Türk kadınlarının 1934de kavuştuğu seçme ve seçilme hakkına dünya kadınları genel olarak İkinci Dünya Savaşı sonrasında kavuştu. Türkiye 74 yıl önce parlamentodaki kadın temsil oranıyla dünya ikincisiydi, bugün ise ortalamalarda son sıralarda...
ANKARA - Seçme ve seçilme hakkına 74 yıl önce 5 Aralık 1934de kavuşan Türk kadınları, TBMMde yüzde 9.1, belediye meclislerinde yüzde 2.42, il genel meclislerinde 1.82, belediye başkanlıklarında ise 0.56 oranında temsil ediliyor.
Kadınların milletvekili seçimlerine katıldığı 1935ten beri TBMMye 8 bin 794 erkeğe karşılık sadece 236 kadın milletvekili girdi. Türkiye 72 yıl önce parlamentoda kadın temsilinde dünya ikincisiydi, bugün dünya ve AB sıralamasında sonuncu ülkeler arasında yer alıyor.
Cumhuriyetten sonra kadınların da siyasal haklarını elde etmeleri yolunda atılan adımlar kapsamında, 3 Nisan 1930da Belediye Kanununun kabul edilmesiyle belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkına kavuşan kadınlar, 26 Ekim 1933de Köy Kanununda yapılan değişiklikle köy muhtar ve heyetlerine seçilebildi. Türk kadınları, Başbakan İsmet İnönü ve 191 milletvekilinin yasa önerisi üzerine yapılan oylamayla 5 Aralık 1934te de genel seçimlere katılma ve milletvekili seçme seçilme hakkını elde etti.
Avrupada ilk defa Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanındı. 8 Şubat 1935de yapılan genel seçimlerde, TBMMye 18 kadın milletvekili girdi. Bunların 12si öğretmen, 1i edebiyatçı, 1i eğitimci, 1i doktor, 1i serbest meslek, 2si de çiftçi idi.
Genel Kurul kürsüsünden konuşan ilk kadın milletvekili, Erzurumdan seçilen Nakiye Elgün oldu. Elgün, 1935de milletvekili seçilmesinden dolayı duygularını ifade eden bir konuşma yaptı.
Kadın milletvekillerinin, 1934 seçimlerinde milletvekillerine oranı yüzde 4.51 oldu. Bu oran, sonraki yıllarda azalmasının ardından, 2002 seçiminde yüzde 4.36ya çıkabildi. 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinde Parlamentodaki kadın milletvekili sayısı 50ye yükseldi ve kadınların erkek milletvekillerine oranı 9.1 oldu.
74 YIL ÖNCE DÜNYA İKİNCİSİYDİYDİK Dünya kadınları bu haklara genel olarak İkinci Dünya Savaşı sonrasında kavuştu. Kadına seçme ve seçilme hakkı Fransada 1944, İtalyada 1945, Yunanistanda 1952, Belçikada 1960 ve İsviçrede ise 1971de verildi. 1934 yılı ve öncesinde kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkına kavuştuğu ülke sayısı 28, fiilen milletvekili seçildiği ülke sayısı ise 17 idi.
Türkiye 74 yıl önce parlamentodaki kadın temsil oranıyla dünya ikincisiydi, bugün ise dünya ve AB ortalamasında son sıralarda yer alıyor. 2007 seçimlerinde parlamentodaki temsil oranını 9.1 ile 74 yılın en yüksek ortalamasına çıkarabilen Türk kadınları, yine de dünyadaki hemcinslerinin çok gerisinde kalıyor.
Kadınların parlamentodaki temsil oranı, İsveçte yüzde 47, Norveç ve Danimarkada yüzde 38, İspanyada yüzde 36, Belçikada yüzde 35, Almanya ve Yeni Zelandada yüzde 32, Avustralya ve Litvanyada yüzde 25, Bulgaristanda yüzde 22, Amerikada yüzde 16.
Türk kadınlarının milletvekili seçimlerine katıldığı 1935den beri TBMMye 8 bin 794 erkeğe karşılık sadece 236 kadın milletvekili girdi.
YEREL YÖNETİMLERDE DE KADININ ADI YOK Türk kadını yerel yönetimlerde de söz sahibi olamadı. 2004 belediye seçimlerinde 3 bin 225 belediye başkanlığının 18ine kadınlar seçilebildi. Bunlardan sadece biri il belediye başkanlığı, 9u ilçe, 8i ise belde belediye başkanlıkları oldu.
Türkiye genelindeki 34 bin 477 belediye meclis üyesinden 834ü, 3 bin 208 il genel meclisi üyesinden ise sadece 58i kadın. Son yerel seçimlerde, Türk kadınları, belediye meclislerinde yüzde 2.42, il genel meclislerinde 1.82, belediye başkanlıklarında ise 0.56 oranında temsil ediliyor
Buna karşın belediye başkanlıklarında kadın temsil oranı dünyada yüzde 9, Avrupada ise yüzde 10.5. Yerel meclislerdeki kadın temsil oranı ise dünyada yüzde 20, Avrupada yüzde 23.9 olarak gerçekleşti.
Yerel meclislerdeki kadın oranı Almanyada yüzde 31, Danimarkada yüzde 30, İspanyada yüzde 29, İngiltere ve Avusturyada yüzde 27, Hollanda ve Fransada yüzde 26, Belçikada yüzde 21, İtalyada ise yüzde 10.