|
|
 |
|
| |
King Kong
Toplam 17 Oscar ödülü kazanan The Lord of the Rings - Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin 3 Oscar ödüllü yönetmeni Peter Jacksonın 207 milyon dolarlık King Kongu, sinemalarda. |
|
NTV-MSNBC
Güncelleme: 11:29 TSİ 16 Aralık 2005 Cuma
İSTANBUL - Destansı bir Güzel ve Çirkin öyküsü niteliği de taşıyan Peter Jacksonın King Kongu, eşi benzeri olmayan üç saatlik bir macera vaad ediyor.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
|  |  | | YÖNETMEN PETER JACKSON |
Uzunluğu 11 saati aşan Yüzüklerin Efendisi filmlerinin toplamından daha fazla özel efekt içeren 2005in King Kongu dünyanın adeta sekizinci harikası niteliğini taşıyor. Peter Jackson, tüm zamanların en büyük sinema maceralarından ve ölümsüz klasiklerinden biri olan, King Konga kendi vizyonunu getirmiş.
King Konga yönetmen, yapımcı ve ortak senaryo yazarı olarak imzasını atan Peter Jackson, 7 Nisan 1933 tarihinde gösterilmeye başlanan Merian C. Cooper ile Ernest B. Schoedsackın unutulmaz filmini temel almış.
İki yönetmenin beraber filme aldığı ilk King Kongda sinema tarihinin ünlü dev gorili, Empire State gökdeleninin tepesinde uçakların ateşi altındayken bile avucundaki insan arkadaşını korumaya çalışmasıyla belleklerde yer etmişti.
Güzel ve Çirkinin trajik aşk hikayesini kendi vizyonuyla yeniden yorumlayan Peter Jackson, bu öyküyü anlatırken Oscar ödüllü Weta Digital ve Weta Workshop şirketleri tarafından hazırlanan özel efektlerle yakın zaman öncesine kadar yapılması imkansız denen bir King Kong yaratmış.
 | |
Orijinal öykünün en iyi unsurlarını alıp günümüzün en son efekt teknolojisiyle bütünleştiren King Kong bir film yönetmeninin hayatı boyunca hayal ettiği bir rüyanın gerçeğe dönüşmesi.
2005 YILININ KING KONGUNUN ÖYKÜSÜ 1933 yılındayız... ABDnin büyük ekonomik bunalım yıllarında vodvil sanatçısı Ann Darrow da (Naomi Watts) diğer bütün New Yorklular gibi hayatta kalma mücadelesi vermektedir.
Karşısına hayatının fırsatı çıkar. Maceraperest ruhlu film yönetmeni Carl Denhamın teklifi!
Ülkenin her yanını saran ekonomik kriz sırasında film yönetmeni Carl Denham da zor günler yaşamaktadır. Carlın önünde tek seçenek kalmıştır: yeni film tasarısı macera/aksiyon filmi için gereken oyuncu kadrosunu toparlamak ve onları S.S. Venture adlı gemiye bindirip efsanevi Kafatası Adasına doğru yola çıkmak ...
Film ekibini bundan sonrasında bilinmeyen kadere doğru tehlikeli bir yolculuk beklemektedir.
 | |
King Kongun senaryo yazarları, filmin öyküsünü oluştururken 1933 yılındaki orijinal konsepte uygun bir mitoloji yaratma yoluna gittiler.
 | |
Filmde anlatılan mitolojiye göre, Kafatası Adasının yerli halkı yüzyıllardan beri dev goril ırkını tanrılaştırmıştır. Ancak hiçbirisi bu geleneğin nereden kaynaklandığını hatırlayamaz. Her yıl düzenli olarak dini törenler yapılır ve bir kadın çarmıha gerilerek goril-tanrıya kurban olarak sunulur. Daha sonra goril oraya davet edilir. King Kong dehşet içindeki kızla bir süre oynadıktan sonra onu vahşice öldürür.
Venture gemisiyle adaya gelen yabancıları fark eden yerliler, tanrı/dev gorile kurban etmek için Ann Darrowu gözlerine kestirirler. Bu sarışın ve güzel kadın yeni kurban olacaktır. Ann Darrowu kaçırır ve çarmıha gererek özel kurban törenine hazırlarlar. Ancak King Kong bu kez hiç beklenmedik bir tepki verir ve kendisine sunulan kurbanı öldürmez ve onu (yeni oyuncağını) kaptığı gibi gözden kaybolur.
 | |
NOTLAR: 1933ün King Kongu, o dönemin standartlarına göre teknoloji harikası ve sıradışı bir filmdi. Unutulmuş bir adada bulunan dev gorilin New Yorka getirilişini ve orada trajik kaderiyle karşılaşmasının fantastik öyküsünü anlatan King Kongda, stop-motion animasyon, ekran gerisi projeksiyonu, detaylı minyatürler gibi o döneme göre çarpıcı görsel efektler kullanılmıştı.
1933 yılında gösterime giren King Kong izleyicinin büyük ilgisiyle karşılaşarak 1 milyon 750 bin doların üzerinde hasılat topladı. Ulaştığı bu hasılat sayesinde yapımcısı olan RKO şirketinin finansal durumunu düzelterek şirketi iflastan kurtaran yapım oldu. Ardı arkası kesilmeyen izleyici ilgisi nedeniyle 1950li yıllara kadar tekrar tekrar gösterime girdi.
1933 yapımı King Kongda anlatılan mistik öykünün kültürel etkisi o kadar büyük oldu ki, ilk gösteriminden itibaren günümüze kadar geçen 70 yıllık sürede çok sayıda tarihçi, sanatçı ve yazar için hayal gücünü ateşleyici etki yapmaya devam etti.
1933ün King Kongu her zaman için benim favori filmim olmuştur. Bu sebepten ötürü yeniden yapmayı hep istedim. Bugün ulaştığımız teknoloji sayesinde bu filmi yapmanın müthiş bir şey olacağını düşündüm. Şöyle de diyebilirim: Bu harika öykünün yüksek teknolojiye dayalı bir versiyonunu görmek isteyen bir King Kong hayranı olarak yola çıktım. [Peter Jackson]
Peter Jacksonın bu filmi çekimi sırasında orijinal dönemini ve ortamını -1933 yılının Ekonomik Bunalım Dönemi- koruma kararında iki belirleyici faktörün önemli rolü vardı. Ünlü yönetmen bu kararı alırken hangi faktörlerden yola çıktığını şu sözlerle açıklıyor: Filmde konunun yine 1930lu yıllarda geçmesini istedim. Çünkü bence filmin en karakteristik sahnelerinden birisi, Empire State Building gökdeleninin tepesindeki King Konga çift pervaneli uçakların saldırı düzenlediği sahneydi. Filmin konusu günümüzün modern dünyasında geçmiş olsaydı, King Konga bu tür uçakların saldırmasını doğrulayacak bir gerekçe bulamazdık. Ayrıca filme fantastik bir ortam vermek istiyordum. Bugün itibariyle dünyamızda keşfedilmemiş bölge kalmadığını hepimiz biliyoruz. Oysa 1930ların dünyasında insanoğlu tarafından henüz ayak basılmamış , henüz keşfedilmemiş yerler olduğu için Kafatası Adası gibi yerin varlığı da inandırıcı geliyordu. Filmin konusunun 1930lu yıllarda geçmesi halinde her açıdan inandırıcılık düzeyinin artacağını düşündüm.
 | |
Peter Jacksonın King Kong yorumu ise şöyle: King Kongu kendi türünün hayatta kalmış en son örneği olarak farzettik. Onun da annesi, babası, belki kardeşleri vardı ama hepsi ölmüşler. Kafatası Adasında yaşayan en son dev gorildir. Öldüğü takdirde başkası olmayacaktır. Yapayalnız bir yaratıktır. Hiç arkadaşı yoktur. Hayal edebileceğimiz en yapayalnız canlılardan birisidir. Hayatta kalabilmek için adadaki dinozorlara karşı her gün mücadele vermek zorundadır. Hayli yaşlı olduğu için bu hiç kolay değildir. Dinozorlarla daha önce yaptığı mücadelelerin izlerini taşımaktadır. Öykünün başlangıcında onun 100 - 120 yaşlarında olduğunu hayal ediyorum. Uzun yaşamı boyunca kendisinden başka hiçbir canlıya karşı en küçük bir empati duygusu hissetmemiştir. O güne kadar sürekli olarak vahşi bir hayat mücadelesi vermek zorunda kalmıştır.
Filmin Künyesi Yönetmen: Peter Jackson Yapımcılar: Jan Blenkin, Carolynne Cunningham, Peter Jackson Senaryo: Fran Walsh, Philippa Boyens, Peter Jackson Görüntü Yönetmeni: Andrew Lesnie, Yapım Tasarımı: Grant Major Kostüm Tasarımı: Terry Ryan Kurgu: Jamie Selkirk, Set Dekorasyonu: Dan Hennah Sanat Yönetimi: Simon Bright, Dan Hennah Müzik: James Newton Howard Dağıtımcı: UIP Filmcilik
Oyuncular: Naomi Watts, Jack Black, Adrien Brody, Andy Serkis, Jamie Bell, Kyle Chandler, Colin Hanks, Thomas Krestchmann, Evan Parke
Web sitesi: http://www.kingkongmovie.com http://www.kongisking.net
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |
|
Bu habere oy ver |
|
Düşük |
|
Yüksek |
|
•
En çok puan alan haberler
|
|
uğurcan caymaz - İstanbul |
14 Kasım 2007, Çarşamba 18:19 |
|
|
bence bu film süper.sonunda hüngüre
hüngüre ağladım filme 10 üstünden 1000
veriyorum...
|
|
|
büşra arslan - İzmir |
05 Eylül 2007, Çarşamba 15:32 |
|
|
kardeşim ve ben hayran
kaldık.....süperrrrr.
|
|
|
uğurcan caymaz - İstanbul |
23 Temmuz 2007, Pazartesi 22:56 |
|
|
bence bu filmin konusu süper ama sonu
çok üzücü şahsen ben sonunda çok
ağladım.ben bu filme 10 üstünden 1000
veriyorum.
|
|
|