Haftanın kitapları - Ekim 2006/1
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa
Haftanın kitapları - Ekim 2006/1
Agora Kitaplığı’ndan ‘Çocuklar Koğuşu’, İthaki Yayınları’ndan Kafka’nın ‘Amerika’sı, Ertuğrul Mavioğlu’nun ‘Asılmayıp Beslenenler’i, Can Yayınları’ndan ‘Pıtırcık’ ve ‘Önemi Olmayan Küçük Yanlış Anlamalar’ bu haftanın kitapları.

NTV-MSNBC
Güncelleme: 02:21 TSİ 07 Ekim 2006 Cumartesi

İSTANBUL - “Günün birinde oynadığımız rol gerçek olur...” [Antonio Tabucchi]



ÇOCUKLAR KOĞUŞU
Jean-François Elberg

İkinci Dünya Savaşı, Fransa’daki Drancy toplama kampı...

Romanya’dan ‘özgürlükler ülkesi’ Fransa’ya geldikten sonra burada tıp diploması alıp muayenehanesini açan, evlenen ve iki çocuk sahibi olarak mutlu bir hayat sürmeye başlayan Michel Erberg, amansız bir hastalık sonucu çok sevdiği karısını kaybettikten ve çocuklarını karısının ailesine teslim ettikten sonra, Yahudi-karşıtlığının kurbanı olarak toplama kampına götürülmüştür.

Kampta, hekim olduğu için çocuklar koğuşunda görevlendirilir ve mutlu günlerinde bir gün tesadüfen göz göze gelmiş olduğu Paula’yla birlikte, hem çocukların hayatlarını mümkün olduğunca iyileştirmeye hem de bulaşıcı hastalık bahanesiyle bir sürü çocuğun kamptan firar etmesini sağlamaya çalışırlar.

Karşılarındaysa, “Yahudiliğin yaşı yoktur!” düsturuyla on dört günlük çocukları bile ölüme süren Nazi subayları vardır...

Çocuklar Koğuşu
Agora Kitaplığı, 176 sayfa
Çeviren: Cengizhan Yiğitler
Dizi: Anılar



AMERİKA
Franz Kafka

Amerika adlı roman, Amerika’da yaşamak zorunda kalan genç bir masumu anlatmaktadır. Hizmetçi kız tarafından baştan çıkartıldığı için oraya sürgüne gönderilmişti. Yüzeysel olarak ‘Şato’ ve ‘Duruşma’ya fazla benzemez. Ama Kafka, tipik inatçılığıyla, ne kadar çok gerçekçi bir betimlemeye başlarsa, gemilerin, otellerin, büroların dünyası o kadar çok garip, komik ve şaşırtıcı bir hal almaktadır.

‘Amerika’ adlı eserde temel endişeler belirir ve bu endişeler kendisini çok küçük bir nesneye çevirerek güçten uzaklaşma veya tamamen gözden kaybolma arzusu ve sanat yaşamdaki sonsuz belirsizliğe karşı olan inancı bunu körükler.

Romandaki boşluklar önemsizdir- eğer Kafka onları doldurmuş olsaydı, başka boşlukları hemen fark ederdik...

Amerika
İthaki Yayınları, 286 sayfa
Çeviren: Şükrü Çorlu
Dizi: Bütün Yayınları -1
Özgün Dili: Almanca
Tür: Roman



PITIRCIK
Bilinmeyen Öyküleri: 1
Goscinny / Sempé

Küçük Pıtırcık, yeni serüvenleriyle geri dönüyor.

Büyük çizer Sempé’nin çizgileriyle, mizah ustası Goscinny’nin kalemiyle hayat bulan en ünlü okul çocuklarından biri; darmadağınık saçları, elinde çantası, kırmızı kravatı ve kısa şortuyla küçük, büyük herkesin belleğine kazınmış minik kahraman Pıtırcık yeniden okul yollarında...

Sempé ile Goscinny, Küçük Pıtırcık’ın serüvenlerini 1959-1965 yılları arasında, Sud-Ouest Dimanche dergisi için hazırlamışlardı ilk kez. Daha sonra bu haftalık öyküler kitaplaştırılarak yayınlandığında tüm dünyada büyük ilgi gördü.

Pıtırcık kadar, tombik arkadaşı Lüplüp de, öğretmenin kuzusu Çarpım, zengin çocuğu Gümüş, sınıfın sonuncusu Dalgacı da, haşarı Tıngır ile geveze Dırdır da, Toraman da, Sırım da herkes tarafından tanınır olmuştu.

