İSTANBUL - Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği Başkanı Mehmet Ege ve Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği İstanbul Temsilcisi Orhan Kurtuldu NTVMSNBCnin sorularını yanıtladılar. Ege, Trabzon Devlet Tiyatrosunun oyunuyla ilgili soruşturma açılması için girişimde bulunacağını söyleyen Rize Valisinin “Sanat özgürce yapılabilmelidir. Ama devletten maaş alan bir tiyatro ekibinin oyunlarında siyasi mesaj vermesi etik değildir sözlerine karşı, Devlet bize hükümeti methetmemiz için para vermiyor derken, Kurtuldu da sansürlenen Başbakan kimden korkar? sözüne atfen, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgini kastederek Genel Müdür kimden korkar? dedi.
Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği Başkanı Mehmet Ege, tepkisini şöyle ifade etti:
Devlet bize hükümetleri ve politikalarını methetmemiz için para vermiyor. Trabzon Devlet Tiyatrosundaki bu son durum gösteriyor ki, hükümetin politikaları doğrultusunda tiyatro yapmamız istenir hale gelebilir, bu bekleniyor. Şu anda benim sahneye koyduğum, Ankarada oynamakta olan Yıldız Yargılanması, Nurçin Demirin sahneye koyduğu Bir Halk Düşmanı, sayabileceğimiz daha birçok oyun, tiyatro sanatının temel işlevi olan toplumsal ve tarihsel olaylara, yaşamı ve insanı ilgilendiren her türlü olaya eleştirel gözle bakar.
DEVLET BİZE NE İÇİN PARA VERİYOR? Devlet Tiyatrosu sanatçısı olmak tiyatronun bu temel işlevine farklı yaklaşmanın gerekçesi olamaz. Devlet bize, tıpkı yaygın eğitim gibi örgün eğitim anlayışı içinde tiyatro yapmak üzere para veriyor. Ama ne yazık ki, özellikle son 5-6 yılda uygulanan politikalarda devlet ve hükümet kavramları birbirine karıştırılmaktadır. Ödenekli sanat kurumlarının hemen tamamı hükümetlerin emrindeki kurumlarmış gibi algılanmaktadır.
GENEL MÜDÜRLER KİMDEN KORKAR? Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği İstanbul Temsilcisi Orhan Kurtuldu da, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgine tepki gösterdi. Söz konusu oyunun daha önce defalarca oynandığını belirten Kurtuldu, Başbakan kimden korkar sözünün sansürlenmesine atfen, Türkiyede genel müdürler kimden korkar? diye sordu. Kurtuldu şöyle devam etti:
Tiyatro, hayatın aynasıdır, deriz. Bu bir gerçekse hayatın her yanını gösterir, göstermekle yükümlüdür. Tiyatro seyircisine ihanet edemez. Demokrasilerde bu kabul edilebilir bir uygarlık ölçüsüdür. Biz uygar bir toplum olmak istiyorsak, sanatın üzerindeki bu baskıların kaldırılması lâzım. Sanat herkesle ilgili eleştirisini yapmakta özgürdür. Yarası olan gocunmalı; ama gocunmayla kalmalı, tehdide dönüştürmemeli. Sanattan korkmaya gerek yok. İyi doğru şeyler yapıyorsanız, eleştiriler de sizi yüceltir. Devlet Tiyatrosunda sansür ve ceza
Sanata ve sanatçıya ne kadar değer veren bir hükümet
bu. Türbandı, özgürlüktü konuşmayı biliyorlar. Sanatta
özgür oluncada ceza veriyorlar. Bravo bravoooo...
UYANIN ARTIK!!!
gürkan - İstanbul
19 Mart 2008, Çarşamba 11:37
Devlet tiyatrosu sanatçılarımız bu
baskıyı göğüsleyecek güçtedir.
ayşe - İstanbul
19 Mart 2008, Çarşamba 11:27
Sansürün ülkemizde geldiği boyut işte
budur. Hukuki bir hakkı bile
kabullenemeyen insanlardan, sanatı
kabullenebilmelerini beklemek pekala
mümkün olmayacaktır. İşlerine
geldiklerinde ancak özgürlükçü ve
demokratiktirler... Oturup Zeki Alasya
ve Metin Akpınar zamanında yapılmış
kabereleri inceleyip, mizah yönlerini
geliştirmelerini tavsiye ederim...