Gönülçelen Villepin
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat

Gönülçelen Villepin

Villepin’in gönlünü Nâzım’ın çelmesi de benim gönlümü çeldi! Lâf aramızda, pek çok özelliğine kızardık şüphesiz, ama Bülent Ecevit gibi birinin ülkemizin Başbakanı olması gizliden gizliye gurur duygusu yaratırdı içimizde, özellikle dış dünya karşısında.

Villepin

 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 19:47 TSİ 29 Şubat 2008 Cuma

PARİS - Sabiha Rifat en yakın dostumun annesi, en sevdiğim şairin eşi olmanın ötesinde saygın, sıra dışı, özel bir insandı: Başta Balzac’tan, çevirileri, hocalığı, susuz okurluğu, kişiliği ile. İstanbul Üniversitesine Leo Spitzer gibi yolaçıcı bir ustanın Hitler’den kaçarak geldiği yıllarda, sınıfında kimler olmamış ki: Nesteren hanımdan Süheyla hanıma, Mina Urgan’dan Safvet Tanman’a, Sabiha Rifat da orada yetişmiş.
Haberin devamı

Yanılmıyorsam 2003’deydi, Samih Rifat aktardıydı: Akşam telefon etmiş annesine ve ne yaptığını sormuş: “Televizyonda Başbakan’ı dinliyorum” demiş Sabiha hanım: “Hem çok kültürlü, hem yakışıklı adam”, Atatürk devrimlerine bağlılığını bildiği annesinin bu yanıtı çok şaşırtmış Samih’i: “Hangi kanalı izliyorsunuz” diye sormadan edememiş. Meğer TV5’e, uluslararası yayın yapan Fransız kanalına bakıyormuş annesi, ekranda dönemin Fransa Başbakanı Domnique de Villepin konuşuyormuş.

Bugünlerde gene ekranda Villepin, bir programdan ötekine durmadan konuk ediliyor. Bu kez çağrılma nedeni siyaset değil, yeni çıkan kitabı “Uykusuzluk Oteli” vesilesiyle kendisine yöneltilen soruları yanıtlıyor. Sarkozy’nin İçişleri Bakanı olduğu dönemde Başbakanlık yapan Villepin, anladığım kadarıyla başarılı bir dönem geçirmedi ve geri plana çekildi. Avrupa’da genellikle çekilmeyi biliyorlar. Siyasal deneyimlerini mi aktarıyor, yeni kitabında? Hayır: Baştan uca şairler üzerine bu kitabı; okuma serüvenini, kendisinde iz bırakmış şiirleri konu edinmiş “Uykusuzluk Oteli”nde.

Böyle bir merakı olduğunu rastlantıyla öğrenmiştim. Yaklaşık dört yıl önceydi, evde telefonum çaldı bir sabah, karşımda Ankara’daki Fransa Büyükelçisi’ni buldum; uçağa (hemen) atlayıp gelmemi rica ediyordu, Başbakan ani biçimde Türkiye’ye gelmiş, öğle yemeğinde bir-iki Türk şairiyle buluşmanın yolunu arıyormuş. Olanca kabalığımla “ben devlet erkânıyla yemek yemem” demedim tabiî, uçak korkumu bahane ettim ve evden aldırabilirlerse, Fransızca bir şiir kitabımı imzalayıp iletebileceğimi ekledim. Bir hafta geçmeden, Başbakan’dan elyazısıyla yazılmış şahsî bir teşekkür mektubu geldiydi.
Nazım Hikmet

“Uykusuzluk Oteli”nde, yalnızca Fransız şairlerinin arasında dolaşmıyor Villepin, yapıtlarından etkilendiği yabancı şairlere de açılıyor. Özellikle Celan’ın, Mandelştam’ın şiirine yakınlık duyduğu göze çarpıyor. Bir sonraki halkada, kitabında tam üç sayfa yeralan Nâzım Hikmet’e geliyor sıra: Belli ki Nâzım’ın bazı mısraları gönlünü çelmiş. Ne yalan, Villepin’in gönlünü Nâzım’ın çelmesi de benim gönlümü çeldi!

Lâf aramızda, pek çok özelliğine kızardık şüphesiz, ama Bülent Ecevit gibi birinin ülkemizin Başbakanı olması gizliden gizliye gurur duygusu yaratırdı içimizde, özellikle dış dünya karşısında.
Ecevit

Yabancı meslektaşlarının çoğundan daha kültürlü, nefis bir İngilizceyle kendini ifade edebilen devlet adamı vatandaşını da yüceltiyor bir bakıma.
Ne yazık ki siyasal başarının ya da becerinin anahtarı değil bu, hiçbir ülkede. Villepin’in kariyeri büyük olasılıkla bitmiştir, Fransa’yı şimdi ne kadar yontulsa yontulamayacak bir adam temsil ediyor. Ama nerede durum daha parlak ki: Devlet adamlığı kavramı dolaşımdan kaldırılmış eski paralar gibi, dükkân vitrinlerinde koleksiyoncularını bekliyor.

Gelgelelim, safkan karamsar değilim bu konuda.
Sarkozy

Sözümona “işbitirici” politikacıların dönemi uzun sürmeyecek bana kalırsa: Hepsi, sırayla, yönettikleri ülkelerinin işini bitiriyorlar çünkü! Sarkozy de hızla tepetaklak olacağa benziyor.

Büyük gişe beklentileriyle gerçekleştirilen “Asterix Olimpiyat Oyunlarında”yı izledim. Oldukça başarısız bir film çıkmış ortaya. Buna karşılık, Sezar rolünü üstlenen Alain Delon tek sıfatla muhteşemdi. Yönetmen, gününe uyarlama çabasını epey abartmış aslında, ama kör cahil Brutus portresinde her türden başkanı seçilebiliyordu günümüzün.

Enis Batur’un önceki yazıları

  • Kökü korunan kültür yaşar
  • Devlet ve sanat: Dikenli tel üstün(d)e
  • Simone ve gerisi
  • Almanya, Kara Yıllar
  • Tütün kültürünü anlamıyorlar
  • Türk aydınını Paris’e çeken
  • Fransız kültürü gerçekten öldü mü?

  •  

    Bu habere oy ver
    Düşük
    1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
    Yüksek
         •  En çok puan alan haberler

    Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

    larabel  - İzmir
    07 Mart 2008, Cuma 13:56  
    sizi seviyoruz Enis bey, o değerli fikirleriniz ve yorumlarıniz yeni kuşaklar için öğretici ve aydınlatıcı, ülkemizin geleceği için hayati.

    Saadet Demircan  - Yurt Dışı
    04 Mart 2008, Salı 19:45  
    Enis Bey yazilarinizin en yakin takipcisiyim. Benim Paris ile sizin Paris ve Turkiyemiz sizde sade, entellektuel ifadeler bulurken ben de bambaska olabiliyor. Sizden cok sey ogreniyorum, saglik ve sevgiler

    rıdvan IŞIK  - Elazığ
    02 Mart 2008, Pazar 20:11  
    Hrrşeyin ilkel siyasetin bulaştığı bu dönemde Enis Bey"in yazısı gönül açıcı,sağolsun...

    Bütün Görüşleri Oku

    Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
    Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları