Özcanın muhafazakar olduğu yorumlarına; İslam Ekonomik Gelişmeye Engel midir: Karşıt Delil ve Bazı Metodolojik Düşünceler, Muslims in Canada (Kanadadaki Müslümanlar), Ülkemizdeki Cami Sayıları Üzerine Sayısal Bir Inceleme başlıklı çalışmaları dayanak gösterilirken, eşinin Oxford mezunu olduğu, Bilkent Üniversitesinde iktisat bölümü hocalığı yaptığı ve başının açık olduğu da kaydediliyor.
ODTÜYE POLİSİ SOKTU
Milliyet gazetesi Özcanın öğrenci olaylarına sahne olan ODTÜde terörle mücadele başta olmak üzere çeşitli konularda polisle işbirliği yaptığını duyurdu.Uluslararası Güvenlik ve İnsan Hakları Araştırma Merkezi adı verilen çalışmanın, polisin elindeki bilgiler ile üniversite birikimini bir araya gelmesi sonrasında hazırlanacak raporlarla, ulusal güvenlik politikalarının tespitini amaçladığı, Özcanın ODTÜ kampusünde konuşlandırılacak Uluslararası Güvenlik ve İnsan Hakları Araştırma Merkezinin çalışmalarına, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı ile birlikte başkanlık ettiği belirtiliyor.
Bu bilgi Yeni Şafak gazetesinin internet sitesinde ise ODTÜde yeni açılım yorumuyla veriliyor. Haberde, Özcanın atanmasının sürpriz olduğu da ifade ediliyor; YÖK Başkanlığı için Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Doğramacı, AK Parti tarafından YÖK üyeliklerine atanan Prof. Dr. İzzet Özgenç, Prof. Dr. Halis Ayhan ve Prof. Dr. Enver Hasanoğlunun isimlerinin geçtiği kaydediliyor.
ÇANKAYA ANKETİ ÖZCANIN ŞİRKETİNDEN
Prof. Yusuf Ziya Özcanın Ankara merkezli düşünce-araştırma kuruluşu Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Bilim ve Danışma Kurulu Başkanı olduğu, Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi (UHP)Yazı Kurulu olduğu da kaydediliyor.
Özcanın ayrıca Pollmark araştırma kuruluşunun kurucularından olduğu, Erdoğanın Ahmet Necdet Sezerden sonra cumhurbaşkanı adayını belirlemek için araştırmayı da bu şirkete verdiği hatırlatılıyor; AK Partililer arasındaki anketin sonucunda Abdullah Gül ismi çıktığı kaydediliyor.
Pipo içtiği, şakacı olduğu haberleri arasında, öğrencileri tarafından sevilen bir hoca olduğu, meslektaşları tarafından iyi bir akademisyen olarak nitelendiği, dürüstlüğünün altının çizildiği, Avrupa Birliğini desteklediği de belirtiliyor.
TÜRBAN İÇİN NE DÜŞÜNÜYOR?
Özcanın, Türban yasağı kalkarsa, üniversitede başı açık kimse kalmaz diyen Tarhan Erdemin analizine, Sabah Gazetesinde 10 Eylül 2007 tarihinde yayımlanan şu yorumu da hatırlatılıyor: Hiç öyle düşünmüyorum. Hatta serbestlik ortamı oluşacağı için türban takanların bir kısmı vazgeçecek. Türban takmayanların gereksiz korkuları var. Serbestlik olursa, daha liberal demokrasi olur. O zaman bu mesele konuşulmayacak. Çevre baskısı asla olmayacak. Kadınlar ilk aşamada eşitlik konusunda kan kaybedebilir. Erkekler açık olana ilgi duyup, farklı davranabilir. İnşallah bunla uğraşmak zorunda kalmayız.
RESMİ ÖZGEÇMİŞİ
Prof. Özcanın açıklanan özgeçmişi ise şöyle:
5 Mart 1951de doğdu. Ankara Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden 1973 yılında mezun oldu. 1973-1975 yılları arasında aynı bölümde asistan olarak görev yaptı. Sosyoloji eğitimine ABDdeki Chicago Üniversitesinde devam etti, yüksek lisansını 1978 yılında, doktorasını 1981 yılında tamamladı. ABDden dönüşünün ardından 1981 yılında ODTÜde öğretim görevlisi olarak çalışmalarını sürdürdü, aynı yıl yardımcı doçent, 1989 yılında da doçentliğe yükseldi; 2003 yılında profesör oldu.
Bir süre ODTÜ Sosyoloji Bölüm Başkanlığı görevini de yürüten Prof. Dr. Özcan, TÜBİTAKta başkan danışmanlığı görevinde bulunuyor.
Prof. Dr. Özcan, sosyoloji, araştırma metotları, oy verme davranışı, polis, sosyal istatistik, istatistik, sosyal kontrol ve sapma, sosyal tabakalaşma ve hareketlilik konularında uluslararası ve ulusal düzeyde çok sayıda kitap, makale ve çalışma yayınladı.

Başkanvekili istifa etti