Bu ufaklıkların küçük okurlar tarafından paylaşılan, büyüklerinse bir o kadar ısındığı, çünkü bir vakitler paylaşmış oldukları dünyası, Türk okurlar tarafından da çok benimsenmiş, kuşaklar boyunca okunmuştu.

Ancak aynı zamanda Red Kit’in, Asteriks’in de yaratıcısı olan büyük usta René Goscinny 1977 yılında öldüğünde, geride kitaplaştırılmamış Pıtırcık öyküleri bırakmıştı. Kızı Anne Goscinny, yıllar sonra, Sempé’yle görüşerek bu serüvenleri gün ışığına çıkarmaya karar verdi. Sempé de teklifi kabul edince, milyonları sevince boğan yeni Pıtırcık ciltleri okurlarla buluştu.

Bu yapıtın gücü hem çocuklara hem de yetişkinlere seslenmesinde yatıyor. Çocuklar kendilerini bulacak, yetişkinlerse çocukluklarını anımsayacaklar.

Can Yayınları, 390 sayfa
Çeviren: Esra Özdoğan
Dizi: Pıtırcık



ASILMAYIP BESLENENLER
Bir 12 Eylül Hesaplaşması - 1
Ertuğrul Mavioğlu

Türkiye’nin üzerine bir kabus gibi çöken 12 Eylül cuntasının mimarı Kenan Evren. 3 Ekim 1984’te Cumhurbaşkanı sıfatıyla Muş’ta yaptığı konuşmada, altında imzası olan 43 idamı göğsünü gere gere savunuyor ve “Hainleri asmayıp da besleyecek miyiz?” diye soruyordu.

Asılanların sayısı, emir telakki edilen bu konuşmanın hemen ardından 50’ye yükseldi. Peki cuntacı basının deyimiyle ‘beslenenler’ ne durumdaydı? Yasaklar yüzünden kimsenin yüzlerini göremediği, hapishanelerdeki on binlerce genç insan, bu süreçte neler yaşıyordu?

Ertuğrul Mavioğlu, bu soruların yanıtını, o günlerde atıldıkları daracık, pisliğe batmış hücrelerinde ya da bütün haklardan mahrum edildikleri koğuşlarında acı çeken: arkadaşları yanı baslarında öldürülmüş ve sakat bırakılmış tanıkların anlatımına dayanarak veriyor.

Asılmayıp beslenenler, cezaevlerinde dayak, işkence sonucu onar onar ölenler, sakat bırakılanlardı. Duvarların arkasında devreye sokulan ağır bir zulüm politikasının sırtlarına astığı hastalıklar, onları ömürleri boyunca gölge gibi izlemekten asla vazgeçmedi.

Kocaman laboratuarlara dönüştürülen cezaevlerinde, üzerlerinde türlü deneyler yapılanlar da en doğal gereksinimleri karşılarına silah olarak dikilenler de onlardı. Ve onlar, acımasızca tezgahlanan, yıllara yayılmış kapsamlı bir ‘sürek avı’nın değişmeyen kurbanlarıydılar.

Asılmayıp Beslenenler
İthaki Yayınları, 350 sf.
Dizi: Tarih, Toplum, Kuram



ÖNEMİ OLMAYAN KÜÇÜK YANLIŞ ANLAMALAR
Antonio Tabucchi

‘Önemi Olmayan Küçük Yanlış Anlamalar’, günümüz Avrupa edebiyatının usta kalemlerinden Antonio Tabucchi’nin öykülerini içeriyor.

Yazar, öteki kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da bir dizi yeni kişi çıkarıyor karşımıza. Bu kişilerde yine bir hüzün, bir yitirilmişlik duygusu, bir pişmanlık acısı var. Yazgılarının tutsağı gibi görünüyorlar ve adım adım kaçınılmayana varıyorlar.

Yaşamdan öç almaya kalksalar da, boyun eğmek zorunda kalıyorlar. Tabucchi’nin “yanlış anlama” diye geçiştirdiğinin, tüm bir yaşam olduğu algısı kalıyor geriye.

“Günün birinde oynadığımız rol gerçek olur...”

Tabucchi’nin kahramanları çok önemli ya da ön plana çıkan kişiler değil; ama hemen hepsinde yazarın özenle aktardığı insancıl nitelikler ağır basıyor.

20. yüzyılın ikinci yarısında doğup büyümüş Avrupalı bir aydın olan Tabucchi’nin bütün yapıtlarında, özellikle İtalya ve Portekiz’deki faşizm mirasına ve toplumsal adaletsizliğe karşı duyduğu öfke, etkin bir biçimde dile geliyor.

Önemi Olmayan Küçük Yanlış Anlamalar
Can Yayınları, 175 sayfa
İtalyanca’dan çeviren: Münir H. Göle


—> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları