İSTANBUL - Uygarlık tarihi biraz da aşkların tarihidir. Kadınla erkeğin, sevenle sevilenin, âşıkla maşukun tarihi… Ama insanlık tarihi gibi, aşkların tarihi de dikensiz gül bahçesi değildir. [Can Dündar]
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
 | |
DÜŞERKEN Nick Hornby
Nick Hornby, Düşerkende tek ortak noktaları intihar etme isteği olan dört farklı kişiyi hüzünlü ama bir o kadar da eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.
Ünlü sabah programı sunucusu Martin Sharp ayyaşlığı ve çapkınlığı yüzünden defalarca gazetelere manşet olmuş, sonunda küçük yaşta bir kızla ilişkiye girdiği için hapse düşmüş, ailesini, dostlarını, saygınlığını, işini, kısacası her şeyini kaybetmiştir.
Hapisten çıktıktan sonra onu hayata bağlayan hiçbir şey kalmadığını anladığında yılbaşı gecesi İngilterenin en yüksek binalarından biri olan Toppers Binasının tepesine çıkıp kendisini çatıdan aşağı atmaya karar verir. Ancak bu iş sandığı kadar kolay olmayacaktır; aynı gece aynı yerden intihar etmek isteyen üç kişi daha vardır:
Hayatını engelli oğluna adamış, yıllardır kilise ile evi arasında mekik dokumaktan başka bir şey yapmamış, ürkek, yalnız bir kadın, Maureen...
Birkaç yıl önce esrarengiz biçimde ortadan kaybolan kız kardeşini bir türlü aklından çıkaramayan, bürokrat babasından ve onun savunduğu tüm değerlerden nefret eden, çareyi alkolde, uyuşturucuda arayan saldırgan, asi Jess...
Rock grubu dağılınca kız arkadaşının peşinden İngiltereye gelmiş, ilişkisi sona erince de bir pizzacıda çalışmaya başlamış, müzik yapmadan yaşayamayacağını düşünen, kitaplara tutkun Amerikalı JJ.
Düşerken Sel Yayınları, 312 sf. Çeviren: Banu Tellioğlu Altuğ Dizi: Roman
 | |
YÜZYILIN AŞKLARI Can Dündar
Uygarlık tarihi biraz da aşkların tarihidir. Kadınla erkeğin, sevenle sevilenin, âşıkla maşukun tarihi
Ama insanlık tarihi gibi, aşkların tarihi de dikensiz gül bahçesi değildir.
Kahkahalar ve buselerle olduğu kadar, acılar ve gözyaşlarıyla da işlenmiş bir kanaviçedir bu
Yaşandığı döneme ilişkin ipucu verir ve dönüp bakınca insana güzel gelir.
Bu kitapta geçtiğimiz asra damgasını vuran aşk hikâyeleri var. Kimi meşhur olmuş, kimi unutulmuş, kimi efsanevi, kimi berduş aşklar bunlar
Mustafa Kemal ve Latife Hanımdan, Enver Paşa ve Naciye Sultana, Adnan Menderes ve Ayhan Aydandan, Nâzımla Pirayeye, Bedri Rahmi-Eren Eyüboğludan, Yüksel Menderes ve İpek Kıramere, Yılmaz-Fatoş Güneyden, Yıldız Kenter ve Şükran Güngöre, Melih Kibar ve Çiğdem Taludan, Selahattin Pınarla Afife Jaleye...
Bir dönem Türkiyeyi sarsan gönül maceraları... Bir başka deyişle Yüzyılın Aşkları
Yüzyılın Aşkları İmge Kitabevi Yayınları, 303 sf.
 | |
DOĞU YAKASINDA YENİ BİR ŞEY YOK Mehmet Faraç
Doğu Anadoluda Kan davası töre cinayetleri ve inanılmaz ölümler
İnsanlığın ateş ve tekerleği icat etmesinden bu yana ateşin yönü hep savaşlara, tekerleğin ise bilime doğru dönüyor. Ateş geri kalmışlığı, savaşı ve yoksulluğu gösteriyor; tekerlek ise hep ileriye doğru yöneliyor... Doğuda cehalet, geri kalmışlık ve yoksulluk bilimin tekerleğine her zaman taş koyuyor... Batı teknolojiyi geliştirip insan yaşamını yükseltirken, Doğuda bağnazlık insanı değersizleştirmeyi sürdürüyor... İnsanlık uzay çağına doğru hızla ilerlerken, Doğu makûs talihini bir türlü yenemiyor... Avrupalı olmak için anlaşmalara imza koyan ülkemizin doğusunda, kan davası ve töre yasaları dur durak bilmeden can almaya devam ediyor... Orada ateş hiç sönmüyor...
Töre ve terör konusunda ödül almış araştırmaları bulunan gazeteci- yazar Mehmet Faraç, bu son kitabında Doğuyla Batı arasındaki uçurumda, ateşle suyun kavgasını, öfkeyle merhametin çatışmasını yalın ancak çarpıcı bir dille anlatıyor...
Yazar, Doğu ve Güneydoğuda çoğu kez bir hiç uğruna kan davasına dönüşen ibret verici olayları, bağnazlığın yasalarından kaynaklanan töre cinayetlerini, okuyana bu kadar da olmaz dedirtecek tuhaf cinayet ve ölüm vakalarını gerçek bir hikâyeci diliyle aktarıyor.
Mehmet Faraç, okurlarını yine Görmemişem- duymamışam- bilmiyem!... diyenlerin dünyasına konuk ediyor
Doğu Yakasında Yeni Bir Şey Yok Dharma Yayınları, 136 sf. Dizi: Edebiyat
 | |
ÖTEKİ TANRILAR -Alevi ve Bektaşi Mitolojisi- Ertuğrul Danık
Son yılların güncelliğini yitirmeyen konularından Alevilik ve Bektaşilik ile ilgili gerek iletişim araçlarında yürütülen tartışmalara ve gerekse yayımlanan çok sayıdaki kaynağa bakıldığında, Anadolu coğrafyasının bu hoşgörülü kültürüyle ilgili net bir çizginin yakalanabildiğini söylemek oldukça güçtür. Bugüne kadar Alevilik ve Bektaşilik tanımı yeterince yapılamadığı gibi, okuyucuya konuyla ilgili doyurucu bilgiler de sunulamamıştır.
Arkeoloji ve Sanat Tarihi disiplini bilgilerini, uzun yıllardan bu yana yaptığı yüzey araştırmalarından elde ettiği veriler ve tarihi kaynaklarla harmanlayan Ertuğrul Danık, çok tartışmalı bu konuya farklı bir boyuttan yaklaşarak Alevilik ve Bektaşilik kültürünü ve bu kültürün birikim alanlarını inceliyor.
Alevi ve Bektaşi mitlerinin kaynak ve kökenleri ile bilinçaltı birikimleri konusunda irdelemelerin yapıldığı Öteki Tanrılarda, günümüzdeki tek tanrı inancının yanında, tanrısal kimlik verdiğimiz ya da tanrısallaştırmaya çalıştığımız kahramanların ya da farklı bir deyimle öteki tanrıların, bizleri hangi kültür birikimlerine ve öncül kahramanların yaptıkları eylemlere taşıdığına tanık oluyoruz. Böylece, yazarının da belirttiği gibi, kaynağını Proto Alevilikten alan günümüz Alevi ve Bektaşi kültürünün, tarihsel süreç içindeki değişimini ve gelişimini izlemek konusundaki farklı bir açılımı da yakalıyoruz.
Öteki Tanrılar İmge Kitabevi Yayınları, 198 sf. Tür: Mitoloji
 | |
SİNEK Patricia Cornwell
Bir Scarpetta Macerası Patricia Cornwell, geçen yıl yayımlanan Son Durak isimli romanına Sinek ile devam ediyor.
Altın Kitaplar tarafından Türkçeye çevrilen Sinekte Dr. Kay Scarpettanın, bu kez, Jean Baptiste Chandonneun erkek kardeşi ile başı derttedir.
Sinek, büyük bir ustalıkla kurgulanmış, okuyucuyu birbiri ardına tüyler ürpertici olaylara sürükleyen müthiş bir roman.
Tedirgin edici tüm malzemeyi bol bol kullanan Cornwell, özellikle kötü kahramanlarının doğasını çok iyi betimliyor. Acımasız, ahlaksız, kötü karakterler romanın akışı içinde tempoyu hiç bozmuyorlar. Scarpetta güçlü kişiliğiyle gözünü kırpmadan insan ruhunun en karanlık köşelerine bakabiliyor.
Scarpetta, Son Durakta büyük uğraşlardan sonra Jean Baptiste Chandonneu mahkum ettirir. Ama şimdi de adamın deli kardeşi intikam peşindedir.
Patricia Cornwell (Yazar) Scarpetta dizisi ile büyük bir başarı yakalayan Patricia Cornwell, 9 Haziran 1956 yılında Miami Floridada doğdu ve Kuzey Carolinada Montrealde büyüdü. Davidson Kolejinden mezun olduktan sonra Charlotte Observer gazetesinde çalışmaya başladı; bir süre televizyon programları sayfalarını hazırladı, ardından hızla yükselerek polis muhabirliği yapmaya başladı. Charlotte kent merkezinde meydana gelen suçlar ve fahişeler konusunda yazdığı bir dizi makale, Kuzey Carolina Gazeteciler Cemiyetinden araştırmacı gazeteci ödülünü kazandı.
İkinci ödülünü 1983te yayımlanan Bayan Billy Grahamın biyografisi A Time for Remembering adlı eseriyle aldı. 1984ten 1990a kadar Virginia, Richmondun Adli Baş Tabibinin ofisinde teknik yazar ve bilgisayar analisti olarak çalıştı.
Patricia Cornwellin ilk polisiye romanı olan Otopsi 1990da Scribner Yayınevi tarafından yayımlandı. Daha önce yedi büyük yayınevinin geri çevirdiği bu eser aynı yıl içinde Edgar, Creasey ve Macavity ödüllerinin yanı sıra, Fransızların Prix du Roman DAventure ödülüne de layık görüldü. Cornwell, Otopside, Dr. Kay Scarpettayı Virginia Eyaletinin gözü pek adli baş tabibi olarak okurlarına tanıtmıştır. Amerikalı yazar tarafından yaratılan Dr. Kay Scarpetta karakterine 1999 yılında En İyi Dedektif ödülü verildi.
İlk romanının kazandığı başarıdan sonra Cornwell; Kay Scarpetta, ortağı dedektif Marino ve uçarı yeğeni Lucyden oluşan kahramanlarla, Kanıt (1991) Morg Çıkmazı (1982), Ölüm Zinciri (1993) (yılın en iyi polisiye romanı olarak İngilterenin Gold Dagger adlı en saygın ödülünü kazanmıştır.) Yoksullar Mezarlığı (1995), Cinayet Nedeni (1996), Sapık Teşhir (1997), Başlangıç Noktası (1998), Son İhtar (1999), Son Durak (2000), Sinek (2003), İz (2004) ve Predator (2005) adlı romanları yazdı.
Scarpetta romanlarına ilaveten Andy Brazil adlı kahramanla Arı Kovanı (1996), Ölüm Kavşağı (1998) ve Isle of Dogs (2001) adlı üç roman ile Scarpettas Winter Table (1998) ve Food to Die For (2001) adlı iki yemek kitabı yazdı. Yazarın kitapları arasında Lifes Little Fable adlı bir çocuk kitabı da var. 1997de A Time for Remembering adlı eseri Ruth A Portrait; Story of Ruth Bell adı altında tekrar yayımlandı.
Sinek Altın Kitaplar, 479 sf. Çeviren: Zeliha İyidoğan Babayiğit Tür: Roman
 | |
BİR SEN KALDIN YALNIZLIK GELİNCE Ali Poyrazoğlu
Ali Poyrazoğlu, renkli bir ömrün süzgecinden geçirdiği gözlemleriyle bir tiyatro sahnesi saydığı hayata ayna tutuyor. İnce ince alaya alıyor hayatı ve hayatın içindeki oyuncuları. Şaşırmayın: Kimisi tanıdık gelebilir sizlere bu okuyacaklarınızın.
Bu kitabın sayfalarına girmeden önce de anlatıyordu Ali Poyrazoğlu onları, ama el altından. Anasıyla ayrıyız. İki ay oldu boşanalı. Çocuğa kolay olsun diye ona da aynı sokakta ev tuttum. Gönderdim anasına. Anası Ne bu karnenin hali?demiş. Babamdan dolayı kalıtımsal olabilir. Belki de parçalanmış aile çocuğu olmaktan
Bilemiyorum
buyurmuş bizimki. Oturup konuşmuşlar anasıyla. Benden dolayı kalıtımsal olduğuna karar vermişler salaklığının. Mutluyum, ailem beni seviyor.
Eğlenceli, keyifli, uçuk-kaçık, yine de düşündürücü küçük öykücükler...
Bir Sen Kaldın Yalnızlık Gelince Merkez Kitaplar, 95 sf. Tür: Öykü(ler)
 | |
YILDIZLARA YOLCULUK Nicholas Christopher
Christopher, Kuzey Amerikanın García Márquezi... Duygusal ağırlığı olan bir Borges... E.A. Johnston, Toronto Globe & Mail
Yeryüzü Cassielin altında düşercesine uzaklaşıyor olmalı, diye düşündüm, tıpkı ölüm anında bazı insanların ayağının altından kaydığı gibi. Korkunç bir hızla yükselirken, yalnızca bir kenti, bir ülkeyi ya da bir kıtayı değil, masmavi parıldayan, koskoca bir gezegeni bırakıyordu arkasında... O anda o noktaya kimbilir hangi bilinmez güçlerin etkisiyle gelmişti; orada olmasında, kendi hayatının yanı sıra -başta benimki ve Enzonunki olmak üzere- daha kimlerin hayatındaki iniş çıkışlar rol oynamıştı?..
Yıldızlara Yolculuk, temposu, kurgusu ve işlenişiyle soluk kesici bir roman. İki katmanlı bir anlatımla, on beş yıllık bir zaman diliminde geçen romanın kahramanlarından Enzo, teyzesi Alma ile birlikte izlediği bir gösterinin ardından kaçırılır. Almanın bütün sevdikleri tuhaf bir biçimde ortadan kaybolmaktadır. Ne polis ne de özel detektifler Enzonun izini bulamayınca Almanın hayatı rayından çıkar.
Yıldızlara Yolculuk, birbirini arayan insanların; ait oldukları kişilere ulaşmaya çalışan kayıp ve gizemli nesnelerin öyküsü. Romanlarında astrolojiye, büyülü dünyalara, yıldızlara ve oralara yapılan yolculuklara, meteorlara, gökyüzünün gizemli köşelerine sıkça yer veren ve bir tür modern zaman Şehrazatı olan Nicholas Christopherdan Binbir Gece Masalları tadında bir roman.
Yıldızlara Yolculuk Merkez Kitaplar, 547 sf. Çeviren: Yasemin Akbaş Tür: Roman
 | |
CEMRE Müge İplikçi
Müge İplikçi, yeni romanı Cemrede, ilk romanı Kül ve Yelin mekanlarında, ama yeni zaman dilimlerinde, bizi yeni kişilerle tanıştırıyor. Üç kadın kahramanını 1960lardan 1980lere, oradan 2000lere getiriyor. İki büyük siyasal altüst oluşun hayatlarında ve ruhlarında bıraktığı izlerle savrulan kadınlar, her şeyden vazgeçseler bile, söyleyecek sözlerinden vazgeçmiyor. Tutkunu olabilecekleri hiçbir şeyleri yok, ama tutkulu; âşık olabilecekleri erkekler yok, ama âşıklar. Üstelik kendilerini sulara atarken son sözlerini söylemiş olmanın rahatlığı içindeler. Ve kendi kimliklerini yaşamak yerine hayatın içinde kendilerini bulan insanlar
Cemrenin kadın kişilerinin yaşadığı trajik ilişkiler, hayatımızın, uzun zaman dilimleri boyunca hep bir trajedi olarak yaşandığını mı gösteriyor? Anlatılanlar trajik de olsa, Müge İplikçinin anlatım biçiminden süzülen mizah dikkatli okurlara cömertçe sunuluyor. Küçük harfler ve bu harflerde saklı anlamın sonsuza doğru bir yolculuğu olan Cemre yüzünüzde hüzünlü bir gülümseyiş de bırakacak.
Cemre, Müge İplikçinin post modern anlatım biçimlerinden yeni bir roman anlayışına doğru değişimini de gösteriyor. Yaşadığımız yeni zamanları ve günümüz insanlarının sorunlarını anlatmanın yollarını araştırıyor.
Edebiyatımızın gelecekteki ustaları arasında gösterilen Müge İplikçinin bu yeni romanı, okurlarının beklentilerini boşa çıkarmayacak yazınsal özellikleri yanı sıra, yaşadığımız hayata getirdiği eleştiriyle de tartışmaya değer.
Cemre Defne Yayınevi, 138 sf. Dizi: Edebiyat -2 Tür: Roman
 | |
BÜYÜNÜN CADILIĞIN VE OKÜLTİZMİN TARİHİ W.B. Crow
İngiliz bilimadamı, akademisyen ve felsefe doktoru W.B. Crow, tüm kültürleri ve çağları kapsayan, son derece etkileyici bir başvuru kaynağı sunuyor. Otuz üç bölümden oluşan Büyünün, Cadılığın ve Okültizmin Tarihi, taş devrinin ilkel inanışlarından çağdaş dönemin büyücülerine dek uzanan ayrıntılı bir çalışma.
Dr. Crow, Eski Mısır, Babil, Orta Amerika, İran, Hindistan, Çin ve Tibetteki okült uygulamaları ayrı ayrı bölümlerde ele alıyor; Viking söylenceleri, Druid ayinleri, İslami efsaneler, Olympos tanrıları, Kabalanın gizemleri, Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri ile Templar Şövalyelerine ilişkin özgün bilgiler aktarıyor. Sonraki bölümlerde ise, Avrupada cadılık, şeytan çıkarma ayinleri, kurtadamlar, vampirler, gizli örgütler, el falı, mesmerizm ve hipnotizma, ortaya çıkış ve gelişme biçimleriyle inceleniyor.
Büyünün, Cadılığın ve Okültizmin Tarihi, özgün kaynaklardan araştırılmış, açık bir dille kaleme alınmış ve bu oldukça karmaşık ve gizemli konulara ilgi duyanlar için ideal bir başvuru kaynağı niteliğinde.
Büyünün Cadılığın ve Okültizmin Tarihi Dharma Yayınları, 358 sf. Çeviren: Fulya Yavuz Tür: Tarih / metafizik
> Haftanın Kitapları sayfası için iletişim: Onur Serim
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |