Sol kol kopuk yaşamak
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat

Sol kol kopuk yaşamak

Ne demeye çalışıyor liberal kafa: Hayran olduğu sistemin Orson Welles’leri değil, yalnızca Dany Boon’ları istediğini mi -yoksa ben mi, taşkafa, anlamıyorum bu adamların meramını?

Dany Boon

 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 16:35 TSİ 04 Nisan 2008 Cuma

PARİS - Fransa’da, şimdilerde, gişe rekoru “Chti’ler diyarına hoş geldiniz” başlıklı sevimli komedi filminde. Ünlü, zeki bir komedyen Dany Boon; hem yazıp yönettiği, hem başrolünü üstlendiği filimde, Fransa’nın, bizim Karadeniz’in tekabülü bölgesinin insanlarını konu ediniyor. Geçenlerde, bir tartışma programında, eski komünist yeni liberal aydınlardan biri sözü Dany Boon’a getirdi: “Bu film ona 2008’de 6-7 milyon euro kazandıracak, bileğinin hakkıyla hem de; işte bundan, liberalizme hayranım”.
Haberin devamı

Ekranda bir tartışma izlerken, insan, bazan orada olmadığına hayıflanıyor. Yeni liberalin akıl yürütme biçimi, mantığı bir şakayı andırıyordu, ne yazık ki değildi. Ona sormak isterdim: Dany Boon’un gişe başarısının karşılığını almasıyla bir sistemin, bir düzenin başarısını açıklamak mümkün müdür?

Sinema tarihinin, yapıldığı tarihten bu yana en önemli filmi sayılan “Yurttaş Kane”in ticari başarısızlığı dillere destan öyküdür, ne demeye çalışıyor liberal kafa: Hayran olduğu sistemin Orson Welles’leri değil, yalnızca Dany Boon’ları istediğini mi -yoksa ben mi, taşkafa, anlamıyorum bu adamların meramını?

İspanya genel seçimlerinden kısa bir süre sonra, Fransa’daki yerel seçimleri solun kazanması liberalleri öfke krizine sürükledi, görüyoruz. Bir konuda haklılar: Sol, Avrupa’nın siyasal yaşamında öne çıkıyor ama kendi içinde bunalımlı, yenilenmeyi gerektiren bir konumda. Öfkenin kaynağında da bu durumu görüyoruz kaldı ki: Ya, bir de toparlanmış olsalardı?

Peki neden, bu durgunluk tablosuna karşın, Fransa’daki yerel seçimlerden utkuyla çıktı sol? İşin tuhafı, seçmenlerin pragmatik gerekçeleri yüzünden. Bir yıl dolmadı, başkanlık seçiminde, solun adayına karşı Sarkozy’yi gösterirken de aynı gerekçelerden hareket etmişti seçmenlerin çoğunluğu: Sağın adayı, özellikle ekonomik tıkanıklığı gidermeyi, yurttaşlarının satın alma gücünü oldukça inandırıcı biçimde arttırmayı vaadetmişti. Bir yıl dolmadan, sözlerinin kurusıkı olduğu anlaşıldı.
Edgar Morin

Gene de, yerel seçimlerde solun tercih edilmesi, yaşadığı bütün çalkantılara karşın Sosyalistlerin, bir parça da aynı yelpazede yeralan Komünistlerin ve Yeşillerin, daha önce “Sosyal programlar” çerçevesinde başarılı adımlar atmış olmalarına bağlanıyor. Pragmatik gerekçe derken bundan sözediyorum: Fransa’da sol, toplu taşıma sorunlarına, emekli haklarına ve sendikal hareketle elele ücret politikalarına ilişkin somut iyileştirmelere imza atmıştı geçmişte, seçmen bu taleplerini yineliyor.

Bir tür denge politikası, sonuçta. Liberal siyaset bir başına yetersiz ve insafsız ölçüler geliştirdiği için, yurttaş onu sosyal siyasetlerle dizginlemek istiyor.

Burada, bana asıl önemli görünen unsur, sol düşünceye bağlılığını sürdüren, dönem bunu gerektiriyor mantığıyla sağa çarketme yoluna sapmayan aydınların yol göstericiliği. Fransa, yalnızca sınırları içinde yaşayan yerel şahsiyetlerin görüşlerine açık toplumlardan değil.

Dolayısıyla, eleştirel sol düşüncenin yeni çözümler üreten kafaları arasında, Edgar Morin gibi en olgun yerli düşünce adamlarıyla, Immanuel Wallerstein gibi olgun çağındaki yabancı düşünürleri de bağrına basıyor.
Immanuel Wallerstein

Wallerstein 77 yaşında ve Ecole Pratique’de ders veriyor bu yıl, son kitabı “Evrensel Avrupa” ile hayli sıkı eleştiriler getirdi eski kıtanın yeni düzenine. Morin’in peşpeşe çıkan iki kitabı, “Nereye Gidiyoruz?” ve “Uçuruma Doğru mu?”, biribirini tamamlayan iki soruyla, uygarlığımızın 11 Eylül sonrası görünümünü didikliyor.

Onca örnek arasından ikisine değiniyor olmam, sol düşüncenin etkin saflarını bu isimlerle sınırladığım izlenimini uyandırmasın: Güçlü, çalışkan bir aydın topluluğu seferber solda. Bizim Türkiye’de nicedir eksikliğini duyduğumuz gizilgüç bu işte: Hâlâ İdris Küçükömer’de çıkış noktasını arayan eski solcu yeni liberal aydınlarımızdan tek bir soluklu çalışma çıkmıyor: Solda ve sağda ciddi, medya kuşu kesilmeye hevesli olmayan, kılavuz beyinlere gereksinme duyuyor Türkiye.

Enis Batur’un önceki yazıları

  • Küçük Prens’in uçağını düşüren adam
  • Fransız’a Fransız kalmak
  • Glucksmann’giller ve Mayıs 68
  • Yeni Roman’ın ‘Papa’sı öldü
  • Gönülçelen Villepin
  • Kökü korunan kültür yaşar
  • Devlet ve sanat: Dikenli tel üstün(d)e
  • Simone ve gerisi
  • Almanya, Kara Yıllar
  • Tütün kültürünü anlamıyorlar
  • Türk aydınını Paris’e çeken
  • Fransız kültürü gerçekten öldü mü?

  •  

    Bu habere oy ver
    Düşük
    1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
    Yüksek
         •  En çok puan alan haberler

    Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

    Erdem  - Yurt Dışı
    04 Nisan 2008, Cuma 21:03  
    Aslinda oyle aydinlarimiz var. Ahmet Insel ilk aklima gelen isim. Ama ne yazik ki, Turkiye"de "Sol" dusunce sistemini anlayabilecek kisi sayisi cok sinirli. Bu yuzdendir ki CHP ve onun gibi partiler kendilerini "Sol" olarak niteliyorlar. Uzaktan yakindan alakalari olmamasina ragmen...Cok yazik...

    Cengiz Çagla  - İstanbul
    04 Nisan 2008, Cuma 20:17  
    Enis Batur keskin bakisi ve rahat uslubuyla kendini okutturmasini biliyor.iyi bir gözlemci... saglam yerde durup oradan bakiyor. Sadece biçim degil, içerik de önemli. Yazdiklarina katilmamak mümkün degil.Dogru söylüyor. Bazi gazetecilerimiz yazi yazmaktan okumaya zaman bulamiyorlar sanirim.Sayelerinde memleket entellektüel açidan çöle döndü. Çok okuyup az yazmalari lazim halbuki. Belki bir kaç köse yazarimiz Enis Batur okur da yazdiklari çesitlenir, zenginlesir, ntv sayesinde...

    Bütün Görüşleri Oku

    Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
    Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları