Antalya’da Nuri Bilge Ceylan ‘fırtına’sı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Altın Portakal
Antalya’da Nuri Bilge Ceylan ‘fırtına’sı
Antalya’da gece herkes için iyi başlamıştı. Cannes’da, eleştirmenlerin kalbini ve ödülünü kazanmış olan en son Nuri Bilge Ceylan filminin galası için gelen davetliler, kendilerini neyin beklediğinden habersizdi.

Onur Serim
NTV-MSNBC
Güncelleme: 23:10 TSİ 20 Eylül 2006 Çarşamba

ANTALYA - Türk Sineması’nın bol ödüllü yönetmenlerinden Nuri Bilge Ceylan, ‘İklimler’ adlı son filminin Türkiye prömiyerinin yapıldığı salona geldiğinde çok heyecanlıydı. Gösterim öncesi yaptığı küçük konuşmada, tek boş koltuk kalmamacasına dolu olan salona baktı ve film gösterime girdiğinde de, aynı ilginin sürmesini diledi. Filmi, kendi ülkesinde gösteriyor olmanın çok ayrı bir keyif olduğunu belirtti ve ekibiyle birlikte, gösterim başlamadan yerini aldı.


Cannes’dan önemli bir ödülle (FIPRESCI) dönen filmin AKM Aspendos salonundaki gösteriminin hemen ardından, Ceylan’ın söyleşisi için Festival Kafe’ye geçildi. Doğa’nın kendisine hazırladığı tatsız oyundan herkes gibi habersiz olan yönetmen, kendisine yöneltilen soruları yanıtlamaya başladı.

Filmlerinde görüntü yönetmenliğini kendisi üstlenen Nuri Bilge, bu filmde kuralı bozmuş ve bir başka görüntü yönetmeniyle (Gökhan Tiryaki) çalışmış. Bunun başlıca iki nedeni var: ilki, filmde başrolü üstlenmesi, ikincisi de filmi baştan sona dijital (HD) kamerayla çekmesi ve bu tekniğe hakim olan biriyle çalışmak istemesi. (Not: Film Cannes’da doğrudan dijital projeksiyonla gösterilmişti.) Diğer başrol oyuncusu ise eşi Ebru Ceylan.

Ceylan, aslında bir önceki filmi ‘Uzak’ta da kendisinin oynayacağını, son anda cesaret edemeyip vazgeçtiğini, oyunculuk yapmak istemesinin hatta yönetmenlik yapmasının nedeninin kendisini tanımak arzusu olduğunu, ‘İklimler’de kendi oyunculuğunu beğendiğini, yine de bir daha oyunculuk yapmayacağını söyledi.

Filmde -âdet olduğu üzere- gerçek anne ve babasının da birer rolü var. Ceylan’ın sinema dünyasına güçlü bir giriş yaptığı kısa filmi ‘Koza’nın başrolünde de bu ‘ünlü ikili’ vardı.

Gerçeklik duygusunu kuvvetlendirmek için, ailesinden ve yakın arkadaşlarından faydalanan Ceylan, bu filmde ünlü fotoğrafçı Arif Aşçı’ya da bir rol yazmış. Aşçı’yı ‘Uzak’ta da izlemiştik. Oyuncu Uğur Yücel ve mimar Nevzat Sayın da, filmde gerçek adlarıyla anılan diğer iki ünlü şahsiyet. (Filmde oynadıkları anlamını çıkarmayın sakın ola.)

ANTALYA İKLİMİNİN OYUNU...
Pek çok konu yanıtsız kaldı söyleşide. Yönetmen mi ketumdu? Bilakis, filmin süresi kadar (101 dak.) anlatacak bir performansta gördüm Ceylan’ı.

Peki soru mu gelmedi? O da değil. Söyleşi mekanı, kafası sorularla dolu izleyici kaynıyordu, dışarıda gittikçe şiddetini artıran yağmura ve rüzgara rağmen...

‘Yağmur ve rüzgar’ tanımlaması biraz hafif kaldı sanırım; fırtınaya dönen bir havadan bahsediyorum.

Nuri Bilge’nin güçlü sesini dahi bastıran fırtına, söyleşiye dramatik bir final hazırlamış meğerse. Her tarafı cam olan söyleşi mekanının hemen yanında olan AKM kapısının üstündeki dev ekran, fırtınanın zorlamalarına dayanamayarak kendisini tutan kolonlarla birlikte devrildi.

Kapıya doğru bakan bir koltukta oturduğum için, devrilirken ve altından insanlar kaçarken görme fırsatım oldu. Konstrüksiyonun altında bazı festival görevlilerinin kaldığını ve muhtelif yaralar aldıklarını daha sonra öğrendim.

Yönetmen ve film ekibiyle mahsur kaldığımız ‘sırça kafes’ten daha sonra çıkarak, arka kapıdan AKM’nin içine attık kapağı. Orada da, görüntü almaya çalışan basınla, arkadaşları yaralanan festival görevlilerinin itiş kakışının içinde bulduk kendimizi. Zirve yapan atmosferi düşündüğümüzde, doğal karşılamak gerek.

40 dakika kadar sonra ambulanslar geldi; yolun devrilen ağaçlarca tıkanmasından gecikme yaşanmış... En sonunda geceyarısı dönebildiğimiz otelimizde, Festival Başkanı Engin Yiğitgil bir açıklama yaparak, gençlerin hayati tehlikelerinin olmadığı bilgisini verdi. Meteorolojiden fırtına uyarısı yapılmamış!

Doğa’nın oyun ettiği Nuri Bilge Ceylan’a biz oyun etmeyelim, ve yine film dairesine çekelim yazının eksenini.

EĞER BU KEDİYSE, CİĞER NEREDE? CİĞERSE, KEDİ NEREDE?
Kendi hayatından yola çıkarak kurduğu film dünyasında, Nuri Bilge artık sönmekte olan bir ilişkinin kıyılarında geziniyor ‘İklimler’de.

Filmin plastiği, önceki projelerinde olduğu gibi yine çok kuvvetli. Zaten bu alanda başarısız olabileceğini düşünmek bile, pek mümkün değil. Senaryoda görüntüde, kurguda, dekorda, seste, müzikte ve hatta oyunculukta (artık ne kadarı oyunculuksa) sorunsuz bir yapım. Sinemamızın ulaştığı düzey açısından, bu anlamda gurur verici.

Emprovize akan diyaloglar ise filmin zayıf tarafı. Gerçeklik duygusunu artırıyor gibi görünmekle birlikte, filme zarar veren bir unsur.

‘TEŞHİRCİLİK’ VE ‘RÖNTGENCİLİK’ SULARINDA İLERLERKEN...
Filme ‘teşhircilik’ ve ‘röntgencilik’ düzleminde yaklaştığımızda ise gördüğümüz, Nuri Bilge’nin sömürüyü bir parça daha ilerlettiği... Evet, sinema aynı zamanda teşhirdir de; evet, izleyiciyi röntgenleyenden ayıran sınır pek bir incedir, hatta yoktur.

Ancak, Nuri Bilge Ceylan sineması da, BBG sularında ilerlerken, içerdiği pornografik tat git gide artıyor. Filmin mükemmel plastiğinin ürettiği gözbağı dahi, bu fikre varılmasını engellemiyor. Ceylan, üstün fotoğrafçılık tekniğini, bir kez daha, seyirciyi ipnotize etmek için kullanıyor. Sihirbazlık yeminini bozanlar benzeri... (teşbihte hata olmaz)

Ceylan’ın bir daha 35 mm çalışmayacağını tahmin ediyorum. Dijitalin imkanlarından vazgeçmeyecektir. Filmde çalıştığı görüntü yönetmeniyle iyi bir uyum sağlamış. Artık bir süre sonra konuşmadan çalışabilecek denli iyi bir uyum.

Yine de her anlamda ve alanda, kontrolü elinde tutmayı seven Nuri Bilge Ceylan, kameraya uzun bir kabloyla bağlattığı monitörden, çekim öncelerinde görüntüyü sürekli denetlemiş.

Üstün nitelikleri göz önüne alındığında, ‘İklimler’in bazı ödüllere ulaşacağı çok açık.

Peki, Zeki Demirkubuz’un ‘Kader’ini etkiler mi? O biraz zor...


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Tengiz Yavuz  - İstanbul
03 Ağustos 2007, Cuma 00:05  
"İklimler" filmi çok acı bir şekilde insan ruhunun tipik rüzgarlarını ve o derin yalnızlığını gerçekten büyük bir ustalıkla anlatıyor. Nuri Bilge Ceylan sinema sanatındaki yerini özellikle şahsımca yüce bir noktada kazanmıştır. Tebrikler...

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları