İSTANBUL - 1914ün hepsi Avrupalı olan büyük güçleri Çarlık Rusyasının mirasçısı SSCB gibi ortadan kalktı ya da belki bir istisna oluşturan Almanya dışında, bölgesel ya da taşralı statüsüne indirgendi. Tarihsel uluslara ve devletlere duyulan eski sadakatlerin yerine tek bir ulusüstü Avrupa Topluluğu yaratma ve buna uygun bir Avrupa kimliği duygusu türetme çabası, bu gerilemenin derinliğini kanıtladı… [Eric Hobsbawm]
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
 | |
KISA 20. YÜZYIL 1914-1991 Aşırılıklar Çağı Eric Hobsbawm
1914ün hepsi Avrupalı olan büyük güçleri Çarlık Rusyasının mirasçısı SSCB gibi ortadan kalktı ya da belki bir istisna oluşturan Almanya dışında, bölgesel ya da taşralı statüsüne indirgendi. Tarihsel uluslara ve devletlere duyulan eski sadakatlerin yerine tek bir ulusüstü Avrupa Topluluğu yaratma ve buna uygun bir Avrupa kimliği duygusu türetme çabası, bu gerilemenin derinliğini kanıtladı
İz bırakan bir çağın yansımaları Kısa 20. Yüzyıl, geçen yüzyılın başında doğan ve bu dönemin bütün çalkantılarını bizzat gözlemleme olanağı bulan tarihçi Eric Hobsbawm tarafından kaleme alındı.
Felaket Çağı, Altın Çağ ve Toprak Kayması adlı üç ana bölümden oluşan kitap, Birinci Dünya Savaşının başlangıcı olan 1914ten SSCBnin çöktüğü 1991 yılına kadar geçen süreci detaylı bir biçimde ele alıyor.
20. yüzyılın tarihini hiç kimse bir başka dönemin tarihini yazdığı gibi yazamaz; çünkü hiç kimse yaşadığı dönemi sadece dışarıdan, ikinci -ya da üçüncü- elden, o dönemin kaynaklarından ya da daha sonraki tarihçilerin eserlerinden bildiği bir dönemi yazabildiği (ya da yazması gerektiği) gibi yazamaz. Benim hayatım bu kitapta ele alınan dönemin büyük bir bölümüyle çakışıyor diyen Hobsbawm, Kısa 20. Yüzyılla sonraki nesillere, içinde bulundukları dönemi daha iyi anlayabilecekleri bir kaynak bırakıyor.
Kısa 20. Yüzyıl, bu yüzyılın olaylarını sadece tarih disipliniyle sınırlandırmıyor; bunların edebiyattaki, sanattaki, mimarideki ve bilimdeki yansımalarını da gözler önüne seriyor.
Son yılların kült kitapları arasında yer alan Kısa 20. Yüzyıl, gözden geçirilmiş yeni basımıyla raflardaki yerini aldı.
Eric Hobsbawm 1917de İskenderiyede doğan Hobsbawm, Viyana, Berlin, Londra ve Cambridgede eğitim gördü. Yüzyılımızın en önemli tarihçilerinden olan yazar, bütün ömrünü Avrupa tarihine adadı.
İngiliz Akademisi ile Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi üyesidir ve başka pek çok ülkenin çeşitli üniversitelerinde fahri paye sahibidir.
Londra Üniversitesindeki öğretim üyeliğinden emekli olmasının ardından, New York New School for Researchte çalışmayı sürdürmüştür.
Kısa 20. Yüzyıl Aşırılıklar Çağı 1914-1991den başka Devrim Çağı 1789-1848, Sermaye Çağı 1848-1875 ve İmparatorluk Çağı 1875-1914 adlı eserleri de pek çok dile çevrilmiştir.
İlginç Zamanlar adıyla kaleme aldığı otobiyografisinde, geçen yüzyıla denk gelen hayatını, Komünist Parti üyeliğinin nedenlerini ve sorunlarını anlatır.
Eric Hobsbawmın Türkçede yayınlanmış diğer kitaplarından bazıları: Devrimciler, Eşkıyalar, Milletler ve Milliyetçilik, Sanayi ve İmparatorluk, Tarih Üzerine.
Everest Yayınları, 788 sf. Çeviren: Yavuz Alogan Tür: Siyaset
 | |
İYİ VE KÖTÜ Brigitte Labbé
Günışığı Kitaplığı çocuk kitaplarında bir ilki daha gerçekleştiriyor. Paris, Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümü profesörü olan Michel Puechün danışmanlığında, Brigitte Labbé tarafından yazılan ve Jacques Azamın renkli resimlerle bezediği Çıtır Çıtır Felsefe dizisinin ilk kitabı çıktı.
Dizinin ilk kitabı, çocukların çok sık karşılaştıkları en temel iki kavramı tartışan, İyi ve Kötü.
2006-2007 öğrenim yılı süresince her ay yeni bir kitabı çıkacak 10 kitaplık dizi, Haziran 2007de tamamlanacak.
Birçok ülkede okullarda önerilen kitaplar arasında bulunan ve sadece Fransada 2 milyonun üzerinde basılan dizi ülkemizde Benetton-012nin katkılarıyla yayımlanıyor.
Yaşamı ve dünyanın işleyişini anlamaya çalışan çocuklara, temel kavramları doğru sorular sorarak düşündüren Çıtır Çıtır Felsefe dizisi, iyi-kötü, güzel-çirkin, adalet-haksızlık, savaş-barış gibi öncelikli ve güncel kavramları gerçek yaşamdan pek çok renkli örnekle ele alıyor.
Doğru ve etkili düşünmenin yollarını, yaşamın içinden küçük örneklerle tartışmaya özendiren dizi sayesinde, çocuklar, öğretmenler ve anne babalar, her kitapta farklı bir kavram üzerinde birlikte düşünme ve konuşma olanağı bulabilecekler.
Hem çocuklar hem büyükler için benzersiz bir kaynak niteliğindeki kitaplar, özellikle 4, 5 ve 6. sınıflar için ideal.
Çıtır Çıtır Felsefe dizisinin ilk kitabı! İyi nedir? Kötü nedir? Kötü bir şeyi, kötü olduğunu bal gibi bilsek de yapabilir miyiz? Ya da biri için iyi olan, diğer herkes için iyi midir? Peki, kafede bulduğumuz bir parayı cebimize atmak mı iyidir; kafenin sahibine vermek mi, yoksa ortaya çıkıp, Kim para kaybetti? diye bağırmak mı?
Yaşamı ve dünyanın işleyişini anlamaya çalışan çocuklara, temel kavramları doğru sorular sorarak düşündüren Çıtır Çıtır Felsefe dizisinin bu ilk kitabı, çocukların günlük yaşamlarında sık karşılaştıkları olayları örnekleyerek, en temel iki kavram olan iyi ve kötüyü tartışıyor.
Doğru ve etkili düşünmenin yollarını, yaşamın içinden küçük örneklerle tartışmaya özendiren dizinin her kitabında olduğu gibi bu kitapta da, birey olmak, kimlik, duygu ve düşünceler, sorumluluk, şiddete karşı olmak, sosyal etkileşim, vatandaşlık, katılım, demokrasi, benzerlikler ve farklılıklar, değişim ve süreklilik, ulus, liderlik, savaş ve güç gibi yan öğrenme alanlarına ilişkin konuların tartışıldığı pek çok renkli örnek bulunuyor.
Günışığı Kitaplığı, 40 sf. - renkli resimli Çocuk kitapları (8-12 yaş) Çıtır çıtır felsefe dizisi Yazan: Brigitte Labbé Danışman: Michel Puech Resimleyen: Jacques Azam Çeviren: Azade Aslan
 | |
KAYIP YALNIZLIK ORMANI Özlem N. Yılmaz
Annesi kapıdan başını uzatıp gelmesi için işaret etti. Yatak odasına götürüp Hicranın düğünlerde ve dışarıya çıkarken giydiği tek elbisesini, yanaklarından süzülen gözyaşlarını elinin tersiyle silerek giydirmeye başladı. Annesinin sessizce ağladığını fark edince, boğazına acı bir düğüm oturdu.
Özlem N.Yılmazın yazdığı Kayıp Yalnızlık Ormanı adlı öykü kitabı Everest Yayınlarından çıkarak raflardaki yerini aldı.
Özlem N. Yılmaz yeni bir öykücü. Kayıp Yalnızlık Ormanı da onun ilk öykü kitabı. Ancak bu ilk kitap, nice öykülerin ve kitapların habercisi. Çünkü Yılmaz, sırtını kurguya dayamakla yetinmeyen, insana ve acısına bakmayı bilen bir yazar. Mükemmel kurgulanmış öyküleri özellikle Güneydoğuyu dile getiriyor; farklı kültürleriyle, renkleriyle ve tabii ki acılarıyla.
Kayıp Yalnızlık Ormanı bir ilk kitap ancak yetkin bir kitap. Acemiliğe yer vermeyen, kıvamını bulmuş, söylediği sözün ağırlığını taşıyabilen bir ilk kitap.
Kısa öykü, zamanını kendi başına, kendi temposunda tamamlayan bir kurgudur. Özlem N.Yılmazın öyküleri de böyle. Kendi zamanlarında usul usul anlatıyorlar kendilerini. Konusunu insanın yaşamına yer etmiş, izini vurmuş acıdan alan bu öyküler, gerçek yaşamın sesini taşıyor okurlara.
Bu ilk öykü kitabında Özlem N. Yılmaz, Türk öykücülüğünün en ilginç yeni seslerinden biri olduğunu belli ediyor hemen. Bu kitap, yeni bir yazara edebiyatımızın kapılarını açarken, uzundur üstüne pek bir şey söylemeye cesaret edemediğimiz şeyleri de gün ışığına taşıyor yeniden.
Özlem N. Yılmaz 1978 Maraş doğumlu. 1996da Diyarbakır Cumhuriyet Fen Lisesini bitirdikten sonra Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliğinden mezun oldu. Üniversite yıllarında yazdığı öyküler çeşitli dergilerde yayınlandı. Kayıp Yalnızlık Ormanı yazarın ilk kitabıdır. Yazınsal çalışmalarını sürdüren yazar halen İstanbulda öğretmenlik yapıyor.
Everest Yayınları, 142 sf. Tür: Öykü
 | |
METAL FIRTINA 3 - KIZIL KURT Orkun Uçar
Metal Fırtına 3 - Kızıl Kurt, Altın Kitaplar tarafından okurun beğenisine sunuldu. Kahramanı Gökhan Birdağın maceralarına devam eden Orkun Uçar bu kez Rus Mafyasını konu alıyor.
[Metal Fırtına 2, ilk romanın bittiği yerden başlıyordu; 2007 Mayısında Kuzey Iraktaki Türk birlikleri ABD güçleri tarafından baskına uğrar. Kimse savaşın başladığına inanmak istemez ama ABD güçleri acımasız saldırılarını sürdürür. Amerikan güçleri Suriye üzerinden Türkiyeye girip önce Ankaraya sonra da İstanbula ilerler. Ankaraya kısmen girilir. Anıtkabir bombalanır. Bu bombalama sonucu enkaza gelenler Atatürkün naaşını bulamaz. Çünkü naaş kayıptır. Savaştan üç ay önce ABDnin Türkiyeye saldıracağını öğrenen Gökhan Birdağ adlı bir Türk ajanı, iki atom bombasını ABDye sokar ve Türkiye saldırıya uğrayınca birini Washingtonda patlatır. Bu sırada diplomatik girişimler de başlar. ABD, Türkiyeyi geleceğin enerji teknolojisinin temelinde bulunan BOR minerali yüzünden işgal etmek istemektedir. Türkiye bu planları diğer devletlere sununca ABDye baskı oluşur. Washingtonda yaşanan patlama sonucu darbe alan ABD, ültimatom karşısında geri adım atar. Metal Fırtına 2de yine bir savaş var; Türkiye yine önemli bir düşmana karşı mücadele veriyor.]
Orkun Uçar Metal Fırtına 3te Gökhan Birdağın politik maceralarına devam ediyor.
Komutanı Kurtun kızı ile evlenip Alanyaya yerleşen Gökhan, yeni kimliğiyle sakin bir hayat sürmektedir. Bu güzel günler gelen bir haberle sona erer; Kurt, Orta Asyadaki bir görev sırasında Rus mafyasının eline düşmüştür.
Romanlarını politik kurgu olarak tanımlayan Orkun Uçar, bu tür kitapları sadece roman olarak nitelendirmek imkansızdır, diyor.
Metal Fırtınalarda kurgu, açıkta veya gizlenen olaylar üzerine inşa edilmiştir ve yazara göre kitaplar, Soğuk Savaş sonrası insanları nasıl bir dünyanın beklediği konusunda aydınlatıcı bir misyona sahiptir.
Bu kitapların içindeki bilgi, araştırma kitabı şeklinde sunulsa bu kadar yaygın bir kitleye ulaşamazdı. Kurgunun gücü bu işte
Kitaplar özetle; artık eski uluslar arası ittifakların kalmadığını, Türkiyenin dikkatli ve tedbirli olması gereken bir dönemece girdiğini anlatıyor, diyor Orkun Uçar.
KİTAPTA ANLATILAN... Gökhan, MİT ajanı Eşref Kapılının uyarısıyla hamile karısı ve kızıyla birlikte İstanbula yola çıkar ama yolda saldırıya uğrarlar. Roketle vurulan arabadan sadece Gökhan tamamen yanmış bir şekilde sağ çıkar ama doktorlar sadece birkaç saat ömür biçer. Saldırıyı duyan Eşref Kapılı hastaneye geldiğinde Gökhanı yaşatmak için tek bir çaresi olduğunu düşünür
Bir süredir gözlem altında tuttukları bir gen şirketinde ilginç deneyler yapılmaktadır. Eşref Kapılı, Gökhanın tamamen yanmış bedenini bu şirkete götürür ve yeni geliştirilen bazı teknolojilerin üzerinde uygulanmasını sağlar
Gökhan birkaç hafta sonra mucizevi şekilde iyileşmiştir, hatta deneyler hesapta olmayan bazı ilginç güçler kazanmasını sağlamıştır. Şimdi intikama sıra gelmiştir
Gökhan tedavi edilirken Eşref Kapılı araştırmalarını sürdürmüştür. Gökhanı öldürmeye çalışan ve Kurtu tutsak alan teşkilatın adı Opriçninadır ve gizemli liderleri Korkunç İvan olarak anılmaktadır.
Metal Fırtınalar neden bu kadar çok okunuyor? Orkun Uçar: Metal Fırtınaların bu kadar çok okunmasının tek bir nedeni var: İnsanlar kendilerinden saklanan bilgileri, gizlenen gündemi bu kitaplarda okuyabiliyorlar.
İlk kitapta ABDnin Türkiyeye saldırısını işliyorduk; 11 Eylül sonrası başlayan Haçlı seferi ve Süleymaniyede 11 askerimizin başına çuval geçirilmesinden sonra bu olasılık halk arasında konuşuluyor ama yüksek sesle dile getirilemiyordu. Böylece gerçek gündem şişti şişti ve patlatan biz olduk. Kayıp Naaşta İsrailin bu ülke ve bölgemiz için planları vardı. Nitekim daha yeni yeni medyada bu tehlikenin sonuçları dile getiriliyor.
Üçüncü kitap yine etkileri görünen ama yüksek sesle dile getirilmeyen bir tehdit üzerine.
Metal Fırtınalar insanların medyada okuyamadıkları gerçek gündemi dile getirdiği için çok okunuyor.
Bir başka neden de vizyon sunması
Yani insanlar ABD ve İsraille mücadele ettiğimizi, PKKnın onlar tarafından korunduğunu ve desteklendiğini biliyor. ABnin asla gerçekleşmeyecek bir hedef olduğunu da
Ama ne okuyor veya duyuyor: ABD ile müttefikiz, ABye üye olacağız.
Bildikleri, gördükleri hükümet açıklamaları, medyanın sunduklarıyla çelişince tek güvenecekleri kaynak Metal Fırtınalar kalıyor. İşte Metal Fırtına budur: Halkımıza gerçeği söyleyen, güvendikleri kaynak.
Altın Kitaplar, 255 sf. Tür: Roman
> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |