İSTANBUL - Şair İlhan Berk, sevdiği şairlerle birlikte şiirlerini anlayacak insanları da kaybetmiş. Sevdiğim şairlerin çoğu öldü. Çok azı yaşıyor diyor. Bu çok kötü bir şey. Yani şöyle bir şey düşünüyorsunuz: İşinizi bitirdiniz. Ondan sonra kendi kendinize dersiniz ki, bu şiiri kim anlar, kim sever? Mesela derim ki ben, yazdığım şiirleri René Cher okusun. Böyle özlemlerim olurdu. Şimdi böyle özlemlerim yok. Çünkü bütün sevdiğim şairler öldüler. Bu da kötü bir şey.
Genç kuşaktan kendinize akraba gördüğünüz şairler yok mu? En çok sevdiğim Sina Akyol. Gonca Özmen, Haydar Ergülen, Birhan Keskin, Gülten Akın... Sevdiğim şairler çok var yani...
Yeni şairler keşfetmeyi seviyor musunuz? Yeni şairler tabii şiirlerini gönderiyorlar. Bakıyorum kitaplara. Beni ilgilendirirse bazen telefon da ediyorum veya yazıyorum; Şiirinizi sevdim diyorum. İlgilendirmiyorsa hiçbir şey göndermiyorum.
HER SÖZCÜK BİR FIRTINADIR Akımlarla ilgili olarak, şu anda şiirde yeni bir akımdan, oluştan söz edilebilir mi? İkinci Yeni hâlâ yaşayan bir akım olarak sürüyor. Ondan beri böyle değişik bir şey henüz yok. Her zaman da olmaz bu. Çağlar içinde mesela 18. Yüzyıl Fransız şiirinde ünlü şairler yoktur.
Bunu neye bağlıyorsunuz, toplumsal dönüşümlerle mi ilgili? Bir şeye bağlamıyorum. Çağımızın çok değişik şairleri var. Çağı etkilemeyi sürdürüyorlar. Dünyanın her yerinde şiir yazılıyor. Bunların birçoğunu da okuyoruz zaten. Dünyada da yani gözümden Amerikan şiiri çok büyük olarak geçiyor. Fransız şiiri çok büyüktü, büyüklüğünü kaybetti. İtalyan şiiri için de aynı şeyi söyleyebiliriz.
Akımı tanımlarken, Bazı ozanların çağa parmak kaldırmasıdır diyorsunuz. Şiir horozu kaldırılmış bir tabanca gibidir diyorsunuz. Şiir bugün o güçte olmadığı için mi yeni akımlar ortaya çıkmıyor? İlginç.
Sözcükleri kaldırın dünya durur ve Her sözcük bir fırtınadır, yalnız şiirde patlar... İlginç.
Bu dizeleri herhalde kendinizden geçme halinde yazdınız... Epeyce yoruldum. Bilmiyorum cevaplayabildim mi... Şair kendine çekiliyor. İhtiyaç duyarsa ilgileniyor. Asıl sorun kendisi. Şair devamlı kendini kurcalar. Bütün derdi şairin kendisi, kendi sorunları. Onun dışında dünyayı bazen ıskalayabiliyor.