Yeni YÖK Başkanı bağımsızlık istedi
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Hidden Güncel Subsection » Eğitim

Yeni YÖK Başkanı bağımsızlık istedi

YÖK Başkanı Özcan, merakla beklenen ilk açıklamasını yaptı: Bağımsızlıkla ilgili çok fikrim var. Rektörleri kendi hallerine bırakırsak, mükemmel işler yaparlar. Yasaklar da kendi kendine ortadan kalkar.

Gazeteciler YÖK Başkanı'nı adım adım izliyor.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 09:50 TSİ 17 Aralık 2007 Pazartesi

ANKARA - Yeni YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan, bu göreve atanınca, geçen yıl türban yasağıyla ilgili verdiği “özgürlük” demeci gündeme getirilmişti. Özcan, görevdeki 4’üncü gününde, önce rektörlerle tanıştı; sonra merakla beklenen açıklamasını yaptı. “Ben oldukça demokrat bir adamım. Benim hakkımda her şeyi konuşabilirsiniz, yeter ki terbiye sınırları aşılmasın. Kafaya tabanca dayamadan her şey konuşulmalı” diyen Özcan’ın ilk işi Selçuk Üniversitesi’nde ‘soruşturma’ açılan Doç. Şahin Filiz’in sorununu çözmek olmuş.
Haberin devamı


İLK İŞİ DOÇ. FİLİZ’İN DURUMUNA EL KOYMAK
Özcan, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığı’nın, “izinsiz olarak il dışına çıktığı ve televizyon kanallarında programa katıldığı” gerekçesiyle hakkında disiplin soruşturması açılan İslam Felsefesi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Şahin Filiz’i arayıp durumu öğrendiğini söyledi.

Daha sonra “hem teyit etmek, hem de durumu düzeltmek için” Selçuk Üniversitesi Rektörü Süleyman Okudan’ı aradığını ifade eden Prof. Dr. Özcan, şöyle konuştu:

“Önemli olan, üniversitelerde küçük nedenlerden dolayı huzursuzluklar çıkartıp, kamuoyunda üniversiteleri küçük düşürmek olmamalı. Rektör Bey sağolsun, olumlu yaklaştılar ve ‘Biz bunu düzeltiriz’ dediler. Biz, öğretim üyelerinin televizyon programlarına katılmak için izin almadan şehir dışına çıktıklarını biliyoruz. Bazen bu akşam vakitlerine denk geliyor, izin alamıyorlar. Bu, çok da önemli bir şey değil. Bir intihal ve zimmet suçu değil. Böyle suçları affetmeyelim ama sonuçta bir bilim adamı.

ORUÇ TUTMAMASI KİMSEYİ ALAKADAR ETMEZ
“Filiz Bey’in konusunda sadece izinsiz gitme yok. Birazcık kural dışı durumları olan bir öğretim üyesiymiş. Kendisi de bana ‘İşte ben Ramazanda oruç tutmam’ dedi. Onun oruç tutup tutmaması beni hiç alakadar etmez, ‘kimseyi de alakadar etmez’ diye düşünüyorum. Üniversitede böyle birkaç aykırı davranış üst üste gelirse bakışlar değişiyor, negatif enerji topluyor. Kendisini belki de az cezalandırmak istenmiş olabilir, ama durum düzeldi. İnşallah bundan sonra olmayacağını düşünüyorum. Böyle küçük şeylerden dolayı üniversitelerin ismi geçmez ve gazetelere küçük düşmeyiz.”

KAFAYA TABANCA DAYAMADAN HER ŞEY KONUŞULMALI
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, kendisi hakkında yapılan eleştirilerle ilgili şunları söyledi: “Bilmeden konuşuyorlar. Ben oldukça demokrat bir adamım. Benim hakkımda her şeyi konuşabilirsiniz. Yeterki terbiye sınırları aşılmasın. Herkes, herkes hakkında konuşsun, bunda bir zarar yok. Birbirimizin kafasına tabanca dayayıp zorlamadıktan sonra her şey konuşulmalı. Benim üniversiteler için istediğim de bu. Herkes konuşsun ama bu, terbiyeyi aşmasın. Birbirimize zarar vermeyecek şekilde tartışalım. Bu, demokratik bir bağımsız üniversite demektir. Bunun özlemini duyuyor, onun için çalışıyoruz”

REKTÖRLERİ KENDİ HALİNE BIRAKALIM
Üniversitelerdeki yasaklardan bahsedilirken yalnızca “başörtüsü” konusunun ele alınmasını da eleştiren Özcan, şöyle devam etti: “Hiç alakası yok. Ben farklı şeylerden bahsediyorum. Üniversitelerin özgürlüğünden bahsediyorum. Üniversitelerdeki özgürlük kavramının içi doldurulmak isteniyorsa, çok farklı şeylerle doldurulabilir. Sadece bir şekilde (başörtüsü) değil, buna dikkat etmek lazım. Benim bağımsızlıkla ilgili bir çok fikrim var. Bu idari, mali bağımsızlık olabilir. Bilimsel bağımsızlık olabilir. İçini doldurmanın bin yolu var, konu sadece başörtü ve katsayı değil. Bu, üniversiteleri serbest bırakarak sağlanabilir.

KONU EDİLEN YASAKLAR KENDİLİĞİNDEN KALKACAK
“Bu, serbestlik ortamı yaratarak, rektörleri soruşturmaya tabi tutmayarak, küçük nedenlerden dolayı onları baskı altında tutmayarak, onları kendi hallerine bırakarak sağlanabilir. Rektörleri kendi hallerine bırakarak mükemmel işler yapacaklarını düşünüyorum. Konu edilen yasaklar da kendi kendine ortadan kaldıracaklardır. Hiç kimse o işlerle (türban ve katsayı) uğraşmayacak.”

ÇÖZÜM İÇİN ANAYASA MAHKEMESİ’NE GEREK YOK
YÖK Başkanı Özcan, başörtüsü sorunuyla ilgili Anayasa Mahkemesi kararlarının hatırlatılması üzerine de sorunun çözümü için bunlara gerek olmadığını savundu.

Özcan, “Onların savlarını biliyorum. Bunlar, üniversitenin dışında konmuş yasaklardır. Mahkemelerle ilgilidir. Bu bakış meselesidir. Öyle bir kural olabilir. Ama siz onu önemli görmeyebilirsiniz, bir sürü insanı rahat ettirirsiniz. Biz öyle bir sonucun çıkacağını ümit ediyoruz” diye konuştu.

Göreve geleli 4 gün olduğunu da hatırlatan Özcan, “4 günde çok fazla bir şey öğrenemedim. Öğrenme süreci biraz uzun sürer. Öğrendikçe kanaatim değişecek. Şimdi çok memnunum. Olayın algılanması iyi. Beni iyi karşıladılar. Beni destekleyenler, eleştirenlerden daha fazla. Sivri olarak eleştiren birkaç eski YÖK Başkanı ve onun etrafındaki bir kaç kişi var. Ama tanıdıkça onlar da vazgeçecekler diye düşünüyorum” dedi.

YÖK’te yeni başkanla ilk toplantı

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

sümeyye çakıl  - K.Maraş
21 Aralık 2007, Cuma 11:37  
artık bütün sorunların çözülecegine inanıyoruz inş. yeni yök başkanımız herşeyi yoluna koyacak inş bizler çok umutluyuz yeni yök başkanından inş umutlarımızı yıkmaz. madem burası demokrat bir ülke bu başörtü ,katsatı sorunlarının olması çok saçma zaten. hiç kimsenin ögrencilerimizin gelecegini karartmaya hakkı yok. türkiyenin bu büyük ayıbını kapatsın artık.

Ali Belliyol  - Balıkesir
17 Aralık 2007, Pazartesi 11:56  
Bence sayın YÖK başkanımız, öncelikle akademik yükseltmelerde Rektörlere verilen sınırsız yetkiyi kaldırmalıdır. Bugün bir akademisyen bir akademik yükselmeyi hakettiği halde rektörü istemezse ilana çıkılmıyor ve o kişi Profesörlük şartlarını yerine getirse de profesör olamıyor. Bu durum çok yanlış bir uygulamadır. Bilimsellik yerine rektörün sizin hakkınızdaki düşünceleri önem kazanıyor. Sizin tipinizi bile beğenmese, bu, atamaması için bir sebep olabiliyor. İşin tuhafı, bu kişi profesör olacak nitelikleri taşıyor, niye engel oluyorsun diye de kimse soramıyor.

Ali Belliyol  - Balıkesir
17 Aralık 2007, Pazartesi 11:35  
Bence sayın YÖK başkanımız, öncelikle akademik yükseltmelerde Rektörlere verilen sınırsız yetkiyi kaldırmalıdır. Bugün bir akademisyen bir akademik yükselmeyi hakettiği halde rektörü istemezse ilana çıkılmıyor ve o kişi Profesörlük şartlarını yerine getirse de profesör olamıyor. Bu durum çok yanlış bir uygulamadır. Bilimsellik yerine rektörün sizin hakkınızdaki düşünceleri önem kazanıyor. Sizin tipinizi bile beğenmese, bu, atamaması için bir sebep olabiliyor. İşin tuhafı, bu kişi profesör olacak nitelikleri taşıyor, niye engel oluyorsun diye de kimse soramıyor.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları