İSTANBUL - Uzun süre hapis kalmak zordur. İrade gerektirir. Direnç gerektirir. Tahammül gücü, sabır gerektirir. Hayallerine asla sırt çevirmemeyi gerektirir. Moral gerektirir. Duvarların ötesine taşacak bir bilincin ve yüreğin sahibi olmayı gerektirir. Bunun için de okumayı, yazmayı gerektirir.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
 | |
HAPİSTE YAZMAK Derleyen: Aytekin Yılmaz
Hapisten, hapiste yazmak üzerine denemeler...
Hapishaneler, uzun zamandan beri pek çok yazar, şair için bir okul olagelmiştir. Pek çok kişi, yazı çiziye hapiste başlamıştır. Hapisteki yazar oranının sokaktakinden her zaman fazla olduğu bir ülkede, belki de şaşırtıcı değil bu. Öte yandan, hapishanede yazmanın apayrı güçlükleri, engelleri var.
Aytekin Yılmazın derlediği Hapiste Yazmak, içeriden bir bakışla hapiste yazmanın çeşitli yönleri üzerinde yoğunlaşıyor.
Her ne olursa olsun hapiste direnmenin tek, hatta belki de en güzel yolu yazmak. Yazarak ayaktayım diyebilirim. İtaat etmiyorum diye dayak yediğim bir gün, mizah yüklü bir öykü yazarak baktım hayata. Yazmak, hele ki hapiste yazmak umudun adı, var olduğumun çığlığı.
***
Uzun süre hapis kalmak zordur. İrade gerektirir. Direnç gerektirir. Tahammül gücü, sabır gerektirir. Hayallerine asla sırt çevirmemeyi gerektirir. Moral gerektirir. Duvarların ötesine taşacak bir bilincin ve yüreğin sahibi olmayı gerektirir. Bunun için de okumayı, yazmayı gerektirir.
***
Hapishane, gerçeğin farklı bir düzlemi. Hapiste yazmak, içeriği ve niteliği ne olursa olsun, bir tercüme çabasıdır bence. İçerideki insanı hayata çevirme, gerçeğin iki ayrı düzlemini birbirine çevirme... Her çeviride olduğu gibi, iki dili de iyi bilmek gerekir.
ÖNDER BİROL BIYIK MEHMET BOĞATEKİN MİTAT ÇELİK YALÇIN HAFÇI DOĞAN HATUN SİBEL ÖZ CAFER SOLGUN ÖZGÜR SOYLU BÜLENT ŞAMCI ERCAN TANRIVERDİ MEHMET TAŞDEMİR DİYADİN TURHAN NERGİZ GÜN UZUN NUSRET YILDIZ AYTEKİN YILMAZ
Hapiste Yazmak Kanat Kitap, 224 sf. Tür: Deneme
 | |
KUZEY YANIM AYAZIM Fügen Ünal Şen
Bir yakın tarih güncesi... Gazeteci Fügen Ünal Şen, Kuzey Yanım Ayazım isimli kitabında 1950 ile 2000 yılı arasındaki Türkiyeyi anlatıyor. Kız Kulesinin günlüğü olarak okuyucuya sunulan kitap son derece titiz bir çalışmayla hazırlanmış bir yakın tarih güncesi
50 yılda neler yok ki: Savaşlar, darbeler, idamlar, aşklar, skandallar, mafya hesaplaşmaları, terör mücadelesi, değişimler, hayatımıza giren yeni isimler, hayatımızdan çıkanlar, gün gün yaşanan değişim, yasaklar, peşinden koşulan modalar, şarkılar
İlk bakışta bir almanak gibi görünen kitap, aslında günlük, siyasi, ekonomik olayların şekillendirdiği insan yaşamını, en ince ayrıntıların da aktarılmasıyla bir belgesel gibi sunuyor okuyucuya.
Yaklaşık 4 yıl süreyle, 1950-2000 yılları arasında yayınlamış günlük gazeteler üzerinde yapılan titiz çalışmanın yanı sıra çeşitli belgeler, olaylara tanıklık etmiş kişilerin anlatıları, ansiklopediler de yazım aşamasında yazara destek olmuş.
Kuzey Yanım Ayazım, 1 Ocak 1950 yılında başlıyor, 31 Aralık 1999 günü sona eriyor. Bu süreç içinde yaşananlar ise şiirsel bir anlatımla paylaşılıyor ve okuyucu günümüz Türkiyesini de etkileyen olayları günlük gelişmeleri içinde analiz etme şansı buluyor.
Siyasetçilerden, sanatçılara bugün de hayatımızda olan kişilerin bu elli yıllık süreçteki kişisel tarihlerini de izleyebiliyoruz satırlarda. Kuzey Yanım Ayazım Epsilon Yayınevi, 488 sf. Tür: Günce
 | |
KATİLİN ŞEYİ Algan Sezgintüredi
Polisiye dünyamıza bir özel dedektif daha katıldı; Vedat Kurdel. Aslında bir de ortağı var Vedat Kurdelin. Ancak ikilinin akıl yanını temsil eden Tefonun pek öyle ünde vitrinde gözü yok. Vedatsa işin bu yönünü sevdiği için, yaklaşık on yıl önce başlayan meslek yıllarından seçme parçaları hikaye etmeye karar vermiş. On yıl öncesi bugüne karşılık geliyor. Çünkü Vedat Kurdel, 2015 yılında yazıyor polisiye romanlarını.
Çok şükür gerçek hayatta pek az karşılaştığımız seri katillerden yola çıkarak kurgulanan Katilin Şeyi, ABD kaynaklı bu toplumsal olguyu bizim toplumumuza adapte etmeyi başarıyor.
Sayfalar ilerledikçe gerilimi de tırmandırmasını bilmiş Sezgintüredi. Ama bana kalırsa polisiye hikayesine asıl tadını veren Vedat Kurdelin üslubu.
Anlatacağını bir türlü anlatamayan, lafı döndürüp dolaştıran, araya gereksiz ayrıntılar sokuşturan bu acemi yazar, gerçek yazarın yani Algan Sezgintüredinin işini kolaylaştırmış.
Katilin Şeyi, daha ilk sayfalarından başlayarak merak duygusunu sürekli tutan ve temposunu düşürmeyen bir ilk roman. [A. Ömer Türkeş]
Katilin Şeyi İthaki Yayınları, 383 sf. Dizi: Edebiyat - 352 Tür: Polisiye Gerilim
 | |
SALTA DUR Semra Topal
Bu roman, ayıplananla, yasaklananın cazibesine kapılmış zihnin kurduğu komik bir evren.
Ankarada üç yetişkin, belki yapacak hiçbir şeyleri olmadığından, belki mutsuzluklarından, dünyayı sapkın başlar etrafında yeniden kurarlar. Bu düşünsel bir ileriye gitmedir ve kendilerine özgü aşırı düşünce tarzlarıyla her uygunsuz şey, başka bir uygunsuzlukla eşleştirilir. Kendilerini verdikleri oyun, soğuk ve cahil Ankarada sürüp giderken, dünyada bir araya gelmez olan şeyler bir araya getirilerek, zevkli ve sapkın bir alemin kapıları açılır.
Azgın oyunun içindeki yetişkinlerden ikisi, yeni boşandıkları için kavuştukları özgürlükleriyle sarhoş gibiyken, öteki yetişkin, zamkinoslar dediği çocukluk evinin eşyalarını kendi eliyle yok edecek kadar delidir. Aynı zamanda insanlara yüz vermeyen bir köpekçidir de bu bizim deli.
Soğuk ve cahil Başkent sokaklarıyla caddeleri, bu köpeklerle katedilirken, alerjik sanat fabrikatörü ailelerinden sosyeteye, kır insanlarına, evliliklere ve edebiyata kadar her şey bu sapkın zihinden bol bol payını alır.
Edebiyatın da sakin sakin yapıldığına inanmaz yazar. Sonuçta kitap yazmanın imkansızlığından, yaşamanın imkansızlığına gelinir...
Semra Topal 1964, Eskişehir doğumlu. Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesini bitirdi. 1990da Çaydanlık Tanık adlı öyküsüyle Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülünü, 1992de Bayan Mirayla Ufak Bir Gezinti adlı öyküsüyle, öykü dalında Varlık dergisinin Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülünü kazandı. Daha sonra Mani (1988, Telos), Kürklü Gece (2000, Büke) ve Salta Dur (2003, Okuyanus) başlıklı kitapları yayımlandı.
Salta Dur Agora Kitaplığı, 240 sf. Tür: Roman
 | |
SAVRULANLAR Esmahan Aykol
Esmahan Aykol şefkatle yazan ama en önemlisi bilgili bir yazar.. Hızlı ve espri dolu.. [Angela Gatterburg / Der Spiegel (Almanya)]
Savrulanlar, aşk, göç, hatırlama ve unutma üzerine bir roman. Evli sevgilisini hayatından çıkarmaya karar veren Ece, kurtuluşu Londraya gitmekte bulur. Bir Kürt lokantasında bulaşıkçılık yaparak çeşitli ülkelerden gelen göçmenler arasında yeni bir hayat kurmaya, belleğinden kötü anıları silmeye çalışır. Hayatına yön vermiş olan büyükbabasından dinlediği geçmişin hikayelerinin kendi bugününü biçimlendirdiğinin farkına varır.
Savrulanlar, okuru Birinci Dünya Savaşı öncesi Van sokaklarına, Kapalıçarşı sadekarlarınnın yaşam fışkıran atölyelerine ve Londranın dışlanmış göçmen mahallerine götürüyor.
Hakkariden Vana, Veliko Tırnovodan İstanbul ve Londraya uzanan ve birkaç kuşağın hikayesini bütünleştiren Savrulanlar, Balkan Savaşları ve tehcir yıkımından günümüze uzanan bir göçün, tutunmaya çalışanların romanı.
Savrulanlar Merkez Kitaplar, 255 sf.
 | |
KÜRE Zübeyir Tokgöz
Dağhan gözlerini açıp etrafına baktığında her şeyin bitmiş olduğunu anladı. Hatırladığı son şey, büyük bir gürültünün ortasında fırlatma kapsülünün kırmızı düğmesine işaret parmağını koymasıydı. Düğmeye basıp basmadığını hatırlamıyordu. Basmış olmalıydı ki hayattaydı. O kaosun içinden kapsülle birlikte kurtulmayı başarabilmişti.
Son yılların yükselen bilimsel temalarından olan genetik bilimine vurgu yapması, yapıtı ilginçleştiriyor. Kitapta üç ayrı öykü, ustalıkla bir çatıda birleştirilmiş.
Elips Yayınevi, 253 sf.
> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |