Yalnızca e-posta adresi olan Türk yönetmen
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Sinema

Yalnızca e-posta adresi olan Türk yönetmen

Dünyada sokak filmleri yapan ilk yönetmenlerden Metin Yeğin, yaklaşık 15 yılda dünyanın dörtte üçünü dolaştı ve ABD ile birkaç ülke dışında her yere gitti. Hiçbir ülkede 4 aydan fazla kalmayan Yeğin’in e-posta adresi dışında sabit bir adresi yok.


 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 15:00 TSİ 20 Mayıs 2008 Salı

İSTANBUL - 3. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali dolayısıyla İstanbul’a gelen Yönetmen Metin Yeğin, politik nedenlerle 16 yaşında girdiği cezaevinde avukat olmaya karar verdi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Metin Yeğin, Cambridge Üniversitesi’nde sinema eğitimi alırken, 12 yaşından beri içinde var olan dünyayı değiştirme isteğiyle dünyayı dolaşmaya karar verdi.
Haberin devamı

“Bir derdim vardı anlatmak istediğim ve onun için bu yolu seçtim. Başka bir yerde olanı anlatmak ve bundan insanların sonuç çıkarmasını istiyorum” diyen Yeğin, yaklaşık 15 yılda dünyanın dörtte üçünü dolaştı, ABD ile bir kaç ülke dışında gezmediği ülke kalmadı. İngilizce, İspanyolca ve Portekizce konuşan Yeğin, bu süre içinde dünyanın hiçbir ülkesinde de 4 aydan fazla kalmadı, mail adresi dışında sabit bir adresi olmadı.

Bunun kendisinde aidiyetsizlik duygusu yarattığını dile getiren Yeğin, “Uzun süre bir yerde kalmak korsanlara yakışmaz. Bir yerde fazla kalınca başka yere geçiyorum. Kendimi 5 bin yıl yaşamış gibi düşünüyorum” dedi.

Kendisini “gezici vaiz” olarak tanımlayan Yeğin, sokaklarda olanları kimi zaman yazarak, kimi zaman filmlerle anlatmaya çalıştığını söyledi.

ROUSSEAU’YU ÖRNEK ALIYOR
Metin Yeğin, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Seyahat etmek, kervana katılmaktır, handa kalıp sabah hiç tanımadığın birisiyle dostluk kurmak ve tekrar yürümektir” sözünü ilke edindiğini, yazar Jean-Jacques Rousseau’nun Paris’ten Milano’ya yürüyerek 3 ayda gittiğini belirterek, kendisinin de böyle seyahat etmeyi sevdiğini söyledi.

Dünyayı turist rotası dışında kimsenin görmediği ve bilmediği bir başka rota çizerek gezen, yaşamın ayrıntıda gizli olduğuna inanan, bir şehrin meydanının dört ayrı yerden girmeden tanınmayacağını düşünen, bir kahvede saatlerce oturup insanlarla sohbet eden ve tavla oynayan Yeğin, evi ve arabası olmadığı için de çok az paraya ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

CEP TELEFONU PARASIYLA 1 AY YAŞIYORUM
Yeğin, Türkiye’de cep telefonuna verdiği parayla herhangi bir Latin Amerika ülkesinde ya da Asya’da bir ay yaşadığına dikkati çekerek, bu gezileri sırasında maddi açıdan en büyük problemin uçak parası olduğunu, sonrasında ise sorun yaşamadığını söyledi. Çektiği filmlerden, yazdığı yazılardan az da olsa para kazandığını anlatan Yeğin, “Dünyanın her yerinde arkadaşlarım, evlerim var. Dünyanın her yerinde sürekli gittiğim bir kafe, yanında çamaşırlarımı yıkadığım çamaşırhane vardır” diye konuştu.

Bir de davet edildiği festivallerin kalacak yer ve yemeği karşıladığını dile getiren Yeğin, bu şekilde gittiği ülkelerde de birden fazla belgesel çekmeye çalıştığını söyledi.

Şimdiye kadar çektiği belgesellerin sayısını hatırlamayan Metin Yeğin, yoğunluktan çektiği belgeselleri kurgulamaya bile vakit bulamıyor. En son İstanbul’da düzenlenen İşçi Filmleri Festivali’ne katılan Yeğin, festivalde gösterilen “El Mahalla” filminin kurgusunu ise gösterimden ancak 5-10 dakika önce bitirebildiğini bildirdi.

YERYÜZÜNÜN LANETLİLERİNİN YANINDAYIM
Filmlerinde ve yazdıklarında objektif olmadığını, işçinin, emekçinin, yeryüzünün lanetlilerinin tarafında olduğunu vurgulayan Yeğin, şu görüşleri dile getirdi:

“Gittiğim ülkelerde halkla birlikte yaşıyorum. Topraksız işçi hareketinde, elimde bir kamera 13 bin kişiyle 275 kilometre yürüdüm. O zaman onlar beni bir arkadaşları olarak görüyor. Kamera bir uzuv gibi görünüyor. Önceden gittiğim yerlerde bir de çalışıyordum. Mesela, karides avcılığı ile ilgili bir belgesel çekeceksem bir süre karides avcılığı yapıyordum. Madende çalışıyordum. Onların yaşadıklarını hissetmeye çalışıyorum.”

GECEKONDUDA KALACAK
İstanbul’dan Hindistan ve Nepal’e gitmeye hazırlanan Yeğin, Hindistan’da “Kentsel Dönüşüm” olarak tanımlanan proje çerçevesinde kentlerin yıkılmasına ilişkin bir çalışma yapacağını, bu süreçte yoksullarla gecekonducularla kalacağını söyledi.

Metin Yeğin, “Bir yerde kalmanın temel bazı kuralları var. Her şeyi yemek ve her yerde yatmak zorundasınız, hiçbir şeyi takmamanız lazım. Bu da bir gezginin, seyyahın yapması gereken” dedi.

RÖPORTAJ YAPMADIĞI BİR TEK FİDEL CASTRO KALDI
Yönetmen Metin Yeğin, bugüne kadar Zapatistaların lideri “Subcomandante-Komutan Yardımcısı Marcos, Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, Arjantin’de 22 yıldır arandıktan sonra tutuklanan ve şu an uluslararası terörizm cezaevinde kalan Kızıl Tugaylar Örgütü Lideri Leonardo Bertulazzi, Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales, Uruguaylı Sol Cephe Üyesi ve Tupamoros Lideri Pepe Mujika, Venezuela’da üç neslin gerilla komutanı Douglas Bravo, Şili devrimci hareketi FPMR’nin lideri Kumandan Salvador olarak bilinen Galvarino Sergio Apablaza ile dünya çapında ünlü bir çok işçi, konfederasyon lideri, işçi, köylü, çiftçi ve gazeteci ile röportajlar yaptı.

Eski Küba Devlet Başkanı Fidel Castro ile görüşmek istediğini belirten Yeğin, “Fidel dışında dünyadaki önemli sol liderlerle görüştüm. Fidel Castro’nun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ama Fidel ile görüşme şansım da çok az. Sanırım Fidel ile görüşemeyeceğim, büyük üzüntü duyuyorum” dedi.

TÜRKİYE İLE KARŞILAŞTIRIYOR
Dünyanın sokaklarında gördüklerine Türkiye açısından ayna tutmaya çalışan yönetmen Metin Yeğin, “Aslında Türkiye’ye ilişkin filmler yapıyorum. Yaptıklarımda burası ile orası arasında karşılaştırma var. Arjantin işgal fabrikası öyküsünde Türkiye’den bir şeyler bulunur. Çünkü işçiye Türkiye ile ilgili şeyler sorulmuştur. Çünkü ben Türkiyeli’yim” diye konuştu.

Uzun yıllar Latin Amerika ülkelerinde yaşayan, oradaki insanları dinleyen ve yaşadıklarına tanık olan Yeğin, yürütülen ekonomik politikalarla insanların yoksulluktan yoksunluğa düşeceğini savundu. Kendisini tekellerin yaptıklarını anlatmak zorunda hissettiğini ifade eden Yeğin, “Bunu filmle, yazıyla, konuşarak anlatmak zorundayız. Çocuğu olanların mutlaka daha duyarlı olması lazım” dedi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

elif  - İstanbul
28 Mayıs 2008, Çarşamba 11:49  
Bence aidiyet duygusu olmadan yaşanan bir hayat.İnsanın bir evi bir yaşadığı şehri olmadan nasıl ömür sürebilir ki

faruk erken  - Ankara
19 Mayıs 2008, Pazartesi 20:26  
Bende kafama estiği gibi yaşamak isterdim ama şartlar böyle bir durumu zorlatırır nitelikte Teşekkürederim

Orçun  - İstanbul
19 Mayıs 2008, Pazartesi 10:53  
Hep Böyle yaşamak istemişimdir Hayellerimi gerçekleştiriyor bu adam.helal olsun hayırlı yolculuklar Kimsenin göremediği kadar yolcu ve hanci gören kişi.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları