‘Sessiz Direniş’ İstanbul Modern’de
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Sahne Sanatları

‘Sessiz Direniş’ İstanbul Modern’de

Rus fotoğraf sanatçılarının Bolşevik Devrimi sonrası ortaya çıkan baskıcı yapıya tepki olarak ortaya çıkan “Sessiz Direniş” sergisi, İstanbul Modern Sanat Müzesi’nde açıldı.

Rodchenko'nun fotoğraflarından ikisi.

 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 15:55 TSİ 14 Şubat 2008 Perşembe

İSTANBUL - “Sessiz Direniş” sergisine ilişkin İstanbul Modern’de düzenlenen basın toplantısında konuşan müzenin Fotoğraf Sergileri Küratörü Engin Özendes, resimsellik akımının öncülerinin, fotoğrafın uyum ve dengesinin gerçekçilik etkisinden daha önemli olduğunu savunduklarını, bu nedenle fotoğrafın negatiflerine elle müdahale ya da boyamaya varan değişik teknikler kullandıklarını söyledi.
  • Sergiden görüntüler
    Haberin devamı

    Özendes, dünyada bu akımın öncülerinin, gerçekçilik eğilimli fotoğrafçılar tarafından, “ressam taklidi” olmakla suçlandıklarına da ifade ederek, yine de Rus fotoğrafçıların önemli bir kısmının bu akıma “sıkı sıkı sarıldığını” ve yüzyıl başından 2. Dünya Savaşı dönemine kadar bu çeşit ürünler vermeye devam ettiklerini belirtti.

    Engin Özendes, “Sessiz Direniş sergisi, sergilemenin yanında bilgilendirmeyi de amaçlayan fotoğraf sergilerimizin ilkidir. Her aşamada uyumlu çalışmaları ve içten yardımı nedeniyle Olga Sviblova ve Moskova Fotoğraf Evi Müzesi’nin tüm çalışanlarına teşekkür ederim” diye konuştu.

    SVİBLOVA: ADETA KAÇIŞ ADASI
    Moskova Fotoğraf Evi Müzesi Direktörü ve serginin Küratörü Olga Sviblova da resimsellik akımının, Rus fotoğraf sanatında Bolşevik devriminin yarattığı köklü değişime uyum problemleri, yaşanan iç çatışmalar ve fakirliğin yarattığı umutsuzluk ortamından kaçış, sanatta da buna paralel gelişen katı gerçekçilik akımına tepki olarak ortaya çıktığını söyledi.

    Akımın Rus fotoğrafında, daha sonra Stalin döneminde baskıcı ortamın devam etmesi nedeniyle 1940’lara kadar uzanan bir süreçte etkili olduğunu ifade eden Sviblova, sözlerine şöyle devam etti: “Bu akım adeta bir kaçış adasıydı. Resimselliği Rus fotoğraf tarihinin yeniden yapılanması olarak tanımlayabiliriz. Resimsellik akımı, bir anlamda direnmenin estetiğidir. İşin özünde aslında protesto vardır. O dönemde Rusya’nın katı gerçekçiliğine bakıldığında, bu katı gerçekçiliğe
    kapalı gözlerin protestosudur. Devrim, tabii her şeyi yerle bir etmişti. Bir anlamda afete yol açmıştı. Bu akım, insanlar yiyecek bir lokma bulamazken, geleceğe dair umut arayışı içindeyken, fotoğraf sanatının yarattığı devrim olarak adlandırılabilir. ”

    Sviblova, 1990’lı yıllarda SSCB’nin dağılmasıyla her şeyin yüzyıl başındaki gibi tekrar kökten değiştiği Rusya’da resimsellik akımının da yeniden önem kazandığını vurguladı.

    “Sessiz Direniş - Rus Fotoğrafında Resimsellik” başlıklı sergide, Alexander Rodchenko, Sergei Lobovikov, Alexander Grinberg, Yuri Yeremin ve Aleksei Mazurin’in de aralarında bulunduğu 18 Rus fotoğrafçının 1898’den 1940’lara uzanan süreçteki üretimlerinden toplam 194 orijinal baskı yer alacak.

    Tümü döneminin en seçkin yapıtları olan fotoğraflardan oluşan sergi, 25 Mayıs’a kadar izlenime açık kalacak.

    Öte yandan, sergiye yönelik hazırlanan basın bültenindeki bilgilere göre, Rus resimsel fotoğrafının ustaları, Bolşevik Devrimi’nden sonra 1920’li yıllarda yönetimin zulüm ve baskısı altında kaldılar.

    Kişisel varoluşlarını ve estetik deneyimlerini ifade etmeyi arzulayan resimsellik akımının temsilcileri, “burjuva ideolojisinin destekçileri”, “idealist - bireyciler” ve “devrim öncesi yaşam tarzının savunucuları” olmakla, “sınıf çatışması kuramı yerine burjuva değerlerini öne çıkarmakla” suçlandılar. 1935 yılı sonrasında bu alanda
    çalışan fotoğrafçılara baskı uygulanmaya başlandı.

    Alexander Grinberg, “pornografi yayınlamak” gerekçesiyle Stalin’in kurduğu işçi kamplarından birine gönderildi. Vasili Ulitin, Moskova’yı terketmeye zorlandı.

    Resimsellik akımı temsilcilerinin yaratıcı çalışmaları engellenirken, 1930’ların sonuna doğru yapıtlarını yurt dışında sergilemelerine de izin verilmedi.

  •  

    Bu habere oy ver
    Düşük
    1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
    Yüksek
         •  En çok puan alan haberler

    Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

    Çağrı Kınıkoğlu  - İstanbul
    26 Şubat 2008, Salı 13:39  
    Sovyetler Birliği tarihe karıştı ama hala huzursuz etmeye devam ediyor anlaşılan. "Bolşevik devrim"in kıtlık, felaket, yoksulluk yarattığı doğru değildir. Sanat tarihi açısından bakıldığında, görüşler tamamen yanlıştır. Sovyet sanatçıları, özellikle bahsedilen dönemde, insanlık ve sanat tarihinde çığır açmış sanatçılardır. Sinema, müzik, tiyatro, edebiyat, heykel, fotograf alanında Sovyet sanatçıları olağanüstü bir yaratıcılık ve üretimde bulunmuşlardır. Ayzenştayn, Şostakoviç, Meyerhold, Şolohov, Tatlin, Rodçenko... Bu isimler, yanlışlamaya yeter herhalde.

    Şener Aslan  - İstanbul
    13 Şubat 2008, Çarşamba 22:22  
    Aslında çok anlamlı bir gün, ama bu günü anlamsızlaştıran piyasa düşkünleri oluyor her zamanki gibi. Ben sevgilime kendim hazrladığım birşeyler göndereceğim, köşesinede yazabildiğim kadar bir iki dörtlük yazarsam benden iyi kimse yoktur :) Tektaş yüzük alacak kadar paranız yoksa, mutlusunuz demektir ;)

    Bütün Görüşleri Oku

    Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
    Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları