enerji konusunda daha aktif olmaları gerekiyor. Ayrıca, Irak’ın enerji kaynaklarının doğalgaz olsun petrol olsun, dünya pazarlarına ulaşmasında Türkiye’nin önemli rol üstlenebileceğini düşünüyoruz. Bu konudaki temaslarımız devam ediyor.”

Irak konferansı sırasında ikili toplantılara da katıldığını kaydeden Babacan, “Sabah İngiltere Dışişleri Bakanı, öğle yemeğinde de İran Dışişleri Bakanı ile birlikteydik. Daha sonra ABD Dışişleri Bakanı ile görüşmemiz oldu. BM genel sekreteri Ban Ki-mun ile bir araya geldik. Arkasından İsveç ve Gürcistan’dan gelen bakanlar ile bir araya geldik” diye konuştu.

İkili görüşmelerde, BM Genel Sekreteri ile Kıbrıs ve Irak konusunu konuştuklarını belirten Bakan Babacan, “BM Genel Sekreteri, bizim Suriye ile İsrail arasında başlattığımız yeni barış görüşmeleri süreci hakkında benden bilgi istedi. Bu konuda kendisine bilgi verdik” dedi. ABD Dışişleri Bakanı Rice ile yine Irak ağırlıklı görüşme gerçekleştirdiklerini kaydeden Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Irak’ta bir Amerika varlığı söz konusu, aynı zamanda Irak Türkiye’nin komşusu. Dolayısıyla Irak’ın geleceği ile alakalı konularda ABD yönetimi ile yakın bir istişare içerisindeyiz. Bu görüşmede bölgesel konuları görüştük.

İngiltere Dışişleri Bakanı ile Kraliçe’nin en son ziyaretinin sonrasında genel bir değerlendirme yaptık. Onlar da çok çok memnunlar. Gerçekten tarihi bir ziyaretti. Kendilerinin de bu ziyaretten çok memnun kaldığını belirttiler.”

Kuzey Irak’ta gerçekleştirilen operasyonlar ile ilgili soruyu da yanıtlayan Babacan şunları kaydetti:

“Uluslararası toplum, Türkiye’nin, Irak’ın kuzeyindeki açılımını son derece olumlu karşılıyor. Uluslararası toplum, Türkiye’nin Irak’ın kuzeyindeki yönetim ile direkt diyalog içerisine girmesini olumlu karşılıyor. Ancak bizim, Irak’ın kuzeyinde bir terör sorunumuz var. PKK, varlığını Irak’ın kuzeyinde sürdürüyor. Burada önemli olan Irak’ın kuzeyindeki yönetimin sadece söylemler ile değil somut adımlar ile somut bazı eylem ile de gerçekten bu PKK terör örgütünün varlığını sona erdirmeye yönelik bazı adımlar atması gerekiyor. Bunu kendilerine, bu görüşmelerde açıkça ifade ediyoruz. Hem de uluslararası toplumun bu gerçeği görmesi gerekiyor. Yani Irak’ın kuzeyinde bir terör örgütü varlığı müsamaha edilemeyecek bir durumdur. Bizim, Irak’ın kuzeyindeki yerel yönetimden beklentimiz sadece söylemler ile değil eylemle de somut adımlar ile terör örgütünün varlığına son verecek adımları en kısa zamanda atmalarıdır. Bunu bugüne kadar farklı kanallar üzerinden haberleşerek yürüttük. Simdi direkt yüz yüze görüşerek, bu işleri yürütmeye başladık. Ancak bu direkt diyaloğun da kuşkusuz olumlu, somut sonuçlarını da görmemiz gerekiyor Türkiye olarak.”

Türkiye’nin Suriye ile İsrail arasında yürütülen barış görüşmelerinde Suriye’ye su sözü verdiği ile ilgili haberlerin hatırlatılması üzerine Babacan şöyle konuştu:


“Doğru değil. Bunun gerçekle uzaktan, yakından alakası yok. Suriye ile Türkiye arasındaki su konuları kesinlikle İsrail-Suriye barış görüşmelerinin bir unsuru değildir. Farklı dönemlerde farklı görüşmeler yapılmış olabilir, bizim başlattığımız bu yeni süreçte Türkiye ile Suriye arasındaki su konuları bu barış görüşmelerinin bir parçası, bir unsuru kesinlikle değildir. Ve sağlam bilgiye, sağlam veriye dayanmadan yapılan bu açıklamaların, Türkiye’nin uluslararası saygınlığına gölge düşürmemesi gerekiyor. Onun için bütün parlamenterlerimizden hele hele dış politika konusundaki tecrübeli parlamenterlerimizden beklentimiz, bütün dünyanın ilgi ile izlediği ve takdir ile izlediği böylesine önemli bir sürece iç siyasi kaygılar ile iç siyasi yaklaşımlar ile gölge düşürmeye çalışmamasıdır. Tabii ki, iç politikada muhalefet yapılır ama konu dış politika ise hele hele Türkiye’nin saygınlığıyla Türkiye’nin dünyadaki etkinliğiyle alakalı böyle bir konuda bunun böylesine yanlış, doğru olmayan verilere bilgilere dayanarak, içerde malzeme yapılmaya çalışılması son derece yanlış bir tutumdur.”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Taner  - Malatya
01 Haziran 2008, Pazar 21:34  
Suriye ve Irak bu terörist tutumlarını devam ettirdikleri sürece , barajlar kurdurup suyun önünü keser onları 1 damla suya mahkum ederdim. Sonrada paşa paşa kendileri gelirler. Zaten dertleri su mevzusu olduğu için terör kaynağına doğrurdan destek veriyorlar.Özellikle suriyenin izlediği kindar politika ve sinsi yaklaşımlarından utanç duymamak mümkün değil. Bugün dahi bir fransız sömürgesi gibi davranmaktan vazgeçmesini öğrenmesi gerekiyor.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları